Orman değil tarihi servet de gitti – Alpay Durduran

yazarın tüm yazıları -->

Ne yazık ki uyarının üzerinden çok geçmeden bol konspirasi (nifak sokucu teorilerle dolu) yayınlarla yeni bir musibetle ders alma kursu geçirdik. Anlayana sivrisinek saz derler. Ders aldıysak çok önemli bir kazanç elde etmiş olacağız. Yani bundan sonra yaza yani kurak ve sıcak iklime girdiğimizde orman ve tarla yangınlarına karşı önlemler alabilmek için Orman yangınlarına karşı hazır kuvvet ekipleri oluşturma hareketi başlamış olurdu. Amma öyle bir şey başlamamıştı ve ilk uyarılar da geldiği Halde izlenebilecek hareketlenme yoktu. Şimdi bu yangının ardından kaç kişinin hesaba çekildiğini izleme zamanı geldi. Ortada bir süreç olsaydı yani yangın tehlikesine karşı alınmış önlemler olsaydı onların etkinliği konuşulurdu. Demek ki kimse uzun yıllardan beri gerekeni yapmadığı gibi şimdi de yapmamıştır.

Dikkatle gereksiz suçlama yapmaktan kaçınmaya çalışarak diyebiliriz ki yangıncılardan ormancılara sorumluluk yüklenmiş insanlar dahil daha üst kademeden de 21 kişi atılmamış adımların sorumluluğunu taşımaktadır ve kimisi bütçeye bu maksatla ödenek koymamakla, kimisi konan ödeneklere dolaylı katılacak ödenekler içinde kendisinin kusurun olup olmadığına bakmamakla kusurludur. En üst kademedekiler bugün hesap sorulacağını vaat etmemekten en ağır suçu işlemiş olanların ezikliğini taşıdıkları için muhalefet de iktidara gelip gidenlerden ise aman susayım demekle suçludur. İktidara uğramayanlardan ise işin siyasileri suçlamakla geçiştirilemeyeceğini öğrenememekten ve hala seçilmekle önlenebilecek şeyler listesinin her ödeneklinin siyasidir değildir bakmadan görevini ve sorumluluğunu ve yatıkları yanında yüklendiği sonuçlar ne yapılabileceğini de düşünüp önerme yapma görevi olduğunu öğrenememekten sorumludur.

Kısacası meşaleye dönen zeytin ile kömüre dönen tavşanın suçu çoğuna bağlıdır. Ancak gene de esasen protesto için partilere sorumluluk yüklemek ve şikâyet varsa onların kapısını çalmak gerekir.

Halkımızın bildiği deyim meclis bir halkın yansımasıdır. Ancak özgür bağımsız bir ülkenin halkı ise yansıma tamam olur yoksa yani halkın oyuyla bile gelse seçilenler halkın servetlerini kamuoyu yaratmak ve halkı gütmek için kullanabiliyorsa yansıma tamam olmaz. Demokrasi varsa böyle bir durumda yani hukuken yasa egemenliği iddiası varsa sonuçta halkın oyu alınacaktır yani partilerin önünü protestocularla dolar taşar.

Bu feci yangın sonrası yasaların emri seferberlik hazırlığı yapmak ve araç gereci tedarik etmek olduğu halde adım atılmamışsa partilerin önünde tepki dalgası görülmeli, polis ve savcılık görev suiistimalini araştırmaya başlamış olmalı memur sendikaları kıpırdamayan üyelerini soruşturma kararlarını almış olmalıdır.

Yanan tavşan resmi, meşaleye dönen asırlık ağaç görüntüsü uyarıcı değilse suçlanabilecek yükseklerden çok kişi sıradadır. Veya olmalıdır.

Siyaseti kişisel çıkar için istismar etmek isteyen ve onun çabasına yardımcı olmayı menfaatine görenlerin eline teslim ettiysek göreceğimiz bundan başka bir şey olamaz. Onun için mücadele sert ve kesin olmalıdır. Yasal görevini ihmal edip kurtulanlar rejimin dibini kemiren kemirgenler gibidir.

En büyük vicdanların inşa etiği çok adil ve verimli rejimleri kemiren bu gibi istismarcılardır ama esasen onları affedenlerden fazla değil!

Çocuğunuzu yüzmeye bıraktığınızda cankurtaran kulesinde gözcü olan yüzme bilmeyen birisi gibi olanlara hesap sorup bir daha yüzme bilmeyen kuleye çıkmaya cesaret eden olmasın.

Anayasamız var. Çok kavgalardan sonra sosyal hakları güvenceye almak için yansın üstünlüğünü defalarca vurgular. Ancak bir koronavirüs tehdidi gelince anayasa beş paralık oldu. Çalışanların haklarının korunmasına yardım için devlet kesenin ağzını açmış ve işverenlerinin yükümlülüklerinden kurtulmalarına izin verilmiş.

Aynı devletin resmi belgelerine göre ise bizim özel sektör sürekli devlet teşviklerine dayanan desteklerle ayakta kaldığı gibi şirketler yasasına göre hiçbir güvencesi kalmamış borçla yani halkın servetlerinden başka bir şey sayılamayacak varlıklarıyla ayakta durmaktadır. Yani devlet yasayı uygulasa iflasların ı ilan edecek ama etmez. Şirket patronları ise başka hesaplarda tehdit altında olmasınlar diye tuttuğu servetini güvencede tutar. Devlet ise emekçilerinin alın teri ile yarattıklarının çok azına denk olan emek payını kesip batması diyerek merkezden kendi kimsen ödemiş, onların yasal haklarını alamaması için de yasadışı ilan etmiş.

