KTÖS Avrupa Komisyonu’na mektup gönderdi

Must read

Kıbrıs Türk Öğretmenler Sendikası ülkede yaşanan sorunları içeren bir mektubu Avrupa Komisyonu Başkanlığı’na gönderdi. Mektup şöyle:

 

Jose Manuel Barroso

Avrupa Komisyonu Başkanı

Kıbrıs bir bütün olarak 2004 yılından bu yana Avrupa Birliği üyesi ve Kıbrıslı Türkler Avrupa Birliği vatandaşı olmalarına rağmen, adanın kuzeyinin 1974 yılından beri Türkiye’nin kontrolünde olmasından dolayı kaderleri ile başbaşa bırakılmışlardır.

Türkiye 1974 yılında garantörlük sorumluluğu çerçevesinde Kıbrıs Cumhuriyeti’nin toprak bütünlüğünü korumak ve bozulan anayasal düzeni tekrardan tesis etmek için adaya askeri müdahalede bulunmuştur. Adanın kuzeyinde kendine bağlı bir kukla yönetim kurmak ve adanın kuzeyini kolonileştirmek, sorumlulukları arasında yoktur. Uluslararası hukuğun ve antlaşmaların çiğnenmesi bir yana, devam eden kolonileştirme süreci çerçevesinde Kıbrıslı Türkler’in toplumsal varlığı tehdit altındadır. Adanın kuzeyi kumarhane, fuhuş ve kara para merkezi haline getirilirken, şimdi de Lefkoşa Türk Belediyesi’nde yaşananlar dolayısı ile ortaya çıkan pislikten salgın hastalık tehlikesi ile karşı karşıya kalmış bulunuyoruz. Avrupa Birliği yardımları ile yapılan Lefkoşa kanalizasyon sistemi çalışmaz durumda olup, hastalık saçarken, yapılan diğer yatırımlardan da Kıbrıslı Türkler de yararlanamamaktadır.

Gelinen durum ortadadır ve salgın hastalıkların sınır tanımadığı gerçeğini hatırlatmakta yarar görüyoruz. Avrupa Birliği vatandaşlarının yaşadığı ve Avrupa Birliği içindeki bir ülkede salgın hastalık tehlikesinin kol gezmesi ve yaşamı tehdit etmesine duyarsız kalınması anlaşılır gibi değildir. Eğer bizi Avrupa vatandaşı olarak görmüyorsanız ve adamızın kuzeyinde devam eden kolonizasyon ve Kıbrıslı Türkler’in toplumsal yok edilmesi sürecine kayıtsız kalmak istiyorsanız, bunu açık açık ifade edin. Eğer Kıbrıs’ı bir bütün olarak AB üyesi yapmışsanız o zaman adanın kuzeyindeki tüm yapılanlardan sorumlu Türkiye’ye uluslararası sorumluluklarını ve uluslararası antlaşmalara saygıyı hatırlatın. Özellikle Avrupa Birliği dönem başkanlığının Kıbrıs Cumhuriyeti makamlarında olması ve Kıbrıs’ın baş şehri Lefkoşa’nın yarısında salgın hastalık tehlikesi olması ve AB vatandaşlarını tehdit etmesine AB’nin sessiz kalması, AB’nin ekonomik ve siyasi çıkarının, insan yaşamının üzerinde olduğunu vurgularız. AB vatandaşı olan Kıbrıslı Türkler’in insanca yaşamaya hakkı olduğunu ortaya koyar, konu ile ilgili açılımınızı bekleriz.

 

- Advertisement -spot_img

More articles

- Advertisement -spot_img

Latest article