Memleket için iyi şeyler olmuyorsa olmasına çalışmalı – Ulus Irkad

Must read

Ülkemizdeki sol niye belirleyici olamıyor – Ulus Irkad

Aydınlanma Çağı Avrupa’ya geldiğinde Avrupa’da boğazlaşmalar, Orta Çağ’da dinin olumsuz etkileri devam etmekteydi. Ama Orta Çağ’la birlikte aniden Rönesans ve Reform Hareketleri Avrupa’nın kaderini...

ABD Türkiye yörüngesinden izler – Özkan Yıkıcı

Konuya dalmadan, özet bir anımsatma yapmak gerekir. Gözden kaçırmamamız gereken sistemsel önemde gelişmeler vardır. Kapitalist yapı genelde krizlerle boğuşuyor. Ekonomik finasman bunalımı, ekolojik kriz,...

Türkiye’de Cuma operasyonları üzerine – Özkan Yıkıcı

Gecenin sessizliğine büründüm. Etrafta gezen sivri sinekler beni epey rahatsız ediyor. Yazacağım makaleyi planlarken, birden peşpeşe gelen Türkiye gelişmeleri ile dünyadan gelen eleştirilerin Kıbrıs...

Toplum bezmiş ve marazi bir toplum olmuş diye konuşuluyor. Fakat herşeyden önce şunu da kabul etmeliyiz. Yani toplumun bezmiş ve marazi bir toplum olmasında sadece sağ sermaye adına ortaya çıkanlar mı sorumlu? Değil elbette… Bu toplumun başına gelebilmek için daha önce de binbir terane dökerek ve topluma da hiç gerçeği söylemeden iktidar oldum iddiasında olanların yaptığı yanlışları ve ihaneti ortaya çıkarmak gerekmektedir. Bir kere şunu kabul etmek gerekiyor: Bu ülkede gerçek bir tesbit yapılmadan ve bu yapılan tesbitten dolayı ortaya çıkan sorun ve engeller ortadan kaldırılmadan hükümetçilik oynamaya gerek yoktur çünkü sonuçta geleceğiniz nokta aynıdır. Yani 30 yıl önce nereye gelmişseniz gene o noktaya geleceksiniz. UBP hiç laf etmeden seçim almışsa, ondan öncekinin büyük hataları da bu sonucu yaratmıştır. Ondan öncekinin kapı açmaları ve AKP’nin dayatmalarıyla önüne koyduğu paketi uygulatmak için sendikalar ve diğer örgütlerle girişilen tartışmaları burada unutmak bana göre gereksiz çünkü gene seçim olsa ve gene UBP kaybedip bu defa da CTP hükümete gelse, aynı sonuçları yaşayacağız. Peki ama sorun ne ve 30 yıldır biz niye aynı sorunlarla yaşamaktayız? Sorun çok önceleri başlayan Kıbrıs olaylarıyla burada dıştan gelen vesayetçi yapının yerleşmesi, 1974 olaylarıyla bu yapının pekişmesi ve hala daha bugün devam etmesidir. Peki ne yapılması lazım?

Öncelikle bu sorunu ortadan kaldırmak gerekiyor. Nasıl kaldırılabilir bu sorun? Tüm örgütlerin tek bir platform altında toplanıp bunu açıkça Türkiye ile konuşmak ve hatta ben daha da ileri gidiyorum; gerekirse oradaki örgütlerin dinamizminden de faydalanmakla. Yani oradaki çalışan kesimler, ezilenler ki bilhassa BDP’li iki milletvekili Kürkçü ve Süreyya Önder’in TBMM’de bizdeki muhalefete açıkça kapı açışları ve onların seslerini TBMM’de dillendirmeleri en açık dayanışma ve yardımdır. Bu gibi Türkiye dinamik güçleri elbette bizdeki tüm siyasal örgütlerin sesi olacaklardır. Tabi ki bunu yaparken muhalefetteki bazı partilerimizin mensupları ile parti ileri gelenleri ve devlete seçilenlerinin, AKP konusunda görüşlerini gene almak isterdim. Çünkü bu adamlar gerek bu kesimleri temsil eden örgütleri ve gerekse bu kesimler konusunda şimdiye kadar pek de sol açısından iyi bir gelişme gösteremediler; aksine bunlar aleyhine demeçler de verdiler. Veya sessiz kaldılar BDP konusunda… Gerçi Sayın Kürkçü ve Önder’in bu kesimleri kaale almayarak konuşmalar yaptıklarına eminim. Şu anda bir anket yapsanız bu toplumda azımsanmayacak sayıda birçok insanın TBMM’deki bu konuşmaları onayladığını göreceksiniz.

