Allemgallem Ortadoğu – Özkan Yıkıcı

Must read

İsterseniz tek tek olayları alın, isterseniz geneline bakın. Olmadımı; genel sistemle değerlendirin. Başka değişken pencereden yaklaşarak, Emperyalistler arası rekabeti, bölgesel hegemonya mücadelesinden bir gözlük takın; Hepsi bir aşmazı gösterir: Ortadoğu zemini çok kaygan* Buraya dalınca nerde duracağınız belli değil! Dün dostlar, bugün düşmanlaşan; itifakların resmen birbirini tutmayan bir dağınlma gerçeği vardır. Sadece bir olguyu alsanız dahi “IŞİD gibi” başlangıçtan günümüze gelirken dahi; nasıl tutarsızlıklar yumağına geldiğinizi anlarsınız. Besleyenin ertesi gün düşman ilan edilen; başarı derken bataklaşan bir görüntüye hemen ulaşırsınız. Hele de tarafcıl olan ve hep birinin kazanacağı algısı ile atıptutanların nasıl rezaleti aratacak noktaya geldiğine de tanık olursunuz. Unutmayın; dünün “Nurlu ufuklar” söyleminin bugünkü ırak gerçeğinin yüzleştiremediği bir garip çıkarcı politikacı figürlerimiz oldukça boldur. Hele de Kuzey Kıbrıs da dünya ile ilgilenilmeyen; ancak işbirlikci ruhiye ile algılar ve “akademisyenlik, politikacılık” yapılan yerde; dünü ve bugünü birlikte ele almayan koşul da; kolayca kandırma ve cihalet avantasının da rengi çok soluk olur!

Hiç uzağa gitmeyeceksiniz: Daha bir yıl öncesine; IŞİD algısı, Suriye bataklığı, Mısır gelişmeleri; suskunlaştırılan Lipya veya aradabir duyulan Nijerya! İsterseniz ötelendirilen Filistin ve daha ddar anlamlı Gazle coğrafyası! Olmadı mı; iranın şer eksen gerçeği, PKK öcü algılatma probagandası* Hele bölgede Kürt gerçeği konuşulurken ve herkes kendine itifak zemini ararken; bizde “şaheser, donayim” gazetelerimiz hala “Doğu kökenliler” imgesini aşamayan tutsak statik duruşları da; mutlaka sıcaktan kurtulunarak bir şeyler yakalama koşulları vardır. Hele bilimi ve yağcılığı karıştıran; bilim ile algıyı altüst edip medya çıkma oynundaki “akademisyenlere” bakarak; neden birtakım insanalrın “bilimcilere” inanmadığını da anlarsınız! Tek tip algı ile yandaşın dedikelrinin mutlak “doğru” algısı; sonuçta karmakarışık ama tutarsız bir düşünce oluşturur. Oda sistemin tıkanmasına ve yeniden üretilme ihdiyacına tam da uygun olan ortamdır!

Bazen özelikle resmi medya alanında bazı “şaheserleri” izlerken; hakikaten gözlerim yaşarır. Öyle ağlayarak değil; söyledikleri yalakalı yağlama sözlerine gürlek gözlerim yaşarır! Amerikancı olma, ekrana çıkma aşkı, yanlış olsa da süsleyerek reklamlaştırma vurguları; bilimsel sözleri yalanları ve yalakayı örtme adına kulanma teknik başarıları; hepsi beni artık sıkıyor. Sıkıyor ancak; bunarlın oluşturduğu “bilimselik, kamuoyu” gibi kitlesel gerçekle de karşılaştıkca; artık ya konuşmama veya dalga geçmenin ötesine gidemiyorum. Bizim ahalinin kolaycılıkla etiketcilere sarılarak işten sıyrılma duruşu da; böylesi palavrasyonlaşan resmi değerleri de çıkarına göre algılamayı çok iyi beceriyor. Buna havadan gelen avanta da geliyorsa!*****

