Mutlu yalıtımlar seçim var olsun – Alpay Durduran

1255

Korona bize iyi işleyen bir kamu yönetimine gereksinmemizi ölçtürmüş ve sağlamamız için her tür fedakârlığı yapmamız gerektiğini göstermiş olmasını dilerim.

Ne kadar dünyalık hortumlamış olsak da bir insan olarak faniyiz ve cavlağı çekeceğimiz gibi hortumladıklarımız için de daha uzun süre yaşamaya ne kadar uğraşsak çare olmaz.

Sevdiklerimizi düşünsek onların acısını da çekmeğe engel olamayız.

Devlette hatır gönül işlerini çevirmeyi de iyi bir halk yardakçısı olarak biliyor olsak da tabutumuzu sevdiklerimiz taşıtma ayrıcalığını mı sayacağız! Tam tersine onların da kurtarılamayarak yitip gitmelerini izlemekten başka şansımız yok.

Denebilir ki bunları hacı hocalardan dinlerler de ders alana yok. Olsun varsın.

Anlayan vardır ve şunu demek istiyorum. Sağlık bakanı bile yüksek tansiyondan hastaneye kaldırıldı ama ondan az önce sağlık temsilcisinden öyle konularda hastaneye gidip de meşgul etmeyin uyarısını dinlemiştik.  Muhtemelen istifa etmesi için zamanın geldiğini görmekle üzülmekten tansiyonu yükselmiştir. Esas olan seçmenin oyunu etkin ve verimli çalıştırmak için devlet yönetiminde reform ve reorganizasyon yapmak için AB’den harcanan paranın gereğini yapmayan ve onların reformu nasıl yapacağınızı anlatmak için isterseniz bizi çağırın mesajlarını reddedenlerden hesap sormaktır.

Sormadıkları gibi haberdar olduklarını gösterecek en ufak bir işaret bile vermeyenlere, halk isteyebilir diye ürküp altı aya kadar tamamlayacağız, yılsonuna kadar tamamlanmış olacak gibi demeçler verdikten sonra hükümetle beraber devrilip gidenlere ders vereceğiz demediler. Yani maksat ne idi ise ona göre seçilenler bile gereğini yapıp reformu tamamlamadılar ama bir yıldan fazla reform vaadi vermeye devam ettilerdi çünkü bunun gerekliliğini biliyorlar, önemini takdir ediyorlar ve halktan oy almanın bir yolu olarak görüp propaganda malzemesi yaparlardı. Seçmen ise umursamadı ve partilerine baskı yapıp ya reformu tamamlayıp zamanını görev tanımına uygun ölçülen ve başarı göstergelerine göre değerlendiren sistem içinde kamu görevleri olmasını sağlamaya çalışmadı.

Liyakat sistemi lafazanlıklarına son vermediler ama liyakat sisteminin uygulanması ne demektir diye açıklama zahmetine katlanmadılar. Seçmen de nerede nasıl siye sormaya kalkmadı. Sanki sistemi bilirlermiş gibi yaptılar. Uygulanmadığını gördülerse de sorup öğrenelim demediler. Tam tersine her şeyi bilen kimseler tavrıyla konuşup vaat vermeye devam etiler. Seçmen ise kendine ayrım yapılmasını yeterli görmüş gibi kahve lâkırdılarını devlet yönetimi gibi anlatanlara inanmış gibi yapıp oy vermeye devam etti.

Şimdi sormak gerek kaç kişi devlet yönetiminde torpil yasaktır, liyakat ölçümü yapmak için başarılı işler kayda geçirilmelidir ve meslek ehline verilmesi gereken işlere siyasi düşünceden başka gevezeliği olmayan insanları asla atamamak gerektiğini anlamak ve buna inananları seçmek gerektiğini görmüş ve anlamıştır. Popüler siyasi sloganları geveleyenler siyasi denetlemeye de siyasi amaçlara da hizmet etmez. Analarımızın bize nasihati olan yalan söylemeyin, haram yemeyin, kanunlara karşı gelmeyin yanında artık seçmen olacaksınız liyakat sistemini de iyi anlayın ve siyasetçinin kayırdıklarının hortumlamalarının izini sürecek bir güvenlik sistemi ve bir siyasetçinin desteklediğini desteklemediğinin de izlemekte olduğu bir düzen içinde enseleyecek ve en üst makama kadar elini uzatabilecek bir yaptırım düzenine inanmalıyız. İnananları desteklemeli, partilere bunu empoze etmeliyiz.

Yoksa işte bir virüs yüzünden aksak işleyen bir kamu düzeninde kızınız başka bir ülkede kalır, siz gidip yardım edemezsiniz. Engeller koyacaksanız hata olmaması için enine boyuna düşünüp planlama yapmayı öğrenmelisiniz. Bunu bilmek, hastaneye yüksek tansiyonla yatan sağlık bakanına sahip olmak ama sıkı düzeni denetleyecek bir kamu yönetimine sahip olmamak demektir. Seçemezsek altında kalırız.