Müjdelerle dolu gelen haberler! – Özkan Yıkıcı

yazarın tüm yazıları -->

"Bu Memleket Bizim" podcastını dinleyin

Müjdeler peşpeşe geldi. Şikayet etmekten usanmadığım alanlardan akan yıldızlı müjdeler duymaya başladım. Bazısı sürpriz olmasa da gelen atamalı Elçi, bir başka havadaydı. Buradaki makalelerimde yeri geldikçe yerini de alan daldan dala sıçrayıp yankı yaratan, imajlarıyla düşmanını dostum yapan Feyzioğlu, sonuçta Lefkoşada yeni elçimiz. Gerçek simgesiyle, buranın yeni idarecisi. Elçşiliğin K. Kıbrıstaki etkisini kimse imkar edemez. Hele de şu paradoks oldukça yaygınken, bana tutup da şudur budur la konuyu değiştiremezler. Hele de elçilik kapısında bolca dolaşanlar, birşeyler bekleyenler bu defa Metin Feyzioğlu ile karşılaşacaklar. Bunu duyarken de müjdeyi çakmadan olmazdı.***

Son zamanda, özellikle birkça gün içinde Türkiyenin basınında önemli K. Kıbrıs mesajları verilmeye başlandı. Gerçi, siyasi koltukçularımız sık sık hamasi nutuklarla demeçleri veriyorlardı. Ziyaretlerle, ok atarak, Seymen olarak da imajlarla tam da sistemlik resimler sunuyorlardı. Bunlara iyice alıştık. Araya giren Küliğe tartışması ise simgesel kadar, siyasal hedef olarak da oldukça önemliydi. Brakalım onca lafı, ne yasal olmayan ararsan, yarının hesaplarıyla nereye sorusunun yanıtını istersen, Küliğe hikayesinde hepsini bulmak mümkündür. Bu arada işbirlikçiliğin de nereye geldiğini de kavrarsınız. Hele mütahitlerin işbirlikçilikten taşaronluğa geçişi överek karşılamaları da şilinleri ingitereden alan Kıbrıslı tarihsel hatıram da canlanmadan olmazdı.

Neyse, konumuz Küliğe değil. Müjdeler günlerinde böylesi tuhaf tartışmalara girmek de faydasız. Sonra, bilgisayarım isyan edip makalemi keser. Tahsin bey kendine yakışır ve resmen krizle oynanan koşulardaki görevine yeniden sarıldı. Bugüne dek hiç konuşturulmayan Barış Gücünün Kuzey Kıbrıstaki durumuna hemen “Tanınma” garnatürünü koyarak TC basınına demecini çaktı. Tahsini herkes bilir. Hele gerektiğinde çalışanının diplomasını dosyadan çıkartma veya müracatını dahi kaybettirerek katroya girmesini engeleme gibi “yaratıcı” düşüncelerinin bizat yaşananla birlikte bilen birisiyim. Dİyer yandan, hep konuşulan neden biz de AB üyesi olmadık ve tek taraflı suçlamasında Tahsin Beyin Danimarkada imzaya giderken, orada kaybolarak Güneyin girmesine ve Kuzeyin günümüz şekline gelmekteki pratik rolü da malumumuzdur. Onun için boşuna yeniden yazıyorum. Zaten bilmek istemeyenler hemen unutur.

Bir de Doğuş Deryanın meclisteki konuşmasına sert sesler de Türkiyeden geldi. Pek olmayan bu tutum, belli ki son dönemdeki dış politika ile seçim bileşkesi sonucu, böylesi gelişmelere de hazır olmalıyız. Başka işimize gelmeyecek gelişmeler de gayet münasip şekliyle olacak. Bu arada ısrarla görmezden gelmeğe çalışılan Türkiyeye girişleri de engeleme tutumları da arada ihtiyaç oranında yapılması da anormal olmayacak.

Hepsini ir yana itiyorum. Metin Fevzioğlu Lefkoşaya elçi olarak geliyor. K. KIbrısta elçiliğin elçilikle yetinilmeyecek derecede üst etkisinin olduğunu olumlu veya olumsuz uygulamalarla buradaki insanlar yaşıyor. Konuşmaya gelince de resmi başka resmi dışı banbaşka konuşmalarla da size anlatırlar. Tabi ki tutarsızlıklar ve çıkara göre. Metin Fevzioğlu beni sürekli okuyanlar için hiç yabancısı değildir. Ratyo televizyon Mayıs medya dinliyecileri de özellikle Mustafa Onurerle yaptığım bazı prokramlarda yerine göre epey yer de verdik. Özellikle Barolar birliğindeki hançerleme olayı, Ankara kapısında avukatlar dövülürken Fevzioğlunun tutumu, Baroları dağıtma veya etkisizleştirme ile aşkanlıkta kalma hedefinde olanları yazan birisi olarak gerçekten müjde olarak söylemem niç yabancı değişim. Metin bey bir hukukçu olarak en azından burda bazı denetimindeki yazılarda aburcubur cümlelere de belki nizam düzen getirir. Avukat olması ile gelecekteki planlanan yasasl veya belki anayasa konusunda kaçınılmaz katgısı da olacaka. Olumlu veya olumsuzluğu brakıp hedefin ne olacağını, Kıbrıs konusunda avukatlık birikimi ile resmen kafaları karıştıracak çok sözü olacak. Yeter ki ihtiyaç duyulsun.

