YBH Kurultayı Olağan Sekizinci Toplantısı Parti Meclisi Çalışma Raporu

    65

    21 Aralık 2002 tarihinde yapılan son Kurultayımızdan bu yana geçen sürede, gerek bölgemizde gerekse ülkemizde politik olaylarda önemli gelişmeler yaşanmıştır.

    Ortadoğu’da kanlı çatışmalar devam etmektedir. Savaşlar, terör eylemleri sürmekte bunun sonucu en başta çocuklar ölmektedir. Çevre katliamı doğanın dengesinin bozulmasını artırmaktadır.

    YBH, savaş karşıtı bir parti olarak gerek bölgemizde gerekse dünyanın diğer bölgelerinde süren savaşlara karşı çıkmış, savaş karşıtı örgütlerle dayanışmasını sürdürmüştür.

    Avrupa Birliği genişleme sürecine yeni üyeler katmıştır. Bu çerçevede Kıbrıs da AB üyesi olmuştur. Ancak, Kıbrıs sorununa bir çözüm bulunamadığı için, Kıbrıs’ın bir kısmının hala Türkiye tarafından işgal altında bulunması sürmektedir.

    YBH , kuruluşundan itibaren mücadelesini sürdürdüğü ve gerçekleşmesi için hiçbir şart ileri sürmediği Kıbrıs’ın AB üyeliğini etkinliklerle kutlamıştır. Bugün AB şampiyonu kesilenlerin o gün YBH ne saldırıları bu örgüt yöneticilerinin bu ülkede neyi isteyip neyi istemediklerinin açık bir göstergesi olarak ortada durmaktadır.

    Geçen bu süre içerisinde Kıbrıs’ı bölen geçiş noktaları kısmen açılmış, nerede ise Kıbrıslıların dörtte üçü yönetimlerinin engellemelerine rağmen karşı tarafa geçerek, faşist, gerici yönetimlerin, “bunlar bir araya gelirse birbirlerini keserler, bir arada yaşayamazlar” iddialarını çürütmüşlerdir.

    Kıbrıslıların birlikte yaşayabileceğini ısrarla savunan YBH nin bir öngörüsü daha gerçekleşiyordu. Böylece kuruluşundan beri tüm olumsuz koşullara rağmen, Kıbrıslıların buluşmasına öncülük eden, sayısız etkinlikler düzenleyen parti, bu süreçte de Kıbrıslıların birleşmesi, buluşması ve bir arada yaşamasını teşvik etmiş, desteklemiştir.

    Bu Memleket Bizim Platformu, ülkede yaptığı etkinliklerle Kıbrıs Türk Toplumunun barış ve andlaşma isteğini tüm dünyaya duyurmuş, halkın kendi gücünün farkına varmasına neden olmuştur. Kıbrıslı nüfusun dörtte üçünün meydanları defalarca doldurduğu bu halk hareketinin, eğer Türkiye’nin askeri varlığı burada olmasa, Denktaş’ı da, rejimini de alaşağı etmesi hiçtendi. Ancak süreç içinde BMBP’nun yarattığı bu ortamı kendi siyasi çıkarlarına alet eden başta CTP ve diğer siyasi partiler, bu hareketin sokaktan çekilmesi ve sandığa hapsedilmesi ile bu başkaldırının ortadan kaldırılmasını sağlamış, daha sonra bu Platformu kendi yan örgütlerinin kontrolüne alarak tamamen etkisizleştirmişlerdir.

    YBH , kuruluşuna katkı yaptığı, sloganını isim olarak verdiği bu platformun eylemlerini uzun süre desteklemiş, eylemlerine ortak olmuş katkı yapmıştır. Ancak gelinen son aşamada kuruluş amaçlarını terk ettiğini, bir siyasal partinin kumandası altına girdiği için de bu platformla olan ilişkilerini askıya almıştır.

    Geçen bu süre içinde “seçimler” yapıldı. Her zaman ülkemizdeki seçimlere müdahale eden ve vitrini istediği gibi süsleyen Türkiye sivil – asker yöneticileri bu kez tavırlarını CTP’den yana koydular. CTP’yi alladılar pulladılar ve “statüko değişti” cümbüşleri ile statükocuları değiştirdiler.

