Şimdi de mali aldı sırayı! – Özkan Yıkıcı

Must read

Lafola değil de konuyu özüyle öğrensek, birçok konuyu daha kolay anlama olasılığına da geliriz. Yok lafazanlıkla üstüne krema gibi faydacı yandaşlı çıkarsama eklemesini korsak; ozaman ne geneli, nede tek tek gelişmeleri anlama şansımız kalır! Sanırım “Suruç, Ankara, sina üzerinde düşürülen uçak, Beyrut saldırıları, ırak katliamları, derken yeni paylaşım zirveleri ve şimdi de Mali girişimli felaket ile Brüksel gerilimini” birlikte anlama olasılığımız da yoktur. Bütünselik olmadığı zaman da tek tek olaylarda boğulup, onunbunun savurganlık rüzgarına takılıp gideriz. Gerçekten birileri Mali kelimesi ile neden ilgilendirme ikilemini de anlamayacaktır. Aslında Doksanların senaryoları, planları ile başlanan Emperyalist “Yeni dönem” stratejilerinin, şimdi birer birer meyvelerini topluyoruz. Öyle bir topluyoruz ki birlikte yeşertilen ağaçların birbirini yakma adına kıvılcımalrı sıçratma tehlikesini dahi görmüyoruz. Konulan yeni stratejik “Terör” kelimesi ile oturtulan kültürler çatışma gelişimi, şimdielrde dünyada korku yaratmaya, tehlikelerle güvensizlik aşılamaya yetiyor. Yine Bütünsel düşünemeyen insanların ayni zamanda belek kaybı ile; dünün “demokrasi, özgürlük” taşıyacak neferlerin, şimdi karşımıza Elkayde veya IŞİD gibi karşıt yapılarla bir savaş kabusuna gelinmesini de birlikte pek az kişi düşünmektedir. Belek kaybı ile oluşturulan paranoyal normaleşmenin doğal sonuçlarını su gibi yutuyoruz.

Daha Paris kanı sokakta kurumadan, Ankara katliamının gerekçeleri sorgulanıp siyasal yüzleşme yapılamadan, Beyrutun acı gerçeği karşımıza dahi konulmadan, Rus uçağı durumu şöylesine geçiştirilir, Suruç üzerine su içmemiz istenir; Yeniden Suriye hesapları ile dünyasal stratejiler çatışma uzlaşma eylimelri ile uçuşurken; birden: önce Nijerya bokoharam la yeniden haber olurken; Mali otel baskını ile bizi pek gündemleştirilmeyen Afrika madalyonunun öteki yüzüne getirdi. Mali olayı daha yaşanırken de Suriye ekseninde Rusların Bonbaladığı Elnusraya “Türkmen bayırı” koyan Davutoğlu sesini yükseltiyor, Türkiyenin önemli bölgelerinden sokağa çıkma yasağı ile ölümler de doğal haberleşip şöylesine kulağımıza dokunuyor. Ama şu Mali birden yeniden günceye oturarak miğdemizi bulandırdı. Nerden çıktı şu Mali? Afrikanın çöleri ile de uğraşacağız! Zaten etrafta hangi kötülenen siyaset kesimi varsa; sağolsunlar adamıza gelip “Çözüm” için liderlerimize cesaret vermiyor mu? Yine de Mali bizden fazla ses verdi.

Aslında Mali saldırısını izlerken, tam bizlik bir bilgiye de rasladım. Konuyu bizleştirme adına bu bilgi ile konuya devam edecem… Mali islamında Sufilik vardır. Biranlamda denilip de siayset kesiminde yaratılamayan ılımlılık Mali islamında gerçekti. Bu yumuşak bakış geleneği, Malinin islamında yayılma etkisi de oldu. Bu durum başka faktörlerle altüst oldu. Hani bizde de “ biz böyle değiliz* inancımız insancıl olup baskı yok” lafları bolca yapıldı. Hat da: şimdilerde nifus ile artılrılan dozaj ile AKP dayatmalı Suni İslamlaşma karşısında, hala bazıları eski basit tutuma dayalı olarak “bunalr bizde tutmaz” sığıntısı devam etmektedir. Mali bu bağlamda bize de bir ders verici sonuca gelmesi bakımından önemlidir.

Sufi İslamcı Mali oldukça katı kuralara sahip değildi. Bu gelenek adeta Afrika ortasına islamın daha kolay yayılmasına da kolaycılık yaratıldı. Bağımsızlaşıp daha doğrusu Yeni sömürgeleşip devletleşince de; Mali devleti tıpkı benzeri devletler gibi çürük ve yolsuzluk bataklığına düştü. Hele de 23 yılık cunta yaşamı zaten gereken yanıtı vermeye yeter ve artar.Bu durum enazından siyasal güvensizlik ile eşitsizliklerin derinleşmesine neden oldu.