Bize de bu ekonomik daralmaya karşı önlem düşünmeyi bıraktılar. Yasagücünde kararname çıkararak temel haklara dokunulamaz emri varsa da Corona ile korkutulan halkımız evinden çıkamadığı gibi itiraz edip de sorun yaratmamayı düşünecek kadar saf olduğunu gösterdi.

Resmi araştırmalar göstermektedir ki sermayedar kazanç vergisinin %80’e yakınını kaçırmaktadır. Aynı zamanda şirketlerin sermayeleri yetersiz ve hisse sahipleri hisselerin i ödemiş değil taahhüt etmişlerdir. Anonim dedikleri bile herkesin adını bildiği kişidir. Onun serveti ise bankalarda ve yatırım olanağı vergi kaçırmaya müsait olan yerlerdedir. Emekçilerini birkaç ay az kar edince batacak değildir.

Esas durumu güç olanlar çok küçük birimledir. Onlar da çok zorluk olmayan bir fon ile üretime devam edebilirler. Yasagücünde kararnameye de gerek duymazlar.

Bunlar açıkça ortadadır. Ama etraftan tozdumanın kalkmasını beklemek gerekir.

YKP esas sorunun hep olduğu gibi yasal yükümlülüklerini yerine getirmeden çalışan işler ve onları yola getirmeye çalışması gerekirken destekleyen sorumlu memur ve amirlerin hizaya getirilmesi ve izlenebilen, dayanıklı ve hesaba gelir bir yapının sağlanmasıdır. Bu pandeminin yaratacağı sorunları gidermek için gereken fonlar devlet destek ve bağışlarını ve yasadışı işlere göz yumanların rüşvetlerinin peşine düşülürse kat ve kat sağlanabilir.

Hakkında bilgileri basına düşenlerden başlandığında gerekli araştırma fonları elde edilir ve gerisi hızla gelir.

Ülkemizi vergi kaçakçılarının merkezlerinden biri olarak dünyaya tanıtanlardan hesap sorarak gizli kazançları aydınlığa çıkarmak ve devletin hakkını almak sorunu ortadan kaldırır. Yeter ki halk popülistlerin devleti kemirme şansı için çevirdikleri entrikalara kanmasın ve bir gelmemek üzere onları seçimlerde devirsin.

- Advertisement -
- Advertisement -
5,932BeğenenlerBeğen
796TakipçilerTakip Et
1,049TakipçilerTakip Et
13AbonelerAbone

Diğer yazıları

Yönetimin yapısı ve bütünlüğü – Alpay Durduran

Ülkemizde idaredeki birinin diğerinden bihaber olduğu aynı kurulda görev yapanın diğerinden habersiz kararlar ilan ettiği gibi işaretlerden çok açık meydandadır. Başbakanın sağlık bakanından başka...

Seçim davulu burada ve Türkiye’de çalarken gündem de aynı nitelikte – Alpay Durduran

Siyasetin kalitesi farklı da olsa siyasilerin çevresinde bulunan siyasi çalışmalar konu olarak çok benzer. CHP muhalefeti de hangi adayın nasıl kabul veya reddedildiği gibi...

Hükümet nasıl çalışmaya başlar – Alpay Durduran

Emret başbakanım adlı TV dizisinde İngiltere’deki hükümet çalışmaları izleyiciye zevk versin diye hazırlanan çok başarılı ve kitap halinde de basılmış bir eseri izlemiştim. Eser...

Yolsuzluk, nepotizm ve popülizm suçtur – Alpay Durduran

Yolsuzluk gangsterlerin, kara para çamaşırhanelerinin ve kâr artırma spekülasyonlarının arkasındadır. Onlarla mücadele için en etkili araç etkin ve verimli bir yönetim kurmaktır. Devlet mekanizması...

Ombudsman Emine Dizdarlı Hukuk Devleti’ni anımsattı – Alpay Durduran

KKTC iddiasına ve hukukuna göre bir hukuk devletidir. Ama yurttaşları hukuk devletini umursamaz. Açıkça görülüyor ki bir toplumun gücünü elinde tutanlar hukuk devletini umursamamaktadır....

YKP basın açıklamaları

İstirdat savaş nedenidir, savaşa hayır, yaşasın barış!

Yeni Kıbrıs Partisi Sekretaryası'nın 1 Eylül Dünya Barış günü nedeniyle yayınladığı açıklama şöyle: Bugün bölgemiz savaş, silahlı çatışma ve yeni askeri müdahalelerin ve işgallerin sürekli...

Hukuksuzluğa karşı direniş her yerde

YKP Sekretaryası mahkemelerde süren davaları değerlendirdi. Açıklama şöyle: YKP dahil birçok örgüt, kurum kuruluş COVID-19 başladığında yasaların uygulanmasını talep etti, UBP-HP hükümeti ise yasadışılığı normalleştirip...

Yarınki eyleme katılım çağrısı yaparız

Yeni Kıbrıs Partisi, yaptığı açıklama ile güneyde çalışan emekçilerin yarın düzenleyeceği eyleme destek belirtti. Açıklama şöyle: YKP olarak, Kıbrıs bölünemeyecek kadar küçüktür söylemini kurulduğu günden...