    YBH , Kıbrıs’ta seçimler için demokratik bir ortamın henüz olmadığını, bununla ilgili olarak daha önce ortaya koyduğu ‘demokratik bir seçim için olması gereken hususlar’ın hiçbirinin henüz gerçekleşmediği, ayrıca Uluslararası Hukuk’a aykırı olarak Türkiye’den taşınarak yurttaş yapılanların varlığı nedeniyle, Kıbrıs Türk Toplumunun özgür iradesinin yansımasının mümkün olmadığından hareketle seçime katılmamıştır. Aralık 2003 tarihindeki seçimle ilgili olarak, seçim öncesinde yaptığı tespitler birer birer gerçekleşmiştir, gerçekleşmektedir.

    Bu dönemde, Annan planı gündemimize geldi. Taraflar, plan üzerinde uzun görüşme sürdürdükleri izlenimini yarattılar. Ancak gelinen son aşamada tarafların iyi niyetli olmadıkları ortaya çıktı. BM yetkilileri Türkiye’yi tatmin etmek için plana yeterinden fazla müdahale ettiler, ve insan haklarına, uluslararası hukuka aykırı pek çok hususun girmesini sağlayarak plana Türk yanlısı bir görüntü verdiler. Bu Kıbrıs Rum tarafının kuşkularını, endişelerini artırdı. Kıbrıs’ın kuzeyinde plan üzerinde aylarca bilgilendirme yapılırken, güneyde hiçbir bilgilendirme yapılmadığı daha sonra belli oldu. Görüşme sürecinde Kıbrıs Rum tarafının, planın daha dengeli çıkması için hiçbir öneri yapmaması da, daha sonra planı reddetmek için birtakım mazeretler bulmasına hazırlık teşkil etmişti.

    Sonunda referandum yapıldı. İnsan haklarına aykırı bir referandumdu. Ganimetin üzerinde oturan insanlara, büyük bölümü Ankara’nın kontrolünde olan insanlara referandum yaptırıldı. Bir tarafın referandumda hayır diyeceği belli olduğu halde inatla referandum yaptırıldı ve şu andaki durumun, yani bölünmüşlüğün devamı sağlandı.

    YBH , Annan planının tartışılması aşamasında da referandum kampanyası sırasında da, Annan planının insan haklarına aykırı hususlarına dikkat çekmiş, etnik ayrımcılığına karşı çıkmış, ama sonuçta, Kıbrıs’ın ve Kıbrıslıların birleşmesine giden yolda bu planın bir araç olduğunu, birleşik bir Kıbrıs’ta ileride her maddesinin değiştirilmesinin mümkün olduğunu dile getirerek “evet” demiştir. Birlikte yıllarca çeşitli etkinlikler yaptığı güneydeki barış yanlısı örgütlerin son anda “hayır” diyerek adanın bölünmüş kalmasının üzüntüsünü de yaşayan partimiz, referandum sırasında düzenlediği “duvarları yıkacağız” etkinliğinden sonra yine, parti genel merkezi yakılarak saldırıya uğramıştır.

    Bilindiği gibi, YBH , işgal altındaki bu ülkede on beş yıldır çok zor koşullarda mücadelesini sürdürmektedir. Partimiz, bu ülkede konuşulması tabu pek çok hususun yıkılmasını sağlamıştır. İleriye doğru tespitleri birer birer kanıtlanmıştır. Sloganları geniş halk kitlelerinin sloganı, mücadele platformlarının ismi olmuştur.

    Partimiz, hiçbir anlamı olmayan “meclis”te temsil edilmemektedir ama, gerek yurt içinde gerekse yurt dışında onlardan daha çok saygınlık kazanmıştır. Ülkedeki politikanın ne kadar kirletildiğini, siyaset cambazlarının her gün kılık değiştirdiğini, Ankara’dan talimat almak için birbirleri ile yarıştığını gördüğü bir ortamda partimiz, bütün bu entrikaların dışında kalarak onurlu mücadelesini sürdürmektedir.

    Şimdi, ülkedeki koşullar değişmiştir. Kıbrıs, AB üyesidir. Ancak Kıbrıs’ın ve Kıbrıslıların birleşmesi henüz gerçekleşmemiştir. Bizi önümüzdeki dönemde de önemli bir mücadele beklemektedir: “Kıbrıs’ın ve Kıbrıslıların Birleştirilmesi”. Bu mücadelede açık, net, toplumsal yozlaşmaya neden olacak kişisel menfaatler vaat etmeden ve hiçbir anlamı kalmayan bir “meclis”e girmeyi amaç görmekten uzak bir kararlılığı gerektirmektedir.

