Kıbrıs’tan Afganistan’a mesaj – Özkan Yıkıcı

yazarın tüm yazıları -->
"Bu Memleket Bizim" yayınları

Türkiye cumhurbaşkanı Erdoğan geniş bir heyetle Kıbrısa gelir. Önceden hazırladığı koşulalrla da önemli müjdeler vereceği beklentisi gerilimle birlikte beklenmeye başlandı. Konuşulan birçok senaryo, zaten pratikte uygulanan durumlardı. Geçitkale hava alanının üst olma açıklaması, aslında pratikte çoktan uygulamadaydı. Benzer siyasal mesajlar da pratikte çoktan yoluna sokuldu. Yine de korku ve merakla büyük gelen heyetle müjdeler beklenmeye başlandı. Ancak, saray yapma ve millet bahçesi dışında müjde çıkmadı. Üstelik, kulanılan dil de beklentinin ötesinde yumuşaktı. Bunun havasına katılan bazı  barışçıl gazetecielr da halizisyona girdiler. Erdoğanın federal yapıyı ima etiğine dayir lafları da sıraladılar. Böylesi çelişkili hızlı zaman döngüsü oluştu.

Kıbrıs müjdesi pek beklentilerde deyilken, bayram namazındaki Afganistan mesajı epey yankı getirdi. Kıbrıs müjdesini örtü. Özellikle Talabanla inaanç ortaklığı veya yakınlığı sözleri, şaşkınlık yaratı. Bütünsel düşünemenenin, veya hala idolojik bakışı anlamama tutumu, böylesi şaşkınlığa hazır koşul oluşturur. Hele de birkaç gün önce Ayni Erdoğaan, Talabanı Afkaanistanı işkal etmekle suçlaması da hatırlanınca,böylesi açıklamanın etki yaratması normaldı. Bu arada, Maraş hamlesini de artık “hık demenin” politikacısı olan Tatara söyletildi. Tepkilrin buraya yönelmesini amaçlıyordu…

Afganistan mesajı hele de Talaban benzetmesi, birçok çevreyi rahatsız etti. Bazı Talaban tutumları hatırlatıldı. Laik olmadığı vurgulandı. Her başlıkta, Talabanla Türkiye farklılıkları vurgulandı. Zamanındaki “Türkiye iran olamaz” hikayesine benzetildi. Halbuki biraz bütünsel düşünülse, konu başka açıdan tartışılacaktı. Hele de Türkiyenin son dönemdeki dış politikasındaki hamleler yan yana getirilince, kimlerin desteklendiği anımsanırsa, konu daha kolay, taşları üzerinden tartışılacaktır.

Bir geçmiş hatırlatma: Afganistan cihatçı şeryatcı örgüt liderlriyle kimlerin beraber resmi vardı? Bu resimlerle Afganistanın mücadelesi diye alkışlanmadımı? Hikmetyarla hangi politikacıların ortak resmi yayınlandı? Bunlar, öyle şimdi Afganistan politikasının oluşmadığının basit anımsatmlalarıdır. Hele de kadınları alıp Kabilden kendi merkezine gegtirip ırzlarına geçen Dostumla Türkiye ilişkileri de hatırlanırsa, konu biraz daha doğru zemine çekilir.

Yine şu gözle yyaklaşalım: öyle uzağa gitmeğe de gerekmez. Suriyenin kuzeyinde örneğin idlipte Türkiye kimleri destekliyor. Kuzey Suriyede başta Afrinde nifus mühemdisliği yaparken, hangi kesimler yerleştiriliyor. Ayni Soruları Libya için de sormak mümkün. İsterseniz Lübnan veya Afganistana neden asker gönderilip, hangi örgütler lehinde tutum alındığını da araştırabilirsiniz.

Yukarda sıraladığım direk desteklenen örgütlerin cihatçı oluşu veya Elkayde uzantılı olup Talabanla ilişkileri de anlaşılınca, bu son adım neden yanlış görülsün. Örneğin, idlipte Suriye devletine kaarşı korunan Elnusra türevli örgütlerin, kadına bakışı Talabandan nedenli farklıdır? Bu arada, dünya kamuoyunda dolaşan bilgileri de ekleyelim: Türkiyenin başta Suriyeden bazı cihatçıları örgütleyip, özel şirket adına Afganistana göndermeye hazırlandığı belirtiliyor. Bunların, özellikle Uygur ve Çeçenleri  de içerdiği haberi de ekleniyor. Uygur ve Çeçen demek, Afganistan üzerinden Rusya ve Çine yönelik de tehlike demektir. Emek ki işler öyle kolay deyil. Ama, pratikte son dönemde Türkiyenin desteklediği, eeğitiği yapılara bakarsanız, Talabanla ilişki urmasının öyle anormal gelecek siyaset olmadığı da ortada.

Ayrıca, Talaban ile Türkiye Afganistanda hiç çatışmadılar. Kurşun dahi sıkmadılar. Üstelik, Talabanın emperyalislerce kurulduğu, Pakistan istihbaratının rolü da eklenince, bu çenberde Türkiye Pakistan ikilemini de doğru koymak önemlidir. Belli ki başta ABD Talabanla anlaşırken, onun Afganistan konumuna karışmazken, Talabanın da batıya yönelik eylem yapmama garantisi alındığı anlaşılıyor. Elkaydenin bu nedenle dıştalandığı da kesindir. Yine de Suriyede resmen Türkiye ile batı resmen Elkaydecileri desteklemektedirler. Bunlar yeni Afganistan denkleminde yeni hazırlıklardır. Pakistan gerçeği, Türkiye ilişkileri, Amerikan onaylı gibi karışık görülen ilişkiler, sonuçta Afganistan cepesiyle Çin Rusya sıkışması hedefi de vardır. Bundandır ki Rusya dahi Talabanla görüşüp kendini garantiye almaya çalışıyor. Amerika ise Orta asya ülkelerine Talaban korkusuyla, üst kurma hamlelerine çoktan başladı.

Tüm bunları toplayınca, Erdoğanın sözleri kulağa hoş gelmeye bilir. Yaşam alanı ise bu tip örgütlerle ortaklaşma gerçeğine de bakınca, öyle fazla öfkelenmek de gerekmez. İdliptekilere göz yumulrurken, Çeçenden Uyguralara varan cihatçıları kulanırsanız, Talabana karşı çıkmanın anlamını da açıklamak gerekir. Sanki Suriyenin kuzeyinde yapılanlar pek de iyiymiş gibi kendi kendimizi kandırmayalım.

Erdoğan büyük  bir heyetle Kıbrısa geldi. Korkuyla müjde beklemenin sürecini yaşadık. Ama, bayram namazı sonrası, mesaj Afganistana verildi. Şimdiye kadar çatışmayan Talaban Türkiye sanki savaşa girecek gibi algıya sarılındı. Sonra da başarı hikayesi yazılmaya  başlanacak. Unutmadan, Afganistanın dünyada en büyük afyon üreticisi ülke olduğunu da mutlak a  her pazarlıkta akılda tutun. Tabi ki mesaj Kıbrıstan çakılırken, kaç Kıbrıslının olaydan haberi olup deyerlendirme yaptığı da bir başka yazının konusu.

- Advertisement -spot_img
- Advertisement -spot_img

Diğer yazıları

5,999BeğenenlerBeğen
796TakipçilerTakip Et
1,144TakipçilerTakip Et
56AbonelerAbone

YKP basın açıklamaları