Metin Fevzioğlu, gerçekten Türkiyenin önemli baro başkanıydı. 14 yılında Erdoğanla çelişirken, açılış toplantısında tartışırken, kısa zaman sonra sarayla uzlaşıp, övgülerle birlikte davrandılar. Barolar başkanlığında kalınma amacında yasalarla dahi oynandı. Olmadı, meslektaşları tüm dalaveralara karşın onun elinden başkanlığı aldılar. Bir de Kıbrıs macerası vardır. Hani şu meşur Mararşın veya Varoşanın açılış jhikayesi. Fevzioğlu da rolunu esirgeyemedi. Bazı siyasilere şimdiden uyarımdır: özellikle Fevzioğlu hukukçudur. Konulardaki hukucuların kıvraklığı ve tutumları mutlaka akılda tutulmalıdır. Konuları savunmalarındaki teknik becerileri tartışılmazdır. En yanlıştan bile doğruluk çıkarma dil ve teknik birikimleri vardır. Bu dönemdeki Kıbrıs tartışmalarını ve AKP hamlelerini düşünürsek, Fevzioğlu ataması önemlidir. Mesajı müjdeyle birlikte ele alıp daha dikkatli birikimle konuşmak gerekir. En olumsuz durumdan hak çıkarma becerileri, kitlelere hukukçu gözüyle ikna etme algısını sakın küçümsemeyin. Eski elçi diliyle değil, resmen gerektiğinde hukukun arapça dilini de kulanıp anlamadığımız kelimelerle, anlamama eksikliğinden hak çıkarma ihtimalini imkar edemem. Nitekim, kendi mesleki yasasını dahi hançerlerken meslektaşlarıyla girişilen tartışmadaki duruşu şimdiden bana bazı mesajları verme uyarısını taşıyor. Unutmayalım, Erdoğanla dahi tartışıp Erdoğanın salondan ahyrılmasını sağladı. Sonra, Erdoğanla birlikte olunca, resmen biraz bilgi eksikliği ile sizi kısınca ne tehlikeli yanlışları normalmış gibi de kabullendirme tutumuna da tanık oldum. Buna bir de K. Kıbrıstaki elçilik gerçeği, Türkiyenin bakışı, koltuğa oturtuğu yönetici profilleri eklersek, neleri tetikleyeceği de kesin. Metin Fevzioğlu gibi birini K. KIbrısa gönderiorsa, mutlaka beraberinde kuşkulanacak durumların da olduğu kesindir.

Son bir söz: Metin Fevzioğlu, normal demokratik bir ülkede olsa, dışişleri tarafından elçi tayin edilmezdi. Ancak, Orası Türkiye. Hele de Fevzioğlu K. Kıbrısa geliyorsa, bilinen profilin dışında da bazı hedeflerin olduğu kesin. Polemiklerdeki hukukçu kimliği ile yaratacağı kamuoyu etkisini gayet güzel kulanma birikimi var. Bunları doğru okumak gerekir. K. Kıbrısa bu dönmdeki gerektiğinde kulanılacak mavzeme şekliyle seçilen önemli tiptir. Hele de bizimkilerin iyice silikleşip, güdük burjuvamızın resmen taşaronluğu dahi para aşkına kabullenildiği, muhalefetin iyice etkisizleştiği dönemde, dilendiği anda yargıya da vurulacak darbede Metin bey iyi rol alacak kişidir. Bunları zaman geçtikçe daha iyi yaşayarak tahmin etme şansımız da var. Müjde böylelikle geldi. Hemen bazı şanlı özgür medya değerlendirirken, nedense mesleki konumdaki arkadaşlarını hançerleme veya Ankara kapısında dayak yrken ki tutumuna hiç değinmemek, sanki kendilerini kurtarma patronaj oynunun bir rolü gibi bana geldi. Takeciden eleştirel veya gerçeksel yorum zaten beklemiyorum. Bakalım K. Kıbrıstaki MetinFevzi oğlu eğer sert yasak ayasaları gelmeden bana hangi gerçekleri yazdırtacak. Doğrusu ben de heycanla bekliyorum.

- Advertisement -spot_img
- Advertisement -spot_img

Yazarın tüm yazıları

5,999BeğenenlerBeğen
796TakipçilerTakip Et
1,232TakipçilerTakip Et
88AboneAbone Ol

"Bu Memleket Bizim" podcastını dinleyin

YKP basın açıklamaları