    Bu çerçevede, değişen koşullar gereği, parti programımızı yenileyerek Kıbrıslılara yeni bir alternatif, yeni bir hedef sunuyoruz. Yeni program ve tüzüğü ile parti artık AB üyesi olmuş Kıbrıs’ın sadece bir köşesinde politika üreten bir konumdan öte, AB yurttaşı olan herkesi, Kıbrıslıların tümüne açık olan, tüm Kıbrıs ve Kıbrıslılar için politika üreten bir yapıya kavuşturulmuştur.

    Parti programının yenilenme ihtiyacı, değişen Kıbrıs koşullarının kaçınılmaz bir sonucu olarak ortaya çıkmıştır.

    Kıbrıs sorunundaki gelişmeler, Kıbrıs’ın 1 Mayıs 2004 tarihinde AB’ye üye olmasıyla yeni bir sürecin başlamasına neden olmuştur. Bu yeni ortamda, yeni programla partinin siyasal temellerini koruyarak değerlendirme yapmak, geçen dönemin tükenen politikalarını ayıklamak bir görev olarak karşımızda durmaktadır.

    Kıbrıs bundan sonra AB içinde, ama iki bölgeli ve yeni durumun geride bıraktığı sorunlarla lekeli olarak yaşayacaktır. Birinci sorun Kıbrıs’ı ve Kıbrıslıları bütünleştirmek ve adanın tümünün ortak vatanımız olduğu fikrini yerleştirip ona göre politika yapılmasını sağlamaktır.

    Bu koşullarda partimiz, birleştirici, aydınlatıcı ve öncü politikalarıyla geçiş döneminin barış içinde aşılmasına rehberlik edecektir. Kıbrıs’taki siyasi partilerin, tüm Kıbrıslılara açık partilere dönüşmesi ve partiler arası özgür ilişkilerin sağlanması hedeflerimiz arasında durmaktadır. Ayrıca, Kıbrıs’taki partilerin AB içindeki siyasi birliklere katılmak ve AB siyasetinde barıştan yana, ekonomik-siyasi sömürü karşıtı politikaları desteklemek ana uğraşımız olacaktır.

    Parti, bundan sonra siyasi görüşleri doğrultusunda, AB içinde işbirliği yaparak ereklerini evrensel olarak kovalama olanaklarına kavuşacaktır. Buna hazır olmak için programını da kararlarını da geliştirmek durumundadır.

    Ayrıca bu program hazırlanırken özellikle Avrupa’daki diğer sosyalistlerin görüşleri de göz önüne alındı. Bu çerçevede yeni programa da yazdığımız gibi “Bizler neo-liberal politikaları takip eden, sınırları kapatılmış bir Avrupa’yı reddediyoruz. Bizler başka bir Avrupa istiyoruz. Bu yüzden Avrupa’daki sosyalistlerle birlikte başka Avrupa’yı yeniden tanımlıyoruz. Bizler, sosyal ve politik olarak kapitalizme alternatif bir modeli benimseyen Avrupa istiyoruz. Böylesi bir Avrupa’da ABD hegomanyasından özerk politikalar üretilebilecektir. Aktif olarak militarizme ve savaşlara karşı çıkan, militanca barışı savunan bir Avrupa talep ediyoruz. Sürdürülebilir bir kalkınmayı tüm dünyada destekleyen, yoksulluğa karşı aktif mücadele eden, adil paylaşımı savunan, tüm dünya halklarının barış, demokrasi ve eşitlik mücadelelerine uluslararası dayanışma ile katkı koyan bir Avrupa’dır bizim istediğimiz. Ve inanıyoruz ki birlikte olunursa yeni bir Avrupa mümkündür…”

    Temel olarak mücadele Kıbrıs’ın ve Kıbrıslıların bütünleşmesini, ayrımcılığın her türünün kaldırılmasını, sosyalist düşüncenin adamızda ve dünyada etkin olabilmesi için mücadeleyi ve AB politikalarının dünyaya katkıda bulunmasını amaçlayacaktır.

    Yeni program bu düşüncelerle ele alındı ve hazırlandı.

    Bu arada partinin yurtdışı etkinlikleri de devam etmiştir. Yurtdışında çeşitli siyasi davetlere katılındı ve görüşlerimiz o toplantılara taşındı. Ve bilhassa Londra’da siyasi etkinliklere katıldık.

    Kıbrıs’ın güneyindeki siyasi partiler ve sivil toplum örgütleriyle temaslarımız ve işbirliğimiz de devam etmiştir.

