yaklaşımlarÖzkan YıkıcıBağlantılarla geride kalan haftalık yorumlama
yazarın tüm yazıları:

Bağlantılarla geride kalan haftalık yorumlama

Yeniçağ podcastını dinleyin

Tüm kurallarda ve oluşan kurumsal yapıda olduğu gibi, medya ve basın da aynen şekillenir. Yönetim şekli oluşan kuvetler ayrımı ve çizilen siyasal alan, aynen basına da gelir. Bundan kaçamaz. Basının temnel olgusu haber olamayacak olanı haber yapma ilkesi ise verilecek kurumsal mücadeleyle ancak gelişme şansı vardır. Yönetimin dördüncü kuveti gibi olunca da gerçekler değil resmi siyaset iletişimde yerini bulur. Bunları haftalık haber dolaşımında birlikte dğerlendirmeğe uğraşacam.

***
Basınımıza daha elilerden beri konulan önemli ilke, Türkiyeye dokunmama, resmi bakış dışındaki olanlardan uzak durmaktır. Bunu her dönem yaşayarak senelerin birikimiyle de kültürleştirip normal hale getirdik. İşte size haftalık bazı örnekler.
Dünyanın önemli basın örgütlerinin dahi açıklama yaptığı haberler oldu. Önce sansür yasası geçti. Sonra Tele 1 3 gün yayın yasağına takıldı. Bunlar gelecek Türkiye medyası için kötü gelişmelerdi. Başta AB çevreleri ve ülke düzeylerindeki basın medya örgütleri kınama destek mesajı verirken, K. Kıbrısta pek ses çıkmadı. Üstelik tam da benzer yasanın burada gündemde olmasına rağmen. Çünkü, Türkiye gelişmelerine resi dışındakilere dokunmama durumu vardı. Ne deniyordu: “Türkiyeye dokunmayın da ne isterseniz yazın. Buradakilere dilediğinizi yazmakta serbessiniz” kuralı işliyordu. Öyle de oluyor.
Bir başka haber de şu: üstelik içişleri bakanı Soyludan geliyordu. Türkiyede karapara ve bet üzerinden yapılan operasyonlarda Kırk milyon dolar paradan nsöz ediliyordu. Bunun da çıkış kaynağı K. Kıbrıs diye gösterildi. Bu haberin brakın geniş haber olmasını, direk güvenlik güçleri ve yargının harekete geçmesi gerekirdi. Olmadı. Birkaç gazete haberi aldı ve fazla Türkiyeleştirmeden yayınladı. Resmi partielr mi: onlar uzayda bira veya viski içmeye devam ediyorlar!
Benzer bazı haberler daha vardı: Örneğin Erdoğan AKP katılımcı CHP vekil Çelebiye rozetini takarken, hanımına da “on onbeş çocuk yap” söylemesi de burada haber değeri olmadı. Oysa benzer açıklama seneler önce bizim basın mensuplarına söylendi. Onlarda şakaya alıp güldüler. Fakat, birinin gülüşünün sonradan nasıl acıya döndüğünü de gördük. Demek ki ilke sadece Türkiye içi veya direk Kıbrıs alakalı resmi dışı haberler değil, Türkiye içinde olanlara da dokunulmama tutumu çoktan normalleştirildi de haberimiz yok.

****

Türkiyeleşme geliştikçe ve müdahaleler iç siyasetin alanlarını daraltırken, elbet ona göre de uyumlar olması gerekirdi. Şancısızca oluyor. Bir farkla bazısı bir bölümüyle buradaki yetkililere dek işleyip Türkiyeyi ayıklayarak sunuluyor. Son Vatandaşlık olayların bunun net haftalık gelişmesidir. Artan vattandaşlıklar sorgulanırken, nedense kısa zaman önce Elçilik tarafından Muhacerete atanan 3 çalışan la birlikte tartışılmıyor. Türkiyenin politik tavrı olduğu ve beraberinde Suriyelilerin de nasıl kulanıldığı geniş yelpazeleştirme hiç olmadı. Sadece içişleri bakanı hedefe konulup brakılıyor.
Ortaköy spor kulübü ise Vakıflar tarafından bu defa kuran kursuna dönüştürme hamlesi başlandı. Olay oldukça kültürel yeni hegemonya bakımındanönemliydi. Fakat sadece konu alevli haberin dışına çıkamadı. Hele vakıflara vatandaş yapılarak atama durumu çoktan unutuldu. Hep hükümet ekseninde söylemler, veriştirmeler ve polimiklerle kalıp gidiyor.***
Bir başka kural da şu: iç konulara da resmi sınır ta baştan konuldu. Özellikle kötü ve kirli uygulamalar söylenmeyecek. Resmi açıklamaların dışında haber olmayacak. Olursa, rumlar duyup bizi kötüleyecekti. Ayrıca rumların dedikleri hep yalandır. Bizimkileri de doğru olarak tabulaştırılacak. İşte hafta içi acın haber gerçeği: Kıbrıs cumhuriyeti içişleri bakanı yaptığı açıklamada, kuzeyden güneye, tüm tel çekmelere rağmen rakam artıyor. Daha kötüsü, anasız babasız çocuklar geçiriliyor. Bu bilgi de bizde pek haber değeri yoktu. Nede olsa rum! Bunlar hep yaşanmaya devam ediliyor.
Ayrıca bizde de bazı izin dışı alanlara girilmeyecek: ünüversitelerimiz kumarhanelerimiz bunlardan birkaçıdır. Oradaki gelişmeleri görmezden geleceğiz. Olayları dahi sansürleyip açıklama beklenecek. Bu arada da kimliksel öcülükle ırkçılık üzerinden suçları hep ötekilerine vurgulatacağız. Nasıl ki teşkilat öldürürken rumlar yaptı veya bu bizim partili değildir kıstaslar her alana girdif.Nitekim, hafta ortasında Omorfodaki silahlı olay önce Nijeryalı sanılıp birileri hemen atıldı. Sonra mafya denilip yine suç ötekilerine atılma girişimi oldu. Olayın özü ve Kıbrıslılık işiişin içine girince, işler karıştı. Haber birden gündemden düştü.

***
Tüm özetlenen haftalık taplo sanırım ne demek istediğimi anlatmaya yetiyor. Yetmiyorsa, etrafınıza bakın. Sömürgecilik kültürünün, kimlikler tartışmasının bizi nerelere getirdiğini anlayın. Hele yasa dışılıktaki yasalık oyununu ve herkesin kıskandığı demokrasimize sakın zarar vermeyelfim!

- Advertisement -spot_img
- Advertisement -spot_img
5,999BeğenenlerBeğen
796TakipçilerTakip Et
1,253TakipçilerTakip Et
259AboneAbone Ol

yazılar

Yeniçağ Podcastını dinleyin