yaklaşımlarÖzkan YıkıcıAssange dan Bolivya’ya, ek bilgilerle – Özkan Yıkıcı
yazarın tüm yazıları:

Assange dan Bolivya’ya, ek bilgilerle – Özkan Yıkıcı

Yeniçağ podcastını dinleyin

Geride kalmakta olan haftada iki önemli değişik gelişme, dünya kamuoyunda yankı buldu. Elbet, dünya derken, K. Kıbrıs’ın hariç olduğunu eklemek de zaruridir. Çünkü, onca “uluslararası” laflara karşın adeta tam aksi ilgisizlik hat safhada hala bulunmaktadır. Yine de iki gelişme oldukça önemliydi. On dört yıl süren Assange’ın esir ve tutsaklığı, anlaşma ile sonlandı. Bir farkla, Assange bir suçu kabul ediyordu. Ötekisi de klasik Latin Amerika gelişmesi gibi gerçekleşen Bolivya’daki darbe hamlesiydi. Her iki konunun da önemli değerlendirmesini hafta içinde yapmaya çalıştım. Yeni tartışma veya bilgiler sonucu, her iki yaşanan alanında yeniden ek bilgilerle yazma zorunluluğu da getirdi. Buna bağlı kalarak, ek bilgilerle olayları daha da anlaşılır kılma hedefiyle birlikte değerlendirme yapmaya karar verdim.

****

Ondört yıldır gerek İngiltere’deki Ekvator elçiliğinde ve sonradan İngiltere resmen hücre zindanlarında ömür tüketildi. Gerekçe, Amerikaya verilme talebiydi. Assange adeta kapitalizmin hukuk laflarının sınırını aktaran figür gibitydi. Suçlandığı olay ise Amerikanın gizli belgelerini yayınlama olarak özetlenebilinir. Yayınladığı bilgiler ise resmen Amerikan katliyamlarının belgeleriydi. Normal işleyen hukuk olsa, katliyamları yapan kesimlerin yargılanması gerekirdi. ama tam aksi oldu: katliyam belgelerini yayınlayan ve kamu görei yapan Assange Amerika tarafından kovalanmaya başlandı. Tam onsekiz suçla yargılanmak istendi. İsveç yargısının iflası veya yüce Britanya yargısındaki Amerikanlaşma, tavırlar ile kararlar arasında resmen emperyalizmi anlatıyordu.

Önceki makalemde de yazdığım gibi: tam ondört yıl süren hapis ve tutsaklık, anlaşma ile sonlandı. Önemli emsal da oluyordu. Assange kendine idiya edile suçun birini kabul eder. Suçun karşılığı olan zaman ise ayni zamanda hapislerde olduğu zamanla çakışması sonucu da cezayi çekmiş sayıldı. Böylelikle Assange Avusturalya’ya dönecek. Öyle de oldu.

Assangeın özgürlüğü nedeniyle sevinç elbet önemliydi. Fakat, Amerikan tutumuyla emsal karar da oluştu. Artık gizli belgeleri katliyam gerçekleştirme dahi olsa, suç sayılma yargı kararı da çıktı. Buyrun size yüce kapitalist adaletin örneği. Irak ve Afganistan’daki katliyamlar yayılırken, bunu yapan değil ortaya çıkaran medyacı yargılanıyor ve ceza alıyordu. Önümüzdeki dönemde emsal olması sonucu, birçok gazeteciği gerçekleri yayınlama konusunda epey düşündüreceği kesin.

Önemli başka gerçek de işin içinde Amerika olunca, en korkunç katliyamı yapsa dahi onun cezasızlığı hukuki anlamda oluşturuldu. Bu nedenlerle Assangeın özgürlüğe kavuşurken, olan sevinç, özgürlük habercilik bakımdan emsal kötü kural da ilerde çok can yakacağı anlaşılıyor. Assange, yayınladığı belgelerde dünyanın iki yüzlülüğünü ortya sererken, özgür kalırken de emsal hukukla habercilikte emsal kötü kuralın da oluşmasında örneklem oluşturdu. Net olan, Amerikan gerçeğidir.

****

İkinci gelişme Bolivyadaki darbe girişimiydi. Saatler süren darbe, halkın direnişi ve başkan Acenin tutumuyla engellendi. Hemen yeni komutanlar atayıp, onların da askeri kışlaya çağırmasıyla darbe başarısız oldu. Lityum hegemonyası bir başka darbeye kaldı.

Olayın Moralesin yeniden başkan olmasıyla alevlendiği anlaşılıyor. Genelkurmay başkanı buna karşı çıktı. Daha ielri gidip, Moralesin yargılanmasını açıkladı. Başkan hemen tavır koydu ve askeri kurmay başkanını görevden aldı. Görevden alınan general da darbe girişimi gerçekleştirmek istedi. Tabi ki Lityum konusu da bir yerde duruyor. Generalin da talebi, bu madenlerin özeleştirilme talbi de vardı. Zaten Bolivya denip de Amerikasız darbe düşünmek mümkün değildi. Nitekim Bolivyadaki darbe girişimini, Amerikan direk Lain Amerika uydu ülkeleri kınamadı. Arjantin ve Elsalvador gibi..

Darbe başarısız olurken, bir sol içi kırılma da ortaya çıktı. Eski ve Yeni başkanlar arası çelişkielr vardı. Önümüzdeki yılki başkanlık seçiminde sol parçalı halde seçime girme durumuna geleceği inancı yaygınlaştı. Önceki darbede devrilen Morales ve şimdiki yeni darbe sonrası Ace adeta karşıkarşıya gelme olasılığı da artık düşünülür hale geldi. Bunlar zaten bıçak sırtında yürüyen BOlivyayı epey terleteceğine doğru gidişat oluşturdu. Lityum olayı ise uluslararası tekelerin Bolivya aşkını bir başka alevlendiriyor. Bunlar Bolivya’nın önümüzdeki aylarda sıcak gelişmelerin yaşanmasına da aday haline getirdi.

Lityumun dünyadaki öneminin artması, ülkede Lityumun kamusal alan oluşu ve Çinle yakınlaşmanın artışı Amerikayı hep rahatsız yapmaktadır. Beş yıl önce bu gerekçeyle darbe Amerikanın da desteği ile yapıldı. Halk direnerek seçimle engeledi. Budefa da kim nedense desin, olayın bir yerinde mutlaka Lityum var. eskiden petrol darbeleri duyarken, son dönemde özellikle de Latin Amerikada lityum siyasal hamlelerini öğrenmeye başladık. Bolivya bunun en canlı kanıtı. Öteki kanıt da halk direnişleriyle darbelerin başarısız kılınmasıdır.

Kısaca, yaşanan her iki olayın özünde, kapitalist sistemin ta kendisi vardır. Nekadar konuşturulmasa da gerçek değişmez. Assange hukuki ve haber ekseninde Bolivya ise darbe ve Lityumla sistemin uygulamalarının aynası oldu. Dileyen dilediği dersi almada da serbestir.

- Advertisement -spot_img
- Advertisement -spot_img
5,999BeğenenlerBeğen
796TakipçilerTakip Et
1,253TakipçilerTakip Et
261AboneAbone Ol

yazılar

Yeniçağ Podcastını dinleyin