Sırkıran – Gürgenç Korkmazel | kitap

Must read

Bu kaçışlar, nereye kadar sürecek? – Özkan Yıkıcı

Hala yaşananları görmezden devam denilsin. BRT kurumu her haberinde bize Ersin Şov sunup sanki normal halmiş gibi de hükümet kurma temaslarını anlatıp haberleri noktalasın....

Garantörün oyunlarına devam – Alpay Durduran

Akıncı seçimlere yakın ununu eleyip eleğini de astığı görüşmelerde artık bizim kuşak yapmadığına göre başkası da yapamaz demiş olmasına rağmen yine seçileyim de Allah...

Kadına şiddet ve KTÖS – Yılmaz Parlan

Kadın cinayetleri, şiddeti ve istismarı insanlığın ve o toplumun yegane ayıbıdır. Kadınların öldürülmesi, sistematik şekilde şiddete uğramaları aslında o ülkede hukuk sisteminin çalışmadığını, iflas ettiğini...

sırkıranRadikal Kitap

Kitapları Kıbrıs’ta yayımlanan Gürgenç Korkmazel’in öykülerini topladığı Sırkıran Türkiye’de basılan ilk kitabı. Korkmazel, Türkiye’de daha çok dergilerde yayımladığı şiir ve öyküleri, çeviri ve derleme kitaplarıyla tanındı.

Adeta şiirsel gücün beslediği bu ikinci öykü kitabı birbirinden çarpıcı öykülerle dolu. Bir kere, keder sık sık yerini ironiye bırakıyor. Sonra, doğa, yaşam, yalnızlık, sevgi, ölüm, cinsellik gibi konular sert bir dille, çarpıcı bir anlatımla işlenirken sanki hayatın ve insan ilişkilerinin sıradanlığı vurgulanıyor. Kısacası, başka bir kavrayışla okuru dinginliğe çağıran bir kitap, Sırkıran.

Kıbrıs’a özgü toplumsal, kültürel, politik değerlerin kattığı güncel boyut da dikkate alınırsa, Sırkıran için, “iyi bir şairden ustalıklı öyküler” ya da “değerleri giderek yükselen günümüz öykücülüğüne güneyden gelen bir sıcak hava dalgası” demek mümkün.

Ayakta durup onu seyrediyorum. Birinin uyuyuşunu seyretmek, onu çıplakken seyretmekten çok daha özel bir şey… O kadar çocuksu ve tatlı ki, gece boyu ona söylediğim ve düşündüğüm olumsuz şeyler için pişmanlık duyuyorum. Ve birden, onu ve annesini terk eden, “ateşte yanarken görsem üstüne işemem” dediği, babasıymışım gibi hissediyorum.

 

Kitap tanıtımından 

Günümüz öykücülüğüne güneyden gelen sıcak hava…

Kitapları Kıbrıs’ta yayımlanan Gürgenç Korkmazel’in öykülerini topladığı Sırkıran Türkiye’de basılan ilk kitabı. Korkmazel, Türkiye’de daha çok dergilerde yayımladığı şiir ve öyküleri, çeviri ve derleme kitaplarıyla tanındı.
Adeta şiirsel gücün beslediği bu ikinci öykü kitabı birbirinden çarpıcı öykülerle dolu. Bir kere, keder sık sık yerini ironiye bırakıyor. Sonra, doğa, yaşam, yalnızlık, sevgi, ölüm, cinsellik gibi konular sert bir dille, çarpıcı bir anlatımla işlenirken sanki hayatın ve insan ilişkilerinin sıradanlığı vurgulanıyor. Kısacası, başka bir kavrayışla okuru dinginliğe çağıran bir kitap, Sırkıran.
Kıbrıs’a özgü toplumsal, kültürel, politik değerlerin kattığı güncel boyut da dikkate alınırsa, Sırkıran için, “iyi bir şairden ustalıklı öyküler” ya da “değerleri giderek yükselen günümüz öykücülüğüne güneyden gelen bir sıcak hava dalgası” demek mümkün.

 

TADIMLIK
Ayakta durup onu seyrediyorum. Birinin uyuyuşunu seyretmek, onu çıplakken seyretmekten çok daha özel bir şey… O kadar çocuksu ve tatlı ki, gece boyu ona söylediğim ve düşündüğüm olumsuz şeyler için pişmanlık duyuyorum. Ve birden, onu ve annesini terk eden, “ateşte yanarken görsem üstüne işemem” dediği, babasıymışım gibi hissediyorum.

http://www.ykykultur.com.tr/kitap/sirkiran

- Advertisement -

More articles

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

- Advertisement -

Latest article

Bu kaçışlar, nereye kadar sürecek? – Özkan Yıkıcı

Hala yaşananları görmezden devam denilsin. BRT kurumu her haberinde bize Ersin Şov sunup sanki normal halmiş gibi de hükümet kurma temaslarını anlatıp haberleri noktalasın....

Garantörün oyunlarına devam – Alpay Durduran

Akıncı seçimlere yakın ununu eleyip eleğini de astığı görüşmelerde artık bizim kuşak yapmadığına göre başkası da yapamaz demiş olmasına rağmen yine seçileyim de Allah...

Kadına şiddet ve KTÖS – Yılmaz Parlan

Kadın cinayetleri, şiddeti ve istismarı insanlığın ve o toplumun yegane ayıbıdır. Kadınların öldürülmesi, sistematik şekilde şiddete uğramaları aslında o ülkede hukuk sisteminin çalışmadığını, iflas ettiğini...