İsveç ve Almanya sosyal demokratları! – Özkan Yıkıcı

yazarın tüm yazıları -->

"Bu Memleket Bizim" podcastını dinleyin

Ben bu konuyu iki gün önce isveç seçimleri sonrasında işlemeği düşündüm. Fakat, önemli tarihi gün ile yerel bazı dikate alınması gereken yerel gelişmeler nedeniyle, konu bugüne sarktı. Gerçekten, dünya kapitalizmi krizlerle boğuşur, özellikle bölgesel savaşlar çıkmazlar diyarında sürmekteyken, nedense solun seçenek olamama sonucu faşizmin geliştiği kesin bir gerçektir. Ayni şekilde sol çizgi duruşu beklenen Sosyaldemokratların iyice sistemsel sağ eksene oturması sonucu da seçenek olarak yeni faşist hareketlerin de kriz aşmazında seçenekleşmesini de tetiklemektedir. Bunu öyle sömürge ülkelerde değil sadece, direk Avrupada hem de en gelişmiş metropol ülkelerde gözlemek mümkündür.

Ergin yıldızoğlunun Faşizmin yeni taşların örülmesine dikat çekmesi boşuna değildi. İprahim Varlının yazdığı AVrupadaki büyüyen makalesi ise adeta benim bugün seçtiğim sosyaldemokrat konusunun öteki yüzü olarak siyasal tamamlama yazısıdır. Gerçekten, son Avrupadaki gelişmeler bir yandan yeni faşist hareketlerin gelişip seçenek olduğunu gösterirken, ayni zamanda acıdır ki sosyaldemokratların da sağa kayarak “savaş destekleyicisi” yarışında oldukları öteki madalyon yüzü olarak yaşanmaktadır.

B,r ufak hatırlatma: devrimci sosyalizmin gerilmesiyle bazı bilimsel kavramlar dahi kulanılmamaya başlaması tesadüf değildir.  Her kuramın elbet siyaset de sosyal ve insani karşılığı vardır. Faşizim de öyle. Faşizim öylesi gerçekleri yaşatıp acılar yükledi ki kimse adından dahi irklmeye yetip artıyor. Bunu en iyi açıklayıp vurgulayan da bilimselik yanında devrimci sosyalist kesimlerdi. Şimdi, bu kuramın gerçek korkunçluğu nedeniyle faşizim değil veya yeni faşist hareket simgesi değil aşırı sağ ve ulusal sağ diye kulanıp başka bir manüpülasyon yapılmaktadır.***

Hafta sonu isveçte seçimler gerçekleştirildi. Sosyaldemokratlr ilk sırada çıktı çıkmasına da esas tehlikenin işareti Yeni Faşist parti demokratlar ikinci sıraya iyice yerleşti. Dahası oylarını artırıp Yirmilerde dolaşmaya başladılar. Belli ki ilerde iktidar hükümet koltuklarının da seçeneği haline geleceği kesin. Ayrıca

, kitlesel güçleri artıp parlementoda güçlendikçe, faşist söylemler gidrek “demokrasinin ifade özgürlüğü” kuralına dek indirgeme koşulu da oljuştjuruyorlar.

İsveç sosyaldemokratlar ise bildik yapı değiler. Hele son hızla Natoya üye oluşları ile bildik dış politik duruşlarını da kaybettikleri anlaşılıyor. Zamanında Natoya girmeyerek adeta bağımsız çizgi tuturma politikasıyla övünürke, şimdi Ukrayna kriziyle Avrupada iyice normaleşen faşizmin siyasal etkileri sonuçta sosyaldemokratları da sağa esir hale getirme çizgisiyle de karşılık buluyor. Zaten, sosyalist hareketelrin gerilemesi veya etkisiz kalışıyla sosyaldemokratlar soldan daha da uzaklaşıp liberal sağ düşünceleri savunma gerileşmesine dek geldiler. İsveç seçimleri bir anlamda Avrupanın en demokrat ve bağımsız duruşlu ülkesinde sağa kayışşın ve soldaki boşalmanın en acı gerçeği olarak karşımıza dikilmektedir

İsveç seçimleriyle Avrupadaki yeni faşist dalganın bühyüdüğünü gösterdi. Rusya karşıtlığı eskiden sol karşıtlığının dahi önbüne geçecek tutumlar sergilemsi boşuna değildir. Şimdi, isveç gibi ülkelerdeki gerileyen düşünsel bakımdan sosyaldemokrasinin nerelre dek gerileyeceği korkusuyla beklentileri pek de iyimser yapmıyor.