Belli ki daha Ortadoğuyu çok konuşacağız. Gelişmelerin çıkmazı üretildikçe ve kontrol etme ikilemleri birbirine karıştıkca; daha Ortadoğu üzerine dün başka bugün banbaşka yakınlaşma düşmanlaşmalrı sık sık ele alacağız. Bakın; dün eyer Suriye Esat operasyonu tavsiye edilseydi*  Şimdi sıra iran piminin çekilmesine gelecekti! Oysa Suriye rekabetinin aşmaza girmesi ve öteki taşların yerinden oynaması sonucu; şimdi banbaşka bir iran siaysal durumla karşıkarşıya geldik. Tabi yarın yeniden dengeler netleşirken; Amerika hegemonya kontrolunu ele alıp Ortadoğu Projesine yeniden dinamizim kazandırırsa; iran yeniden karşıta kolayca konulur. Yoğun Probaganda aygıtları ile Pazar rekabetini dayatan ekonomik kriz de Düşünülürse; olmayacak gelişme olmaz diyemezsiniz. Tabi onca Ortadoğu didnamikleri ve oluşan itifakların hepsinin Emperyalist eksenli kalıcılaşması ve Sosyalist devrimci seçeneksizlik sonucu da; en çirkin bedeleri de insanların ödeme durumu da vardır. Hem Emperyalist rekabetli sermaye gerçeği, hem de Ortadoğu feodal din ortaçağ idolojik norumları sonucu da; sermaye karı ile dinsel idolojik acımasızlıkların da resimlerini hep bulma şansımız vardır. Tıpkı İslami kafa kesmler veya insan kadın bakışlarının karla örtüşmesi gibi!****

İran da düşürülen İsrail insansız uçağı hiç ses vermedi* Oysa bu gelişme dahi, bize Ortadoğu İsrail merkezi gerçek ile tüm çabalara karşın iran İsrail ayrıştırma durumunun da varlığını anımsatır? Hani İsrail Gazle kıyımını yeniden yapmasa; çoğu Ortadoğu konuşurken de; bölgenin kangrenli Filistin sorununu pek anımsayacak da olmazdı. Brakalım anımsamaları; İsrail Gazle katliyamını yaparken de; Ortadoğu ülkeleri sesiz; Batılı ülkeler “savunma meşrutiyeti” diye savunurken; Amerika adeta alkış tutuyordu! Bölgenin madalyon öteki taraflı Rusya ise sanki böyle bir olay yokmuş gibi davranıyordu. Elbet Kıbrıs ezberli ve çok umutlar bağlanan B.M. ise; ararsan yok yazmaya devam ediyordu!Elbet tepki koyan da oldu: ama başta görünüşte Filistin adına dost konuşanlar dahi, bunları duymadı! Latin Amerikanın bazı ülkelerin elçilerini geri çekmeleri, israili resmen Soykırım yapmakla suçlayan, bu bölge liderlerin demeçleri dahi pek haberleştirilip duyrultmadı! Ama Erdoğan gibi meydanda içsel oy avı ve kitlesel kontrol aygıtı olarak kulanılma öfke sözleri abartılarak verildi! Halbuki ayni Türkiye ,srail ilişkilerindeki ticari artış ve isdihbarat işbirlikleri daha bir artarak devam ediyordu. Eklemeden olmayacak; Filistin parçalanması ve artık başta liderin liderlik direniş imgesinden çoktan ayrılması da; Filistin dramının unutulmasında önemli öteki gerçektir. Yazıyı yazarken Gazle de ateşkes ilanı sürüyordu.

İşin garibi; Gazle bonbonbardımanına ateşkes arabuluculuk yapan Mısır ise; resmen Gazleye abluka uygulayarak açık hapisane gardiyanlığını da yapmakta olmasıdır. Bunu da bilelim….

