Öğrenirken sorgulamayı da yapalım – Özkan Yıkıcı

yazarın tüm yazıları -->

"Bu Memleket Bizim" podcastını dinleyin

Önceki yazımda tarihi 6 7 Eylül olaylarını kısaça hatırlatım. Devamında da bu konudaki bazı amalizlere girişeceğimi belirterk konuya vürgül koydum. Kısaca, Türkiyede yaşanan ve tam67 yıl geçen bu tarihi olaylar, ısrarla belekten sildirtilmeğe çalışıldı. Hala özür dahi dilenmedi. O günden sonra İstanbul bir başka olarak yaşamına devam etmektedir.  Birçok olgulun birleşip İstanbul veya izmir gibi görülen olayların yaşanırlığı, aslında başka durumların da tetiklemesi de işin içinde vardı. İstanbulda olsa da Kıbrıs sloganları duyuldu, Selanikteki resmen artık bir türk ajanının atığı bonbanın, Yunanlıların yaptığı haberiyle gerçekleşen önemli tariji karanlık bir sayfadır. Sonuçta bedel Rumlara Ermenilere ve Yahudilere ödetildi. Fakat, siyasal neden sonuç ilişkisine girince bize çok başka mesajlar da öğrenmemize neden oluyor.*****

Söz konusu olan 6 7 Eylül olayları istanbulda yapılsa da Kıbrıs politikasından Natonun STK ilk deneme eylemine dek önemli siyasal neden sonuç değerlendirmeleri de yapılmasını dayatıyordu. İstanbuldaki yağmada ve tecavüzlerde eğer “Kıbrıs türktür, türk kalacak” haykırışları oluyorsa, elbet sonucu da buna yönelik bazı etkilerin olacağı kesindi. Nitekim, İngiltere tüm uğraşlarına karşın, diplomatik deneğimlere rağmen Türkiyeyi Kıbrıs sorununa istediği düzeyde çekemiyordu. Miliyetcilik yükselse de İngiltere planlarına uygun ısıtmayı tamamlayamıhyordu. 6 7 Eylül sonrası bu istenç gerçekleşti. Artık Türkiye aktif olarak Kıbrıs sürecine giriyor ve ingilterenin tetiklediği “Ya taksim ya ölüm” stratejisinin de pratikte karşılık bulmasını sağlıyordu. Bu bakımdan Kıbrıs gerçeğinde bedel İstanbul Rumlarına ödetilerek başka ülke sorunundan kendi halkına kıyhım yaratılan bir politik gerçekliğe dömnüştürüldü.

Başka  bir nokta ise şu: ilgili olahyların Türkiyede örgütlenen ve Nato ölçekli Amerikan eksenli STK ve sonradan Özel Harp dayresi veya devrimcilerin isimlenridilmesi ile “konturgerilanın” ilk eylemi olarak gerçekleştirildi. Sonradan konuşan bu kesimin bazı yöneticisi de “başarılı eylem” diyerek övdüler. Böylelikle Nato ve ilerde KOnturgerila artık Türkiye siyasi hareketlerine böylesi provakasyonlarla sık sık deneğimler gerçekleştireceklerdi. Maraş katliyamından Töpder binalarının bonbalanması bunlardan sadece birkaçıdır. Ama ilgili hareketle artık bu tür yapıların da derin devlet olarak da simgeleşmesini de kurumsallaştırıp siyasal karşılığı olarak tarihteki yerlerini aldılar.

Türkiye açısından Lozan anlaşmasıyla güvence altına alınan azınlıkların aslında öhyle olmadığı pratiği olarak da yaşatıldı. O güne dek Batıı Trakya ve İstanbul kıyası, istanbuldaki rumların göleriyle artık tek yanlı ayak şekline gelindi.

Daha sonraları Sapri Yirmibeşoğlu ki ilgili yapının liderlerindendir, itirafları ksöyledi. Ayni uygulamalarının Kıb rısta da uygulandığını itiraf ediyordu. Selanikteki bonbayı atanın adı Oktay olup Türkiye birokrasisinde ilerleyip vali dahi olduğu bilgisi de başka bir gerçek. Tüm bu gelişmeleri toplayacak olursak, neden sadece İstanbul Rumları ve ermeni Yahudiler değildi. Onlar elbet burjuvazinin sermaye birikimi için hedeftiler. Fakat, azınlık düşanlığına öylesine siyasal yükler konuldu ve sonrasında gerçekleştirildi ki olalyın hatırlanmaması, konuşulmaması en kolay kaçış yyolu olarak tercih edildi. Kranlıkta katliyam yapıp çığlıkları zafer marşlarıyla ve sloganlarla susturma tavırları ne kadar sert olursa olsun, yine de düşünen ve araştıran insanlar mutlaka öğreniler. Fakat, öğrenmek yetmiyor: sorgulamak ve yüzleşmek, gereken derslerin de alınması şart. Bu bakımdan 6 7 Eylül konusu basit bir özür veya eleştirmenin çok ötesinde önemi var. Eğer Türkiyede bu konuda yüzleşme olup sorgulansaydı, sonraki benzer gerçeklikteki acı karanlık acılar yaşanmama ihtimali de olacaktı. Unuturulan bu günler beraberinde devamının da kurumsallaşarak siyasal seçki olarak sıkışıldığı anda çekinmeden baş vurulanprovakatif uygulama haline geldi. İşkenceler ve ayrımlar üzerinden acımasız kıyımlarla ayni politikalar devam ediyor. Çünkü bu tarihi gerçek sorgulanmadığı için devamı olup geleceği de karanlıkta kabusa çevirdi.

Bize öteki önemli öğreti de resmen 6 7 Eylül ile konuların tek yerde olsa de emğeryalist çağda birçok olgunun içindeki siyasalaşmayı da vurgulamaktadır. İstanbuldaki kıyım olurken, Yunanistan provakasyonundan Kıbrıs siyasetine, ingiltereden Amerikaya birçok kesimin direk olalyın içinde olduğu sonucunu da yakalarız. Bu yüzden 6 7 Eylül hem öğrenilmeli, hem sorgulanmalı ama siyasal nedenleriyle de karşı eksen oluşturulması zorunluluğu vardır. Bu oluşturulmadıkça, provakatif olayların normalleşip sıkışışma olduğu an çekinmeden baş vurulacağı kesindir. Bunların toplanında Kıbrıslılar da bu tarihi dönemeci iyi okuyup, adamızın gününüze gelmedeki 6 7 Eylül ve emperyalizmin siyasal çıkarlarını birlikte düşünerek kendilerine aynada dikatle incelemeleri önemlidir. İstnbul rumlarının hiçbir etkisi yoken, Kıbrıs şiyarı ila katledilmeleri ibretlik bir Kıbrıs açısındn-an tarhi sayfadır.

- Advertisement -spot_img
- Advertisement -spot_img

Yazarın tüm yazıları

5,999BeğenenlerBeğen
796TakipçilerTakip Et
1,232TakipçilerTakip Et
87AboneAbone Ol

"Bu Memleket Bizim" podcastını dinleyin

YKP basın açıklamaları