Ben sol olacak bir kişinin öncelikle AKP’den yana taraf olmayacağına eminim. Tamam onların ilk zamanlar yaptıkları reformları takdir edebilirsiniz. Ama sol demokrat bir aydının “Türkiye’de olsam onlara oy verirdim” şeklindeki temayülünü şu anda AKP’nin ezilen Kürt halkına, aydın kesimlere ve çalışanlara karşı Türkiye’de yaptıklarını göz önüne getirerek hiç onaylayamam ve bu konuda da AKP’nin eleştirilmesi gerektiğine inananlardanım. Hele hele Recep Tayyip Erdoğan’ın Kıbrıs’a 20 Temmuz 2011 günü gelişinde, tüm sendikaların coptan geçirilmesini hiç onaylamamaktayım. Tüm bunlara karşı hala daha sen bir demokrat ve de utangaçça güya solcu olarak “AKP’yi destekler ve onlara oy veririm” dersen elbette bugün Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde gündem tayin eden Kıbrıs konuşmalarıyla takdir toplayan iki milletvekilinin topladığı hem takdiri toplayamazsın hem de halkının sana verdiği desteği yerine getirmez, meftayı mezardan çıkarıp dirilttin diye eleştirilirsin de.

Sol örgütlerin oluşturacağı bir platform ile Kuzey Kıbrıs’ın demokratikleşmesi, Kıbrıslıtürklerin siyasal iradesinin her yöne yansıması konusunda kollektif bir mücadele verilmeli, bu konuda Kıbrıslıtürklerin yanında olan Türkiye’deki kesimlerin de dayanışma ve desteği alınarak, Türkiye’deki egemen kesimlerden acil olarak konuşma ve Kıbrıslıtürklerin şu andaki durumu konusunda tartışmak ve uygulanması için talepte bulunulmalıdır. Aksi olursa acı çekecek olan Kıbrıstürk halkı olacaktır. Kıbrıstürk halkı yok olursa meclistekilerin ne olacağını merak ediyorum…

- Advertisement -

More articles

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

- Advertisement -

Latest article

Ülkemizdeki sol niye belirleyici olamıyor – Ulus Irkad

Aydınlanma Çağı Avrupa’ya geldiğinde Avrupa’da boğazlaşmalar, Orta Çağ’da dinin olumsuz etkileri devam etmekteydi. Ama Orta Çağ’la birlikte aniden Rönesans ve Reform Hareketleri Avrupa’nın kaderini...

ABD Türkiye yörüngesinden izler – Özkan Yıkıcı

Konuya dalmadan, özet bir anımsatma yapmak gerekir. Gözden kaçırmamamız gereken sistemsel önemde gelişmeler vardır. Kapitalist yapı genelde krizlerle boğuşuyor. Ekonomik finasman bunalımı, ekolojik kriz,...

Türkiye’de Cuma operasyonları üzerine – Özkan Yıkıcı

Gecenin sessizliğine büründüm. Etrafta gezen sivri sinekler beni epey rahatsız ediyor. Yazacağım makaleyi planlarken, birden peşpeşe gelen Türkiye gelişmeleri ile dünyadan gelen eleştirilerin Kıbrıs...