Tarık Ali ile tanışmak – Ulus Irkad

Must read

ulusTarık Ali Pakistan kökenli, İngiltere’de yaşayan filozof, yazar, aydın ve siyasetçi bir düşünce adamı. Çok uzun yıllardır gerek yazılarını okumakta ve gerekse hakkında birçok bilgiler edindiğim bir insan. Aynı zamanda hem Pakistan hem de İngiltere’de 68 Hareketi’nin öncülerinden. Pakistan’dan düşünceleri dolayısıyla kaçmış ve gittiği İngiltere’de 68 hareketini başlatan, birçok radikal eylemlere imza atan tarihsel bir kişilik aynı zamanda. Kendisinin basılmış, birçok felsefe, ideoloji ve roman türünde kitapları da bulunuyor.

Diyalog Merkezi’nin Salahaddin Günleri dolayısıyla, Tarık Ali’nin Kıbrıs’a gelip konuşma yapacağını öğrenince bu fırsatı kaçırmamak için Cumartesi günü akşamın erken saatlerinde Mağusa’dan ayrılarak Lefkoşa sınır bölgesi, Ledra Palace Bölgesi’ne gittim.  Tabi, başından Tarık Ali’nin geleceği söylenmesine rağmen, oraya vardığımda, onun sadece Skype’dan konuşacağı söylendi. Halbuki bana göre başından itibaren Skype’dan konuşacağı söylenmeliydi diye düşünüyorum. Dürüst olunmalıydı. Doğrusunu söylemek gerekirse ben  onunla karşı karşıya gelip sohbet etmek için oraya gitmiştim ama ne isterse olsun onunla Skype’dan  da sohbet etmek gene de ayrı bir olaydı.Belki de Skype’dan konuşacağı söylenseydi, gene de az olan katılımcı sayısının daha da az olacağı düşünülmüştü herhalde. Herneyse, Ali konuşmasına öncelikle Salahaddin Günleri konusunda konuşmaya başladı ve ve tabi ki temel konusu Orta Doğu oldu. Bu konuda Batı’nın bir çifte standart içinde olduğunu belirtti. İran’ın nükleer silah sahibi olmasından ötürü tepki gösteren Batı’nın, niye İsrail’in nükleer silah sahibi olmasına ses çıkarmadığını, halbuki Orta Doğu’da şu anda işgalci konumunda olan bu devletin maalesef bu silahı rakiplerine karşı her an kullanabileceğini de belirtti. Geçenlerde orada yayın yapan bir gazetenin İsrail’de şartların 1933 Almanyasına benzediğini ve her an orada faşizmin ilan edilebileceği iddiasında bulundu. Bu arada sadece İran’ın değil, Uzak Doğu Asya’da, Kore dahil birçok ülkenin hatta Hindistan’ın da nükleer silahlara sahip olduğunu konuşmasına ekledi.Super Güçler’in Orta Doğu’yu bir kaos alanı haline getirdiklerini ve öncelikle Irak sonra da Suriye’yi böldüklerini belirtti. Iraktaki olaylar sürüyordu. Sonra Suriye’de olaylar başladı. Onbinlerce insanın şu anda öldüklerini belirtti. Super Güçlerin bu konularda ne yapmak istediklerini pek anlayamadığını, daha doğrusu onların da ne yapmak istediklerini bilemediklerini belirtti. Pek tabi ki sorunlardan daha fazla silah sanayilerinin faydalandığını belirtti konuşmasında. Orta Doğu’nun en bölünmüş halkı Kürtlerin, Irak, Suriye, İran ve Türkiye’de zor şartlar altında olduklarını, bu bölünmüş halkın bilhassa son zamanlarda, Türkiye’de adeta bir soykırımla karşı karşıya kaldığını ve yüzlerce Kürt insanının Türkiye’de yedi aydır şehirlerini savunurken ölmekte olduklarını ,hala daha ne olup bittiğini Türkiye Devleti’nin yaptığı karartmadan dolayı  bilemediklerini söyledi.

Son zamanlarda Türkiye’nin bayağı otoriter bir faşizme doğru kaydığını ve Kürtlere karşı acımasızlığını artırdığını belirten Tarık Ali, Türkiye’yi bekleyenin bu gidişle sadece kaos olduğunu da sözlerine ekledi. Tarık Ali bu arada Mısır, Tunus, Yemen ve diğer Kuzey Afrika ülkelerinde de sorunların olduğunu ve bu ülkelerdeki sorunların da dünyayı gene büyük bir savaşa sürükleyebileceğini de belirtti. Bu arada batı’da büyük bir göçmen  karşıtı hareket olmasına ve Batı devletlerinin göçmenlere karşı tedbirler almaya başlamasına rağmen,  Londra’da bir göçmenin, sosyalist bir Pakistanlının belediye başkanı seçildiğini, Muhafazakarların bu kişi için seçimler sırasında çok ırkçı bir söylem kullandıklarını ama bunların etkisiz kaldığını da söyledi.

Orta Doğu için Demokratik cumhuriyet veya sosyalist federasyonların çözüm olabileceğini belirtti. Konuşmasının sonunda ona birkaç soru sorma fırsatım oldu. Öncelikle Kıbrıs hakkında ne düşündüğünü sordum. Bana Kıbrıs’ın en kısa zamanda birleşmesi gerektiğni ve şu andaki nesillerin de buna hazır olduğunu belirtirken, bu arada Kıbrıs’ta İngiliz üslerinin ne aradığını sordu. İngiltere’den binlerce mil uzakta,  İngiliz üslerinin  Kıbrıs’ta ne yaptığını ve niye oradan kalkan uçakların Arap ülkelerini vurduğunu veya dinlediğini sordu. Gene ona, Marksist açıdan bir çözümün şimdiki dünya sorunlarının çözümü olup olamayacağını sordum, o da elbette tüm dünyada emekçilerin söz sahibi oalbileceği ve de onların kuracağı emekten yana sistemlerin dünyadaki şimdiki sorunlara çözüm olabileceğini belirtti.

Tarık Ali’yle Skype’tan iletişimimiz de bu şekilde birkaç karşılıklı soruyla sona erdi. İnşallah günün birinde sadece skype’dan konuşarak değil de gerçekten karşılaşırız diye düşünüyorum…

- Advertisement -spot_img

More articles

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

- Advertisement -spot_img

Latest article