Nededik başlangıçta; Allemgallem*  Hakikaten Ortadoğu böylesi bir cümle ile ifade edilme durumu var. Hep denilen “demokratik” adımlar, adeta yeni acımasız kağos yaratı. Lipyayı nedense kimse konuşmak istemiyor. Neden? Desteklenen silahlandırılan ve havadan da bonbalar la beslelen Lipyanın “demokratik nefelerine” neoldu? Enazından haberlerde orda olan çatışmalar ve tarafların durumunu kimse yazıp söylemiyor? Mısır darbesinin veya İslamcı durumalrı nedense biryana iterek; Mısırın diplomatik başarıları ile Gazle arabulucukları anlatılıyor! Ya Esat neolacak? Dün şer eksenin iranı ise nereye konulacak? Ama şu IŞİD gerçeği tüm Ortadoğu oyununu gayet güzel sahneye koyuyor. Artık IŞİD biryandan yaşatılan Ortadoğu gerçeğini; öteki tarafta da yeniden enazından Amerikan müdahalesi ile kontrol etirme argümanı olrak, zengin bir oyuncu olduğunu yansıtıyor. Oyuncu çünkü; senaryoyu başkası yazarken; ıŞİD Ortadoğuda gayet güzel oynuyor. Tam da Ortadoğu Projesine güzel bir aktör sanat şekli ile!Elbet son batı basınında artık imkar edilmez şekli ile; Türkiye ıŞİD ilişkileri de bolca örneklerle yazılıyor. Bunlar olurken de; IŞİD yapısına hala “Terörist” demiyen Davutoğlu da başbakanlığa ödül olarak oturmaya başladı!

Şimdi aşmaz Kürt kartında* PKK artık sadece Türkiye değil; Ortadoğu oyuncusu olarak mevkini yükselti. Özelikle IŞİD Kürdistan ekseninin kırılması ve Barzaninin balonunun denildiği gibi olmaması ile; çatışma ile insan feryatları sonrası; meydan PKK lehine bir değişkenlik yaratı. Şimdi başta Amerika ve Almanya kaçınılmaz olarak şunu düşünüyor: IŞİD kontrolu için önemli direnç gücü Kürtlere mutlaka silah verilmesi gerekiyor. Kürdistana silah gitmesi demek; kimse kaçmadan şunu görür; en dirençli güç PKK eline mutlaka geçer. Onlar savaşıyor ve örgütlü gücü de ortada! Ayrıca IŞİD ilk durdurulan Rojova da yine PKK yakın olmanın gerçeği vardır. Siz hem silah göndrecek, hem de IŞİD karşıtına vermek isterseniz; PKK dışı bir seçeneğinizin de olmadığı ortada! Ayrıca; Türkmenler gibi bazı halk gurupları, Türkiyeden değil; PKK örgütünden yardım görüyor! Fakat; başta Amerika ve Almanya olmak üzere; Türkiyenin geniş sağ kesimi ile devletini de eklersek; PKK örgütünü “terör” listesine koydular dı! Ayni şekilde şuanda düşman ilan edilen IŞİD da resmen batının ve bölge hegemonyacı ülkeerin de desteğini aldı! Buyrun size Emperyalist çıkar gerçeği!

Yeni kağosun itifaklarını fazla anlatacak değilim: Hele ırak müdahaleleri ile Maliki gidişi ile yeni denge koyma çabaları da artık iyice miğde bulandırıyor. En şeryatcı Sudilerin ise hep yandaşlı yardımcı oyuncu olarak aldığı roller ise; sistemin nasıl bir Ortadoğu ayracı olarak hep biryerde tutulması gerekir. Sahi; IŞİD sonrası Nijeryada da Bokoharam örgütü de halifelik peşinde olduğunu açıkladı! Demeki Ortadoğu geniş Projesinde halifeler de artıyor. Sadece tek değil; artık Suni eksenli kavgalrın da boyutu büyüyor! Negariptir; Erdoğan koşk yolunda Suriye “Muhalif” liderini de resmi olarak törene çağırdı! Herkes işbirlikcisine oynuyor!

Kısaca; Doksanların yeşertilen, plananlanan, ikinci Buşla 11 Eylül faciyası ile yürürlüğe konulan, Obama ile yeni bir taktiksel konuma konulan siyasal strateji; resmen bir Allemgallem Ortadoğu ortaya çıkardı! Dediğim gibi; hiçbir Emperyalist müdahale demokrasi ve özgürlük getirmedi. Sadece birilerin ceplerini doldurtu! Bakalım yumaklaşan bu kağos sonunda siyasal değişim seçeneği de yaratacak mı? Yoksa; daha karanlık yapılarla Ortadoğu halkalrı çok bedel ödeyecektir. IŞİD işte bunun son kanıtı!

- Advertisement -

More articles

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

- Advertisement -

Latest article