Neoliberalizim ve güvenlik yeni yapılanış – Özkan Yıkıcı

yazarın tüm yazıları -->
"Bu Memleket Bizim" yayınları

Konuşmadığımız anda veya bilmediğimiz için, sanki olaylar yaşanmıyor, gelişmeler olmuyormuş gibi de düşünce oluşur. Böylelikle gerçek ile bizim dünya arasında kopukluklar oluşur. Bunlar gidrek yorumlamadaki uçurumu da getiriyor. Pek konuşulmayan Afrikadan son Hayiti olayına dek aslında Neoliberalizmin önemli yapılanışının güvenlik eksenindeki gelinen aşamanın ta kendisi oluyor. Devletin elinde ve kurumsal gücü olarak kulanılan güvenliğin, piyasa modeliyle nasıl develtelrden şirketlere geçtiğinin canlı yaşananıdır.  Hat ta, farkında olmadan ülkemizde dahi güvenlik için şirketler görevlendiriliyor, kendinizi bu şirketlere bağlı kılma düşünceler oluşturuldu. Bu nedenle, son önemli siyasal olaylarda develtelr deyil ya devletlere bağlı şirketler veya mafyalaşan sonra da şirketleşen yapıların politikada oldukça etkili olduğunu yaşıyoruz. Hayiti başkanının katledilmesinden tutun Libya işkalelrinde ve nifus alanı mücadelerinde özel güvenlik şirketleri veya dolaylı cihatçı çetelerin direk katılımı artık imkar edilmezdir. Bu konuya artık kaçınılmaz etkinlik sonucu deyinmek istedim.

Neoliberalizim kurumsallaşması evrensel şekilde gelişip, birçok kamu ve devlet kurumları da piyasalaştırılıyordu. Güvenlik de bu alanlardan birisiydi. İki önemli silahla olay piyasalaşrtırılıp kabul görüyordu. Genelde güvanlik ihracı politikası uygulanmaya başlandı. Raıktan Somaliye bu uygulama gerçekleştirildi. Devletler çekilirken, özellikle güvenliği özel şirketlere devreden devletlerin, işkali sürdürmede bu yapılar ilgili işkal devletiyle birlikte yapılandırıldı. Irakta bunu net olarak yaşadık.

İkinci adım ise devletin güvenlik rolunu parça parça özel şirketlere devredip, özeleştirilmeler başlandı. Devlet görevinden özel şirket rantına dönüştü. Bunu ilk adım olarak kamu kuruluşlarının özel şirkerler tarafından korunmasıyla da başlandı. Yayılan bu örgütsel modele, eski devlet paramiliter yapıların mafya ile uygunlaşıp onların da güvenlik şirketleri olarak sisteme uyumu da oluştu. Boşalan kamusal alan ve piyasa kuralları sonucu, evrenseleşen ve güç haline gelen mafyaların da bu alana girdiği anlaşılıyor. Artık, dünyada her sorunda özel şirketlerin milislerini duymak normal oldu. Nitekim, Libyada yabancı kesimin çekilmesi olayında Türkiye hariç devletler deyil özel kuvetler veya paralı şirketler ifadesi konulmaktadır. Son Hayiti başkanını da öldürten ilk bulgulara göre özel şirket kesiminden birisidir. Kolonbiyadan Amerikaya varan ağları olan şirketin bu görevi gerçekleştirdiği anlaşılıyor. ABD istihbaratının rolü ayrı bir konu. Ancak, devletelrin şimdilik özeleşmeyen istihbaratlarının operasyon için özel şirketleri kulanıp, devletlerin de sorumlu olmasını engelediği tutumlar artık yaygındır. Özellikle mafya alanlarından, eski ordu ve istihbarat emeklileri, paramiliter yapılar gibi çok yönlü yapılardan özel güvenlik şirketleri oluşturup, önce içsel, gidrek dünya hegemonyasında bu yapılarkla karşılaşmaktayız. Bu konuda bol bol kanıtlar da vardır. Öyle ki ilgili şirketler, evimizin korunmasından, dayrelerdeki güvenlik, ünüversite gibi kurumlarda hep karşımıza çıkıyor. Polisin, askerin yerine özel sermaye güvenlik ağı oluşturulmaktadır. Güçlenen bu yapılar, artık kendi konumlarına göre birçok ülkede varlıklarını sürüdürmeye devam ediyor. Birçok siyasal olayın tetiklemesinde rol alınıyor. Böylelikle devletelrin yetkilerini alıp sermayeleştirip piyasalaştırırken, ayni zamanda politik eksende de etkin olmaya hız veriyor. Nasıl ki özelleştirme ile birlikte iş yerinde karşınızda devlet deyil de ilgili sermaye kesimi olup onlarla karşı karşıya gelip, sorunlarınız daha bir derinleştirilirken, güvenlikte de özel şirketlerin operasyonu sonucu suçlanacak devlet deyil şirket olunca konu daha bir kör düyüme dönüşüyor.

Bugün, Afrikanın birçok ülkesinde veya Latin Amerikada birçok devlet “ben yoğum, sorumlu dyeilim” derken, orada ilgili rolü özel şirketlrin alarak, bir anlamda kirli işler onlara havale edilmektedir. Örneğin, Libyada Rusyaya sorsanız, orada askeri gücü yok. Fakat, Rusya merkezli özel güvenlik şirketinin paralı askelrleri vardır. Hatırlayın, ABD ıraktan çekilirken, orada güvennlikle ilgili ayni devlet merkezli özel şirketler faaliyet gösteriyordu. Birçok işkence karanlık olaylar da Amerikan devletine deyil de özel şirkete fatura edildi. Afkanistan için ayni senaryonun muhtemel olduğu da düşünülüyor. Maliden Senegale, KOngodan Kolonbiyaya her olayda artık devletler kadar, Mafyalar veya yasal yüzüyle özel şirketler güvenlik olgusu olarak araştırılması gereken olgudur. Bu bir anlamda, pek konuşturulmayan Emperyalizmin Neoliberal sürecinin güvenlik piyasa yapılanışının da ayağıdır. Genelde sistemler salt ekonomik merkezli bazı deyerlerle sınırlandırılır. Son anlatığım olayla, resmen bütünsel ele alma zorunluluğu da yeniden gelip dayatıyor. Neoliberlizim her alanda yeniden Kapitalist yapılanışdır. Kültüründen ekonomisine, politikadan iklimine her alanı ahtapot gibi sarıp sıkıyor. Çürüyen Neoliberal yapıda her alandaki elimizde kalan çirkefin, güvenlik ağında da tıpkı öteki yerler gibi özeleştirilip şirketleşen yapılaarla da yüzleşmemiz şart.

Bu konuya, özellikle Hayiti cinayeti, Kolonbiya gelişmeleri, mafyalaşmanın siyasal bütünleşme ile özeleştirme eksenli şirketleşme şekilerindeki sık sık karşılaştığım bulgulardan yararlanark toparladım. Metin Yeğinin Duvar Gazetesi yazısı da bana tetikleme yaptığını ekleyecem. Şimdi, güvenliğin özeleştirilmesi dneilince neleri daha dikkatli düşünmemiz gerektiği kuşkularının daha dikkatli ele alınmasının önemini anlatmaktadır.

- Advertisement -spot_img
- Advertisement -spot_img

Diğer yazıları

5,999BeğenenlerBeğen
796TakipçilerTakip Et
1,157TakipçilerTakip Et
58AbonelerAbone

YKP basın açıklamaları