Mali klasik Fransız sömürgesi sürecinden geçti. Cunta sonrası sivil idare olsa da, yine de özelikle kuzeydeki yaşayan belirli kesimelrin eşitsiz gelişim le özerklik istemelerini de tetikliyordu. Fakat Mali de temelde ülkeyi sarsan son dönemlerin meşur BOP projesinin Afrika ufkundaki adımlar oldu. Fransa destekli Cezayir darbesi ile radikal islamcıalr da Malinin kuzeyinde yavaş yavaş yerleşmeye başladı. Burada Cezayir darbesi ile mali develtindeki malum çürümüş ikilemleri oldukça kuzey malide bölgesel talepler le ilslami bakışı tetikiyordu.

Lipya hareketi ile Kadafinin katledilmesinden sonra, Lipyaya gelen silahlı kesimler de artık Kuzey Mali de etkin olmaya başladılar. Bölgesel halkın otonom talepleri dıştan gelen İslamcıların Elkayde tipi yapılanmaya girmeleri ile Mali artık kuzeyi kopma ve güneyi devletin soyulma ikilemine doğru hızla yol aldı. 2012 Yılında resmen kuzeyde Elkayde Yerli Toroları etkisizleştirerek güç olarak hakim olmaya başladı. Yolsuzlukların devleti ise çareyi Askeri darbeyle güç kulanma seçkisine taşıdı. Fakat: Mali askerleri kuzeydeki İslamcılar karşısında tutunamadılar. Hemen bölge güçleri falan denilirken; Fransa kendi nifus alanında gördüğü Maliye müdahale etti! Böylelikle Mali kuzeydeki harekete karşı dış işkal güçle itifak la karşılık verdi.

Mali olayının gelişmelerini ilgili tarihte yazdım. Sonuçta Kuzey Malinin belirli kesimelrini Fransa ile bölgesel ülke askerleri ile birlikte Mali kontrol eder gibi oldu. Dünya askeri darbe ve Fransa müdahalesi ile konuştuğu Maliyi, birden unutuverdiler. Oysa Malide olaylar devam ediyordu! Hat da: son eylemi yapan Elmurabitun Elkaydeli yapı bu olaylar sonrası oluştu! Biranlamda Kuzey Afrika da bölgesel İslami güçler harketleri güçlendi. Yoksul ve eşitsizliklerle dolu bu bölgeye, ayrıca Lipya Kadafi katliamı ile bölgeye oldukça silah ve milis de girdi! Batı Emperyalistlerin Cezayir darbesi ve Lipya müdahalesi, bölgeyi adeta barut fıçısına getirdi. Eşitsizliklerin dinsel tabularla bütünleşen örgütlerin de yer bulmasına koşul yarattı.

Son Mali başkent otel baskını ve ardından müdahale eden ABD ve Fransız askerlin de olduğu karşıt yapı, orada nedenli korkunç ayrımlar oluştuğunu gösteriyor. Ayrıca: Mali ülkesinin dış güçlerle ayakta durmaya çalışan devlet gerçeğini de acı şekilde ortaya seriyordu.

Yaratılan ve beslenen yapıların silah, güç ve dinin kulanımı altında sömürgeleştirme rantı ile adeta bir tipik Mali örnek le karşımıza getirildi. Elkayde, Fransız ve Amerikan üçkenli güç platforumu ile otel baskınlı insan faciyalı eylem! Birileri varlıklarını, ötekiler güçlerini kulanırken; onca övülen Mali batı örnekleminin de geldiği acı sonucu da haykıran cesetler resmi dikiliyuordu!

Bolca eylem yazıldı. Saldırının dehşeti ve bunu operasyonla kurtarma haberleri eklendi. Arada malinin kısa bilgileri de verildi! Bunlar artık doğalaşan basit haberciliklerin ötesine gidemiyor! Oysa Mali belki de hiç ama hiç katgısı olmayan genel stratejilerin, bölgesel hesapların ve en önemlisi; etrafında yaratılan yıkım ile içte oluşturulan işbirlikci yolsuzluklar devltlerinin, insani dramlarından birini yaşayarak, kendi bedelini ödüyordu! Kadafinin gitmesi, Cezayirde seçimi engelenme darbesi, Afkanistanda Soviyetlre karşı eğitilen, sonradan Elkaydeleşen kesimler, hepsi uzak denilen Maliye ulaşıp böylesi bir siyasal taplo yaratılıyor. Konuşulmayan Afrika ise ancak bu tip katliamlarla gündem olma travması da ekleniyor.

- Advertisement -spot_img

More articles

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

- Advertisement -spot_img

Latest article