Salt isveç değildir: örneğin Almanyada hükümet içinde sosyaldemokratlar en büyük ve Yeşiler ikinci aprti olarak bulunuyor. En azından bu ülkede barış hareketlerinin gelişmesi, savaş karşıtlığının büyümesini etkin duruma gelmesinin de koşullarının var olduğuna gelirsiniz. Halbuki bizat başta Yeşiler ve sosyaldemokratların koşar adım savaşa katılma politiklaları ve silahlandırıcı eylimleri onların da nerelere geldiğinin işaretleridir. Bir zamanlar birileri Alman Yeşilerinin bu duruma geleceğini söylese “savaşa ateşleyici atılımları veya nükler enerjiyi savunuhyol haleerini” söylese, ona gülüp geçilirdi. Oysa şimdi Almanya yönetimindeki bu partiler adeta yangınlara benzinle gidip adeta ateşlemeğe hız veriyorlar.

Son Almanya sosyaldemokrat hükümetinin daha fazla silahlanma payını yükseltmesi, Yeşilerin Ukrayna ön cepesinde poz vermesiyle özde Almanya ve genelde Avrupadaki sosyaldemokratların nereye dej gerilediğinin kanıtıdır. Tersinden, yükselen krizler ve yöresel savaşların Avrupayı nasıl faşizmin kısgacına soktuğunun örnekleridir. Tabi yakında gelmekte olan italyadaki seçimlerin de sinyalleri pek iyi olmadığını ekleyelim.***

Kısaca, düna kapitalist krizlerle yıkılıyor. Yoksulaşma artıp köleleştirmelere hız vdereiliyor. Eşitsizlikler oldukça derinleşti. Krizler yönetilemeyememe sonucu da savaşlar seçenek olarak yükseliyor. Solun eksikliği ise krizlerin faşist hareketlerin yeni koşullara göre kitleselleşip devlet biçimi olarak seçenekn olmayandoğru itelemektedir. Sistem bunları yumuşatmak için “popilizim, otoriter” gibi kavramlarla yumuşatma ifadelerine baş vuruyor. Sol görünen sosyaldemokratlar ise sistemin çizgisine kapılıp sağa kayıyor. Bir anlamda birinci paylaşım savaşına benzer teslimiyet duruşları yaşanıyor. İsveç seçimleri veya son Almanya hükümetinin tutumları Avrupaya dek gelen etkilerinin birer nüveleri gibi bize tehlike işaretleri veriyor. Buna isterseniz TC CHP partisini de ekleyin. Erdoğanla girilen Kıbrıs, Yunanistan denklemli şovenist yarışı boşuna değil.

Tüm bunlar hep kapitalizmin aşmazlığı ile sosyalizmin örgütsel eksikliğinin koşularının sonuçlarıdır. Kriz ve seçenek sistgemle kalınınca faşist hareketlr seçki haline dahi gelirken, sosyaldemokratlar da hep sağa teslim olup liberal ve muhavazakar merkezin boşluğunu doldurduğu da kesindir. Hele de savaş işdahı ile sosyal haklara saldırılarda bu işleyiş gayet iyi kulanılmaktadır. Böylelikle, faşizmi salt sözde değil sokakta, sanata saldırıda buluruz. Çaykoskinin, Tostoyun yasaklanmasından konserlerin engelenemesine varan yasaklar boşuna değildir. Sosyaldemokratların tutumu da malumumuzdur.

- Advertisement -spot_img
- Advertisement -spot_img

Yazarın tüm yazıları

5,999BeğenenlerBeğen
796TakipçilerTakip Et
1,225TakipçilerTakip Et
82AboneAbone Ol

"Bu Memleket Bizim" yayınlarını izleyin

"Bu Memleket Bizim" podcastını dinleyin

YKP basın açıklamaları