    Partinin bir yan kuruluşu olan BİLBAN Kıbrıs’ın güneyinde bulunan benzer kuruluş İKME ve Alman FES ile birlikte çeşitli sosyo-ekonomik toplantılar, basın mensupları toplantılarına katıldı, ortak projeler hayata geçirdi.

    Parti içi eğitim çalışmalarına, ve lisan kurslarına devam edildi.

    Örgütlenme çalışmalarında partimiz yeterli ve istenen düzeyde bir çalışmayı gerçekleştiremedi.

    Partinin yayın organı ve sesimizi tek duyurduğumuz Yeniçağ Gazetesinin düzenli olarak yayınlanması için büyük gayret sarf edildi ve sarf edilmektedir. Bu süreçte Yeniçağ Gazetesine duyulan ihtiyaç kendini daha da net olarak ortaya koymasına rağmen, parti üye ve sempatizanlarının gazeteye ayni önemi vererek yeterli desteği de sağlamadığı geçen dönemin bir gerçeği olarak önümüzde durmaktadır. Partinin son 14 yılda sesini kitlelere duyurduğu bu yayın organın yaşatılması konusunda parti üye ve sempatizanlarına da önemli görevler düştüğü, bu nedenle gelecek dönemde bu konuda ciddi çalışmaların yapılması gerekliliği vardır.

    YBH Gençlik

    YBH Gençlik 2002, Aralık ayından bugüne kadar gerek Kıbrıs’ta gerekse de yurtdışında çeşitli çalışmalar yapmaya devam etti.

    YBH Gençlik bu süre zarfında çeşitli sohbet toplantıları, seminerler düzenleyerek, çeşitli yayınlar hazırlayarak gençlik içerisinde çalışmalarda bulundu. Ayrıca YBH Gençlik gerek Kıbrıs sorunun en yoğun yaşandığı süreçte, gerekse Aralık 2003’de yapılan “seçim”de aktif olarak çeşitli eylemler yapmış, eylemlere katılmıştır. YBH Gençlik bu dönemde Kıbrıs sorunu ile kendini kısıtlamamış, özellikle Irak ve de Filistin’de süren şiddete karşı gerek ortak gerekse de tek başına eylemler düzenlemiş, dünyadaki büyük savaş karşıtı gösterilere Kıbrıs’ta düzenlenen eylemlerle dayanışma mesajı iletmiştir.

    Tüm Kıbrıs’ta çalışmalar yürüten gençlik yapıları ile gerek yurtiçinde gerekse de yurtdışında çeşitli çalışmalar yapılmış, ortak bildiriler yayımlanmıştı.

    Bu süre zarfında YBH Gençlik, Kıbrıs Gençlik Konseyine (CYCIC) ilk tam üye olan Kıbrıslı Türk gençlik örgütü olmuştur. Ayrıca YBH Gençlik bu dönemde Kıbrıs Gençlik Organizasyonun Danışma Komitesine de üye olmuştur. Bu şekilde YBH Gençlik, Avrupa gençlik politikalarının uygulanma süreçlerinde aktif yer alarak düşüncelerini somut olarak yaşama geçirerek diğer gençlik örgütlerinin bir adım önüne geçmiştir…

    Bu çalışmalar çerçevesinde, Girit’te Beyaz Kitap tartışmasına, Roma’da Avrupa Gençlik Formu Konsey Toplantısına ve Almanya’daki Gençlik katılımı ile genişleme kutlamalarına YBH Gençlik Kıbrıs Delegasyonu içinde yer alarak katılmıştır.

    Tüm bu çalışmalarla birlikte, YBH Gençlik yakın geçmişte yaşananlarla ilgili de iki ana başlık altında çalışmalarını yürüttü. “Unutturmayacağız” başlığı ile 1958, 1962 ve 1964 yıllarιnda öldürülen ilerici, yurtsever Kıbrıslıları öldürülme yıldönümlerinde anmaya devam etti. Ayrıca 1974’de sivil masum insanların öldürülmesini hem kuzeyde, hem de güneyde düzenlenen etkinliklerde anarak “milliyetçiliğe daha fazla kan yok” mesajını vermeye devam etti. Bu etkinlikler rejimin temsilcilerini derinden rahatsız etti. Geçen yıl Temmuz ayında yapılan etkinliğe paramiliter örgütler mobilize edilerek engel olundu. Basın açıklaması Muratağa Köyü girişinde iki toplumlu olarak gerçekleştirilebilmişti. Bu yıl ise hükümetçilik oynayanların Kıbrıslı Rumların vatandaş olmadığı gerekçesine sığınarak izin vermemesi üzerine Ledra Palace’de durumu protesto eden ve geçen yılki görüşlerin korunduğu iki toplumlu bir açıklama ile kamuoyuna duyurulmuştu.

