yaklaşımlarÖzkan YıkıcıKuzey Kıbrıs bakışıyla Mısır gündemi - Özkan Yıkıcı
yazarın tüm yazıları:

Kuzey Kıbrıs bakışıyla Mısır gündemi – Özkan Yıkıcı

Yeniçağ podcastını dinleyin

Aslında Mısır denilince akla hemen şu gelmeliydi: Mısırda günlerdir dünya iklim zirvesi gerçekleşti. B.M. yönetiminde yapılan zirve ile dünyada yaşanan iklim bozulma gerçekleri konuya ilgi gösterilmesi için yeterli nedenlerdi. Üstelik maşalahıyla ülkemizde bolca çevre örgütü de vardır. Ayrıca, öngörülen tehlikelerden biri de bazı ülkelerin, ekokolojik bozulma sonrası bazı yerlerin sular altında kalacağı bulguları var. Bu yerlerden birisi de Kıbrısın olması da işin önemini artırması gerekiyordu. Mısırda iklim zirvesi yapıldı. Dünyada dahi gündem olmadı. Elbet, önceki kararların uygualanmaması ve siyasetin gereken duyarlılıkla konuyu gündeme taşımama etkenleri, konuşturulmamada önemli rollerinin de kesindir. Bu yüzden zirve bildirisi dahi ertelemeleri ve tartışmalarıyla gecikerek açıklandı. Öyle bir sonuç ki önceki Paris kararları bir yıl sonrasına ertelenirken, kurulması düşünülen ekolojik etkilerden dolayı olan ülkelere yardım da bir başka paradoksal görünüm sergiliyordu. Hat da kredi şeklinde yardım dahi önerenler oldu.

Kısaca, Mısır denilince en azından iklkim sorunu ve yapılan zirveyle gündeme gelmesi gerekirdi. Bunu ülkemizde bol olup önemli kısmı fonculukla beslenen örgütler de olmasına rağmen hiç duyulmayacak derecede yapılıp geçildi. Fakat, en azından Türkiye medyasında gündem olan Erdoğan Sisi tokalaşması burada da birileri tarafından kendi gözlükleriyle haber edildi. Önemsetilmeğe çalışın8ldı. Türkiyede de aynen oldu. İklim zirvesi veya ona karşı yapılan protestolar pek de ilgi görmedi. Fakat, Sisi Erdoğan tokalaşması oldukça ya abartılarak algı desteğine oynandı veya Türkiye tipi muhalif tekniklerle eleştirilmeğe uğraşıldı. Olayın önemsenmemesi veya olduğu şekliyle geçiştirilmesi yerine, özellikle Altılı masa muhalif merkezi kesim eleştiriye geçti. Zamanında Erdoğanın Sisiyen “katil” değişini hatırlatı. Bunu genişletip “u dönüşü” ifadesiyle eleştiri dozuna soktu. Bir anlamda Erdoğanın peşinden yaptıklarıyla eleştiri veya susma ikileminde savrulup gitti. Hat da Türkiyede olan Müslüman kardeşlerin destekten dışltalanma politikası dahi doğrudürüs sorgulatılmadı.

Bu arada bizim işbirlikçi teslimiyetçiye de elbet düşenler vardı. Zaten kendileri yeri gelince nasıl dıştandıklarını şimdiki en iyi hamasiciler Zorlu ve Tahsin gayet iyi bilirler. Son Erdoğan Sisi tokalaşması da bazı mesajları almaları gerekirm yeniden. Fakat onlarda böyle düşünce hiç yok. Müslüman kardeşleri Erdoğan Sisiye karşı nasıl Türkiyeye alıp probagandalaştırdığı sır değildir. Şimdi, sırf Mısıra yaklaşma ve Sisiyle iyi ilişkiler kurma adına müttefikleri, yandaşlarını nasıl Türkiyeden kovmaya başladığı da pek vurgu bulmaz. Halbuki U, değişi bizat Müslüman kardeşler örneği ile buradaki bizim işbirlikçilere de net mesajdır. Yarın hem de yaptıklarıyla işine gelmediği zaman Ersinin başına bunların gelmeyeceğini kim garanti eder?

Mısır demişken tarihi anımsatma da yapalım. İkibinlerde Türkiyede AKP yönetime gelince münhasır alan anlaşması yapmak için, Mısıra baş vurur. Mısırla görüşmeler olur. Türkiye Türkiye Mısır ikilemli bir münhasır alan önerir. Mısır ise Kıbrısın da var olduğunu, Lübnanı da dikate almaları gerektiğini vurgular. O dönemlerde Erdoğan ile Mubarek arası oldukça iyi idi. Fakat Mubarek münhasır alan konusunda resmen Kıbrısın da var olduğunu belirterek sınırların belirlemesini önerir. Önemli enerji uzmanlardan Mejdet Pamir de ekranlardan Mısır için şunları söylüyordu: “Kıbrısı dışarda brakınca geniş bir deniz alanı bizim olacak. Buralardaki kaynakları Mısırla paylaşacağız” diyordu. Mubarek direnince de anlaşma olmadı. Sonradan Mısır yönetimi Kıbrıs cumhuriyetiyle münhasır alan anlaşması yaptı.

Sanırım biraz kafası çalışan bu pazarlıktan bazı dersleri alır. Mısırın Kıbrıs konusunda zaman zaman tavırları da oldu.  Ama Enerji konusunda türkiye KIbrısı hesaba katmazken, Mısır bu varlığı vurguladı. Ayni şekilde Türkiye Mısırdaki Müslüman kardeşler yönetimini desteklerken, darbe sonrası Sisiyle de uçuruma varan ilişkilere dek geldiler. Şimdi de yeni diplomatik arayış içinde Sisiyle uzlaşmaya çalışıyor. Sisi ise özellikle Libyada karşı karşıya geldikleri, seçimi dahi yaptırtmayan Türkiyeye yaklaşımda acelesi yok. Yeni bir Türkiye Mısır diplomasi satrancı oluşurken, hamleler de önemlidir. Mutlaka am mutlaka Kıbrıs bu eksenden etkilenecektir. Eğer günümüz tartışmalarında bazı gerçekler varsa, bu çemberdeki Kıbrısın varlığını kabullenme tutumunun da önemi vardır. Kıbrıstan bir de kendi gözümüzle baksak banbaşka deniz siyasetine de ulaşmamız kolaydır.

- Advertisement -spot_img
- Advertisement -spot_img
5,999BeğenenlerBeğen
796TakipçilerTakip Et
1,253TakipçilerTakip Et
259AboneAbone Ol

yazılar

Yeniçağ Podcastını dinleyin