yaklaşımlarÖzkan YıkıcıKaybedilen Tuncer Bağışkanın ardından - Özkan Yıkıcı
yazarın tüm yazıları:

Kaybedilen Tuncer Bağışkanın ardından – Özkan Yıkıcı

Yeniçağ podcastını dinleyin

Bazı insanlar vardır ki, gün oldu, ayni amaçla birlikte mücadele içinde olduk. Bazen de ayrı konular olsa da genelde ortaklaşan durumlarda ayni masada senpozyumlarda birlikte yer bulduk. Hem ortak hem de ayrı ayrı olsa da Kıbrıs kültürü üzerine Tuncerle birlikte epey birlikteliğimiz oldu. Sonra biraz uzaklaşma dönemi de oluşur. Zaman zaman karşılaşmalar ve bazı karşılıklı tamamlayıcı bilgiler talepleriyle de buluştuk. Tesadüfler de buna eklendi. Fakat, yaşlandıkça adeta buluşmalar epey aralandı. Sonra mı: ansızın siz şöylesine bir haber dolaşımı yaparken, Tuncer Bağışkanın ölüm haberini öğrenirsiniz. Aklınız hemen kısa zaman önceki Karpaz karşılaşmanız da gelme hızlandırmasına uğraşrsınız. Ama artık Tuncer Bağışkan yoktur. Onunla olan ortak veya birbirini tamamlayan çalışmalar ve doslukların tortularıyla onu anma dışında seçenek brakılıyor. Yaşamın net ve tartışılmaz gerçeğidir.

Kıbrıs antropolojisi üzerine önemli araştırmaları olan Tuncer Bağışkanı kaybettik. Üzerinden epey söz söylemek kolaydır. Tuncer benim tanıdığım, bazen de birbirimizin bilgilerini tamamlayan iki araştırmaccı olarak beynimde hep yeri oldu. Bir dönem de önemli kültürel ve geçmiş mücadelesinde ortak paydada da buluştuk. Tuncer geçmişin araştırmalarını kazılar ve serlerle adeta bize tarihi olgu sunarken, beraber kültürleşme alanında da tartışma ve birbirinizi destekleme bilgilerindirme de oldu. O dönemde resmi idoloji tartışmaları yaygındı. Kıbrıs kültürel ret etme, tarihi yeniden yazma çabaları baskı ve tehtitle sürdürülüyordu. Tuncer ve Ben ayrı alanda olsa da Kıbrıs yaşamındaki bilimsellikte önemli çalışmalar yaptık. Tuncer, bazı yanlış bilgilerle mücadelede bilimsel yöntemi kulandı. Gerçeklerle hareket etti. Bunun bedelini de çalıştığı Eski eserler dayresindeki önünün kapatılma çabalarıyla da karşılaştı.

Birçok kültürel  imha veya yanlış hayali bilgi sunmalara karşı çıktı. Bulunduğu Anıtlar yüksek kurulunda bazı kültürel mirasların kaybolmasını enlgelemeğe çalıştı. Bilimsel verilerle araştırma bulguları üzerinden günümüze önemli bilgiler taşıtırdı. Hep araştırdı ve yazdı. Benimdle bazı derneklerde veya senpozumylarda bulundu. O antaropolojik araştırma üzerinden kültürel gerçekleri anlatırken bben de hem müzik hem de sömürgesel kültürün etkileri üzerinden bildiriler sunduk. Sonuçta ülkemizdeki yeni ilhaklaşma politiklasıyla ret etirip yeni besleme kültür oluşmaya karşın bilimsel gerçekleri anlatmaya çalıştık. Fakat acıdır, benim açımdan o dönemde ilerleme sağlanan gerçeklik kültürleşme adımlar şimdi hiç ses ve direnç sağlanmadan geri alınıp daha gerici idolojik yapı oluşturma hamlelerinin artmasıdır.

Tuncer sadece araştırmacı kişiliği ile deyil gün ola tıpkı braber olduğumuz Sendikal demokrat mücadele yapısında da dayrenin temsilcisi olarak yer aldı. Yine yeri geldiğinde siyasal baskılı kültürleşmelere de doğru eksende tavır koydu. İstenen resmi kültürleşme deyil de var olan gerçekleri ortaya sererek bilim kişilikle konumunu oluşturdu. Senpatik ve gayet iyi niyetliydi. Hem araştırmalarıyla hem de ortak bazı buluşmalarla Tuncerle epey karşılıklı yararlı sohbetlerimiz de oldu. En son Karpaz araştırmalarını yaparken, tesadüfen karşılaştık. Bazı sorularına özellikle yetmişdört sonrassı bölgeğe ilk yerleşenler olduğumuz için, tahripler konusunda da eksik kaldığını inandığı konularda da yardımcı oldum. Yine ayni Tuncerken, elbet yaşlanma nedeniyle bana hep “bu eseri bitirsem şanslıyım” dediği günler de oldu..

Tuncer Bağışkanı kaybettik. Öyle döneklik veya fonlarla görüş oruşturan kişi deyildi. Bulduğu gerçeklerle ve bunları savunarak oluşan Tuncer gerçeğimiz var. Bağışkan K. Kıbrıs için özellikle kazılardaki buluşlar ile kalan eserlerin deyerlendirme sürecinde önemli katgısı oldu. Bazı eserlerin yaşanması veya ortaya çıkarılması Tuncer olmasa pek de olacağı yoktu. Bu kısgacı bazı konularda hep yaşadık. Kimisi bazı eserleri yok veya başka sıfatlarla idolojikleştirme çabaları, Tuncerin bilimsel bulgularla engel olacak derecede etki yaptığı tartışılmazdır. Hele anıtlar kurulunda ranta aşma siyasal tutumlara elinden geldiği kadar mücadele derek engel oldu. Kamuoyunda önemli karşılığı olan dereceğe geldi. Buda, araştırmalarının gerçekliği ve onları savunmada kesin duruşunun olmasının katgısı da çoktur.

Tunceri kaybettik. Tam da Kıbrıs kültürünün katli ve yalan yeni olgularla ders kitaplarına dek konulduğu dönemde hayata gözlerini yumdu. Öyle ki yeni kültürel ret katliyamında ahalide direncin oluşmadığı ile koltukçuların teslimiyetin en çirkinini rant aşkına sergilediği günlerde Tuncerin ölüm haberi geldi. Bu, hem acı hem de düşündürücüdür. Yeni bir Tuncer için zaman var mı bilmem. Ayni Tuncer olamayacağı ise kesin. Onu saygıyla anarken, dostlarına da baş sağlığı dilerim. Klasik gerici teslimiyet bakışlı ışıkları eklemeyecem. Daha doğrusu, Yıldızlar yoldaşı olsun diyecem.

- Advertisement -spot_img
- Advertisement -spot_img
5,999BeğenenlerBeğen
796TakipçilerTakip Et
1,253TakipçilerTakip Et
204AboneAbone Ol

yazılar

Yeniçağ Podcastını dinleyin