yazılariktibas"Sivil siyasi direniş"in üç tekniği - Hayati Yaşamsal
diğer yazılar:

“Sivil siyasi direniş”in üç tekniği – Hayati Yaşamsal

Yeniçağ podcastını dinleyin

49 yıldır askeri işgal ile de-facto taksim’e yerleşimci kolonize rejim-kktc ile de-facto ilhak’a karşı 1960 anayasal siyasi, sivil, mali ve ekonomik hakları ve özgürlükleri temelinde “sivil siyasi direniş”in üç tekniği:

  1. kolonize rejim’in “siyasi kurumları”ndan ayrılma-boykot,
  2. paralel “siyasi kurum”ların kurulması,
  3. sivil siyasi direniş’in yaptığı her şeyin haklar’la korunmasını sağlamak için sivil özgürlüklerin kullanılması.

De-facto Taksim ile De-facto İlhak’a karşı, Sivil Siyasi Direniş’in Üç Tekniği pratikte uygulandığı zaman onlara karşı Emperyal Ankara kendini savunmak için yapması gereken pek çok şeyle birlikte Adalı Kıbrıslı Türk Toplumu’nun “1960 Anayasal Siyasi, Sivil, Mali ve Ekonomik Hakları”nı ihlal etmesi demektir.

Böylece Emperyal Ankara Otoritesi, ihtilaflı topraklarda hüküm sürme kabiliyeti uğruna yapması gereken eylemlerinin, aynı zamanda onun meşruiyetini baltalayacağı ve böylece gücünü azaltacağı bir çıkmaza sokar .

Sivil Siyasi Direniş’in Üç Tekniği’nin Siyasi ve Normatif belirginliği İşgali ve Yerleşimci Kolonize Rejimi kısıtlamanın bir aracı olarak ve Emperyal Ankara Otoritesi’ne karşı esasen Adalı “Kıbrıslı Türk Toplumu”nun 1960 Anayasal Siyasi, Sivil, Mali ve Ekonomik hakları temelinde yürüteceği “SİVİL SİYASİ DİRENİŞ”İN ÜÇ TEKNİĞİ stratejik bir tür Normatif Güç” içerdiği söylenebilir.

Normatif Güç: Birim’lerin, Özne’lerin yükümlülükler, yetkiler, yaptırımlar, sorumluluklar’la; neler yapılacağı, neler yapılabileceği ya da nelerin yapılması gerektiği üzerine karar verebilen Güçü’dür.

KOLONİZE REJİM’İN “SİYASİ KURUMLARI”NDAN AYRILMA-BOYKOT,

Toplu ve toplumsal bir “Adalı Kıbrıslı İradesi ” tavrını ortaya koymak,

Toplumu bir sömürge yaşamına mahkum eden “1974 Rejimi”ne karşı “Barış ve Ortak Vatan” için Çözüm tavrını geliştirmek,

Taksim’in kalıcılaşmasını amaçlayan Ankara kontrolundaki “Kuzey Kıbrıs alt yönetimi” otoritesinin bizler için geçersiz olduğu gerçeğinden hareketle , Anayasal “ AB Yurttaş”ı temelinde kendi Bağımsız İrademiz ile “Barış ve Ortak Vatan” hedefine sahip çıkmak,

Ankara’nın edindiği “Söz Sahibi benim”, “Benim sözümden dışarı çıkılamaz” tavrına karşı koymak.

PARALEL “SİVİL SİYASİ KURUM”UN KURULMASI

Kıbrıslıtürkl’erin Siyasi ve Sivil toplum örgütleriyle Barış, Demokrasi ve İnsan Hakları ve Avrupa Birliği Üyeliği konusunda “BU MEMLEKET BİZİM, BİZ YÖNETECEĞİZ” diye tanımlanan, 2004’de gösterdiği SİVİL SİYASİ İRADE’nin bugünkü Toplumu Yokedişe sürükleyen “DE-Facto TAKSİM”, “DE-facto İLHAK” karşıtı tüm kesimler açısından örnek bir adım olarak görülebilmelidir.

Geçmişte atılan adımları daha ileriye götürerek, 1960 Anayasal kimlik temelinde uluslararası Toplumsal temsiliyeti sağlayacak yeni bir Sivil-Siyasi İradeyi toplu bir “SİVİL SİYASİ DİRENİŞ GİRİŞİMİ”ne dönüştürmelidir.

SİVİL SİYASİ DİRENİŞ’İN YAPTIĞI HER ŞEYİN HAKLAR’LA KORUNMASINI SAĞLAMAK İÇİN SİVİL ÖZGÜRLÜKLERİN KULLANILMASI

1960 Anayasal Siyasi, Sivil, Mali ve Ekonomik Hakları ve Özgürlükleri temelinde yürüteceği “SİVİL SİYASİ DİRENİŞ” stratejik bir “Normatif Güç”tür .

Böyle bir çalışma yönteminin gerekliliği şimdiki Toplumsal Yokoluş koşullarının devam ettiği ‘1974 Rejimi’ dönemi için sınırlandırılamaz.

Çözümden sonra da Barışın bir etik değer olarak inşası ve Demokrasi ve İnsan Haklarının geliştirilip bir moderinlik bilinci olarak toplumsal belleklerde yer etmesi, geleceği teminat altına alması açısından önemlidir.

Çözümsüzlük koşullarının günden güne ağırlaştığı ve 1960 Anayasal Kimlikli Kıbrıslıtürk’lerin Demokrafik, Siyasi, Ekonomik ve Mali yapılarda hiçleştirilip, göç yollarına zorlandığı bu günlerde radikal kararlar alınması artık kaçınılmazdır.

Tüm bu yapılanlara karşı açık bir BAĞIMSIZLIK İRADESİ ortaya koyarak 1960 Toplumsal “SİYASİ-SİVİL ÖZGÜRLÜKLERİ”nin Egemenliğine sahip çıkarak, toplumun özgüvenini yeniden inşa etmek kaçınılmazdır.

Artık “BAĞIMSIZLIK VE ÖZGÜRLÜK İRADESİ” KOYAN HER TOPLUMSAL SİYASİ-SİVİL KÜME KENDİ KİMLİK VE FARKLILIKLARIYLA ÖZGÜR VE BAĞIMSIZ, ORTAK ve BÜTÜN BİR VATAN YARATMA HEDEFİYLE, UZLAŞMAYA KATILMALIDIR.

 

- Advertisement -spot_img
- Advertisement -spot_img
5,999BeğenenlerBeğen
796TakipçilerTakip Et
1,253TakipçilerTakip Et
261AboneAbone Ol

yazılar

Yeniçağ Podcastını dinleyin