Teknoloji arızası sonrasına geldim – Özkan Yıkıcı

yazarın tüm yazıları -->

"Bu Memleket Bizim" podcastını dinleyin

Bağımlı olmak kötü. Hangi alanda olursa olsun farketmez. Bunu son günlerde tekrardan, bilgisayar arızasıyla anladım. Bir haftadır süren arıza, sonunda tamir edilip, normal hale geldi. Meyerlim, çok kolaymış onarım. Ama, bilmemek ve ardından bağımlı olmanın gerçekliği, vbeni yaklaşık bir haftalık yazı yazmaktan da kopardı. Bağımlılık, işte böyle bir gerçeklik ieçerir.

Tesadüfe bakın: sanki olaylar hızla ateşlenme dönemini de benim bilgisayardaki sorunla birlikte gerçekleştirmeği bekliyordu. K. Kıbırıstaki hükümetsizlik hükümet bağımlı ilişkisinden tutun, buna neden olan Türkiyedeki önemli gelişmeler, bu arıza döneminde yaşandı. Fransız seçimlerinden öteki bazı dünya durumları da ayni haftaya sıkıştırıldı. Ama belki de bizim için sömürgesel resmin prıldıyan yeni renkleri ilgili günlere konuldu. Öyle konuldu ki hala anlamayanlara diyecek hafif kelime de bulamıyorum. Hele de kualisyon kurup, sonra prokramı okuyup güven oyu beklenirken, kualisyon ortaklarının yayınlkladıkları deglerasyon ile Türkiye dayatmalı seçmensiz makamcının uBP kurultayı istemesi, gerçekten izlenilip, nedenlerinin analtılması gereken derslerdir. Üstelik, artık kimse Türkiyesiz bu gelişmelrin olduğunu inanmazken, nedense siyasiler hala silik eksen boksörlüğü yapmaya devam ediyordu. Hükümet, partimiz ve taleplerimizle resmen pirili oynayıp kumarcılık yapmaya benziyordu.

Ben bunları yorumlayamadım. Ahali ise beklentiye göre oynuyordu. Makamcılar ise şaşkın, birbirini suçluor da atıkları taşların hedefe olmadığı da net. Sayraylı ise atıp tutup, yeme işme için bir dönem yasaklı olduğu ingiltereye gitmeye heveslenirken, kendini yeniden kazanın içinde buldu. Bayram sefası boşa düştü. Ama, hala gerçekleri pek konuşan da yok. Sokakta sorsan, Türkiye diyor da resmide beklentielrin esiri oluyor. Korkunun da cabası var. Nede olsa tam bu sorunlar karaabasında, önce makamların dost gazetecisi, bulunduğu resmi adı olan ama yandaşlık arayışı aranan makamda zorlandı. Oda istifasını verdi. Reşat Rasıhın saraylı eleştirisi veya daha doğrusu nasihat vermesi üzerine uğradığı eleştiri ve istifası, daha yutulmadıydı… Türkiyeden gelen Şener Levent mahkumiyeti herşeye değerdi. K. Kıbrısta berat edilen konuda, Türkiye ona ceza verdi. Bu oldukça önemliydi. Kıbrısta söylenen sözünün de türkiyede yargılanma karşılığı demekti. Buna nedense  beklenen terslikte tepki gelmedi. Nede olsa Şener Leventi. Şimdilik ötekiler yakayı kurtarmakla meşkuldular.

Tam da bunlar olurken, Türkiyede berat etirilen Geii direnişine yeniden cezalar yağdırıldı. Öyle bir karar ki mesajından yargısına adeta Türkiyenin ne olduğunu anlatıyordu. O  Türkiye ki son Kıbrıs gelişmelerindeki rolü da burada tekrar tekrar anlaıtılırken ki dönemle çakışırken. Böylelikle iki kez berat edilen davaya idam cezası etkinliğinde mahkümiyet veriliyordu. Türkiyenin nereye sorusunu da karşılıyordu. Dünyada ise ekonomi oldukça kötü. Ukrayna savaşı sürüyor. Probaganda oldukça karanlık yöntemlerle sürdürülüyor. Bu da normalleşti. Emperyalist eksen rekabetle savaş döngülerinde savruluyor. Eşitsiz gelişim ile gidrek zayıf halkalar da oluşuyor. Ama  değişim seçeneği sol hala etkisiz. Hat ta, etkisizlik sonucu savaşı savunan sol diye ayrışmalar da gerçekleşti. Bunlar Avrupa yörüngesinde oldukça yaygındır.

Kısaca, teknolojik arıza benim bir haftamı yedi. Yedi de olaylar da sanki hırsat koluyordu. İçsel birçok sarsıntı yaşadı. Derken, geldik tarihi 1  Mayısa. Bakalım dünya ezilenleri yaşanan bunalımlara karşı nasıl ve ne drecede tepki verecek. Sesleriyle seçenekleri haykıracak mı? Gelecek için asıl soru bu.

- Advertisement -spot_img
- Advertisement -spot_img

Yazarın tüm yazıları

5,999BeğenenlerBeğen
796TakipçilerTakip Et
1,232TakipçilerTakip Et
88AboneAbone Ol

"Bu Memleket Bizim" podcastını dinleyin

YKP basın açıklamaları