Konuşturulmayan libyadan düşünceler – Özkan Yıkıcı

yazarın tüm yazıları -->

Libya yeniden deyerlendirilmeye gerek olan konumda duruyor. Fakat, genel sansürlemenin de ekseninde. Nedense, Türkiye direk Libyaya müdahale ederken, cihatçı taşırken, askeri varlığını sürdürme yanında, deniz üstü ve hava üstü kurmaya uğraşırken, ülke konusunda da konuşturutmama baskısı da yoğun. Libyada olan görüşmelerden tutun yapılan anlaşmalara dek TC ana akım ve havuz medyasında pek haber yorum bulmak güç Libyadaki paralarını alamadıkları için Türkiye yanlısı cihatçıların çıkardıkları olaylar, yeni Libya hamleleri bilgileri pek duyulmaz. Sadece, TC yetkililerin demeçleri ve ziyaretleriyle bir taraftarcıl Libya duyulup yapılan ve tartışmalı olup geleceği epey şüpeli olan denizn anlaşması da çıkara göre ihtiyaç olduğu anda seslendiriliyor. Böylesi tuhaflıklarıla ve çıkarcılık idolojik olgularıyla bir Libya gelişmesi yaşanmaktadır.

Nitekim, son Libya genelinde yapılan anlaşma, bunun B.M. kaydına girip desteklendiği, ilk defa ABD Libya oynunda direk katılımcı hale geldiği süreçle ilgili TC merkezi eksenden henüz ses yok. Dahası, daha önce de yapılan ve son anlaşmayla tekrarlanan şekliyle de “Türkiyenin de hem cihatçıları hem de askerlerini” çekmesi çağrısı da direk mevcut olmaktadır. Hala, konuyla alakalı Türkiye cepesinde ses yok. En azından yazı yazılırken ki durum bu. İşin daha da geliştirilmiş şekli, geçici yönetim oluşumu ile ilerde yapılacak seçimlerin tarihi de konuldu. Adaylar var ve belli olan şimdiki Traplus yönetiminin TC taraftarı Saracın da olmayacağı kesin gibi. Tabi ki burası Libya, aktörü çok ve üstelik Libya içi taraflar daa oldukça çok. Her an aşirte çelişkisi veya dinsel ayrışmaların da olmla olasılığı mümkün.*****

Libyadaki gelişmeleri izlerken, mutlaka akılda kalması gereken önemli gerçekler vardır: Libya son döneme dek Kadafi tarafından yönetilip, aşirtler birliği sağlanıp, nkendine has yönetim şekliyle yaşıyordu. Emperyalist dünya gerçeğini de ötelememenin önemi burada. Libyanın bu durumundan memnun olmayan batı da Ortadoğu Projesiyle Libyada Kadafiyi yok etmeği hedefledi. Dincilik ile aşiret farklılkları hep besledi. Bunu farkeden Kadafi da batıya inanılmaz tavizler verdi. Amerikaya hem petrol şirketlerinden pay hem de askerlerini eğitmesine varan içeleşme olanakları sundu. İngiltereye de benzerlerini verip önemli  kaynaklarını da Lonra bankalarına aktardı. Fransaya daha da ileriye gidip, Sarkoziye milyonlarca seçim finansman kaynağı dahi sundu. Birçok ayrıcalık daa türkiyeye de sundu. Olmadı! Sonuçta, desteklediği veya beslediği güçler yine Kadafiyi katlettirerek yok etilerr. Şimdi yaşanan Libyanın nedeni sonrası oluşan kağosla yıkanların pay alma mücadelesidir.***

Yukarda özetlenen iki yanlı gelişmeler sonucu, B.M. temsilcisi Libyalılara direk şu mesajı verdi: “Kıbrısta hiç böyle direk öneri gibi öyüt  veren B.M. temsilcisi olmadı”! Libyalılara, yapılan bu anlaşmanın önemli fırsat olduğu vurgulandı. Devamında, sorunu kendilerinin çözmesi gerektiği, bu anlaşma ile olanağın sunulduğunu hatırlatıyor. Anlaşamama halinde ülkeyin yutmak için dış güçlerin beklediğini de uyardı. Anlaşamama halinde bu güçlerin Libyayı parçalayacaklarını da belirti. Direk müdahale eden ülkeleri de anlaşmaya uyup askerlerini çekmesini de belirti. Nitekim, önceki yapılan anlaşmada, Türkiyenin de cihatçısı ile askerini çekme kararı vardı. Türkiye bunu brakın takmayı, devamını sürdürdü. Tabi, Türkiye kamuoyuna bu gelişmeler sunulmadı. Geçenlerdeki Libyalıların anlaşmalarında ayni kurallar konuldu. Hat da ilk defa ABD yetkilisi de Libya sürecine katılarak “Türkiye, Rusya ve BAE ülkelerinin Libyadaki askeri güçlerini ve faaliyetlerini durdurmalarını açıkladı. Burada Libya sahnesinde yeni olan, düne dek fazla katılmayan ABD, birden son dönemde Baydınla birlikte Libya semalarında konuyu yönlendirme yönüyle ve B.M. kararıyla işe koyuldu.

Görüldüğü gibi, Libyada çok yönlü gelişmeler oluyor. Taraflar çok hem iç cepede hem de dış katılımcılar oldukça fazla. Önemli mesaj ise enerji kaynağının deyeridir. Onun için hala akıl tutulmasında olan Kıbrıslılar gazla zenginleşme rüyaları yerine, enerji gazının nasıl sonuçları oluşturduğuna baksa daha iyi olur.

Libya olayı önemli. Kıbrıs için deyişik özellikleri de var. Türkiyeye göre bölgesel hegemonya kurma ve pastadan yararlanma önceliktir. Yeni Osmanlı stratejisiyle Müslüman kardeşler eksenli politika izliyor. Bu nedenle öteki katılımcılar her kesimle diplomatik ilişki kurarken, Türkiye taraf ve tek tip davranışta duruyor. Bu sonuçla da Libya görüşmelerinde Türkiye masada yok. Ama, askeri gücü ve cihatçılarla taraf olarak orada. Böylesi karışık siyasal konumda.

Kıbrıslılar için şu önemli; Libyada diplomatik görüşme deneyimi yapılıyor. B.M. tavrından tutun öteki politik davranışları iyi izlemek gerekir. Çünkü biz merkezi bölgesel güç deyil, müdahale edilip parçalanan adada yaşıyoruz ve Sorun diye anlamdırılan koşullarddayız. Diplomasi ve çözüm kuralları oldukça önemli esrumanlardır. Kimse Libyada yaşananların Kıbrıstakilerden daha zayıf olduğunu da söyleyecek derecede apltalaşmasın!

Kısaca, Amerikanın katılımıyla da Güvenlik konseyinin de çabalarıyla bir yere doğru gidiyor. Üstelik Türkiye hariç öteki katılımcılar Libya için birşeylerin yapılıp parçalanmaması çizgisine doğru da gidiliyor. Bakalım, Libya macerası neleri yaratacak. Elbet bu tip sorunları izleyip yorumlamak da Kıbrısta önemli sayılmalıdır. Hele de gaz aşkımız da artığı bu dönemde.

- Advertisement -spot_img
- Advertisement -spot_img

Diğer yazıları

6,005BeğenenlerBeğen
796TakipçilerTakip Et
1,116TakipçilerTakip Et
47AbonelerAbone

YKP basın açıklamaları