    Son söz

    Son on beş yıldır, işgal altındaki bu ülkede, çok zor koşullarda mücadele sürdüren partimiz, son dönemde de, aynı kararlılık içinde mücadelesine devam etmiştir. Son iki yıl içinde, partinin yıllar önce ortaya koyduğu hedeflerin gerçekleşmesi açısından önemli bir dönem olmuştur. Partimiz bu dönemde, hiçbir anlamı olmayan “meclis”i ve vitrinin diğer süslerini teşhire devam etmiştir. Ülkedeki politikanın kirletildiği, siyaset cambazlarının her gün kılık değiştirdiği, Ankara’dan talimat almak için birbirleri ile yarıştığı bir ortamda partimiz, bütün bu entrikaların dışında kalarak rejime karşı onurlu mücadelesini sürdürmüştür.

    Bu mücadele uzun soluklu bir mücadeledir. Süreç içinde çeşitli sıkıntılar yaşandı ve yine yaşanacaktır. Ancak şurası açık ve nettir ki, bu mücadelede yıllardır alın teri dökenler, bedel ödeyenler, bu mücadelenin raydan çıkmasına, yozlaşmasına ve diğer düzen partileri politikaları ile özdeşleşmesine bundan önce nasıl izin vermedilerse bundan sonra da vermeyeceklerdir.

    Bu çetin, zor ama onurlu mücadeleye yıllardır katkı koyan, destek veren herkese, toplumun çeşitli kesimlerindeki sempatizanlarımıza ve üyelerimize teşekkür ederiz.

    Bu çetin, zor ama onurlu mücadele, şimdi, tüm Kıbrıs ve tüm Kıbrıslılar için yeni bir tarihi görev yolculuğuna çıkıyor. Yolumuz açık olsun.

    Tüzük değişiklikleri

    Tüzük değişiklik kararı (1)

    Tüzük’te Yurtsever Birlik Hareketi adının geçtiği yerde Yeni Kıbrıs Partisi yazılmasına ve YBH adının geçtiği yerde YKP yazılmasına ve yeni tüzük basımına kadar öyle yazılmış gibi okunup uygulanmasına ve yeterli duyuru yapıldığına kani oluncaya kadar, gerektikçe YKP yanında parantez içinde YBH yazılmasına karar verilir.

    Tüzük değişiklik kararı (2)

    Parti tüzüğünün, partinin amacı ve tefsir yan başlıklı 2. maddesinin 2. fıkrası,

    e) “üye”, Kıbrıs’ın AB üyesi olmasından sonra Kıbrıs’ta yaşayan tüm AB yurttaşlarını ve yurttaşlıktan başka yasalara göre partilere üye olmasında sakınca bulunmayan her kişiyi,

    (Ancak, bu tüzükte yurttaşlara verilen tüm haklardan eksiksiz olarak yararlanabilecek olan kişilerin, yasalar buna uygun olarak değişinceye kadar yasalara göre üye olabilecek olanların hak ve yetkilerini ihlal etmeyecek şekilde, hak ve yetkilerini kullanmalarına olanak verecek şekilde, seçme yapılarak tüzük uygulanır ve ayrı listeler düzenlenir.)

    ifadesi eklenmek suretiyle değiştirilmesine karar verilir.

    Gerekçe: Kıbrıs’ın AB üyesi olması ve referandumla onaylanması sonucu halen değişmeyen anayasa ve yasalara ters düşmeden AB yurttaşlarının partiye üye olmalarını sağlamaktır.

    Tüzük değişiklik kararı (3)

    Parti tüzüğünün, partinin amacı ve tefsir yan başlıklı 2. maddesinin 1. fıkrasının silinerek,

    1) YKP, ileriye doğru değişmeye açık, demokratik, sosyal hukuk devletini eksiksiz gerçekleştirmeyi, Kıbrıs’taki tüm emekçi sınıf ve katmanları kucaklayarak emeğin globalleşmesini erek alır ve başta AB solu olmak üzere dünya soluyla işbirliğini amaçlar.

    Şeklinde yeniden yazılması suretiyle değiştirilmesine karar verilir.

    Gerekçe: Partinin yeniden düzenlenen programı ile uyumlu olabilmesi amacıyla, yeni programdaki ifadeler partinin amaçlar kısmına yazılmıştır.