İttifak deneyimleri ile Macaristan Türkiye – Özkan Yıkıcı

yazarın tüm yazıları -->
"Bu Memleket Bizim" yayınları

Seçim süreci sonlandı. Biz de yaşanan her konuyu unutuk. Tartışılan önemli konuları da çoktan braktık. Oysa, seçim döneminde özellikle itifak ve birleşme konuları belirli çevrelerde epey yer buldu. Duygusal ve gidrek bahane bulma tutumlarında başarılamayan itifak veya birleşme kelimeleri oldukça önemli yer aldı. Şimdi, bu kıyasıya yapılan, sert sözler kulanılan, yenilgilre bahane edilen, kendi teslimiyetine örnek kılınan itifak veya birliktelik olguları nerede ise hiçeleştirilip, öteki seçim dönemine dek buzdolabına konuldu. Yine de birçok ülkede gündem haline gelen, özellikle otoriter devletlerlde muhalefetin baş vurduğu itifak konusunda ilerde işe yarar, deneyimi iyi anlaşır diye iki ülkeden örneklem seçtim.****

Macaristanda Urban diye otoriter bir lider var, sık sık peşpeşe seçimleri her alanda kazanmaktadır. Uyguladığı baskıalrla birçok gözlemciye göre de Yeni Faşizim örneği olarak kabullenildi. Baskı ve yasaklarla muhalefetin de canını okuyor. Üye olduğu AB yapısında da gidrek artan sıkıntılar oluyor. Urban bir anlamda otoriter yeni faşist lider haline gelirken, öte yanda AB içinde kurallara uymayan, ters düşen anti demokrat yapısıyla da oldukça eleştirel tepkielr alıyor. Fakat, onca eleştiriye karşın, AB Urbana hala sert tavır koymuş değildir. Böylesi Ab aynası da karşımızda duruyor.

Muhalefet her seçimde başarısız oluyor. Üstelik, baskı ve komplolarla seçimde brakın çoğunluğu 3.2  oy Urbanın almasını da engeleyemiyor. Sonunda, muhalefet çare aramaya başladı. Baktı ki bir araya gelip güçleri birleştirip, sandıkta alınan seçimi korumak için birliktelik güç gerekiyor: ozaman itifak anlaşmalarına girdiler. Ancak, Urbanın sert yapısı nedeniyle ayni liderle karşı çıkma değil de muhalif cepe oluşturma girişimine girdiler. Anlaşma önemlidir: her seçim olayında birlikte gireekler. Tek adayla Urban karşıtı olacaklar. Genel seçimde de adaylarını ortak seçecekler. Bunu da liderler veya partilerin kendisi değil, halkla bütünleşme adına kendi üyeleriyle sandıkta belirleyecek. Önce, partiler kendi aralarında adaylarını seçecek, Sonra seçilen adaylar tüm üyelerin katılacağı oylama ile itifakın adayı seçilecek. Macaristan muhalefeti bu süreci yaşadı. İtifaka mümkün olduğu kadar partinin katılmasını sağladılar. Tesadüfe bakın ki 6  parti ile itifak oluştu. Faşist eylimli partiden sol sosyalist partilere dek birçok parti katıldı. Böylelikle önümüzdeki aylarda yapılacak seçimlere kendi adaylarını seçmenlerinin onayı ile ortaya çıktı.

İtifakın ilk başarıları, yapılan ara seçimdeki belediyelerde görüldü. Şimdi genel seçimle Urbanın kazanıp kazanmayacağı döneme doğru gidiyoruz. Partiler şimdiden şunu kabulleniyor. Amaç, otoriter yapının gitmesidir. Kendi farklılıklarıyla yeni parlementoda yeniden siyasal gelecek aramaya başlayacaklar. Kendi iç farklılıklarının da Urban sonrasındaki döneme braktılar. Bu itifak deneğimi ve Macaristandaki otoriter yeni faşizmin yaşanırlığı seçimlerle bize epey birikimler brakacağı kesin. Özellikle de son dönemlerin yeni faşist otoriter liderlerinin dönemi olduğu algısı yayılmaya başladığını düşünürsek. Nitekim, ABD de dahi Trump kaybettiği seçimi çalmak için darbe girişimi dahi yaptığı, hala aklımızın bir yerinde duruyor.

****

Bir başka deneyim de türkiyede oluyor. Erdoğanın oluşturduğu Devlet bloğu Cumhur itifakıyla yönetim karşıtı, CHP ve İyi parti arasında Milet itifakı oluştu. Birçok kesim kolayca algı tutsaklığına düştü. Sanki Türkiyede genel bir muhalefet itifakı yapılmış düşüncesine geldiler. Oysa, yapılan iki parti itifakıydı. Hele de yerel seçimlerde başta HDP dıştan desteği de bu yanlış anlayışın gelişlemesine neden oldu. Başarısı elbet tartışılmazdır. Fakat, kalıcılık sanmak da aldatılmaktı. Nitekim, hafta sonu Türkiyede 6  parti lideri toplantısı da bu yanlış algının izleri görüldü. Çünkü, yapılan Milet itifak toplantısı değil, 6  lider toplantısıydı. Bunun sonuda Davutoğlunun itifak çağrı geliştirme önerisi de tartışmalar yaratı. Hemen ekleyelim: Türkiyede şu anda yapılmakta olan demokratik veya başka isimli itifaktan çok seçim itifakı eksenine geldi. Hat ta ortak denilen 6  liderin de bir itifakı yok. Bir başka handikap da şu ana kadar CHP dışında diyer gerek millet itifakındaki 1  gerek se öteki 4  lider egemen bloktan kopan ve parti kuran kişilerdir. Bir anlamda, CHP itifakını iktidardan kopan partilerle merkezi devlet ekseninde oluşturdu. Tabi buda nereden bakarsan değişik mesajlar alınan kesimleri içrmektedir.

İşin acı tarafı ise şu: Türkiyede özellikle Erdoğan döneminde resmen bedel ödeyen, sokakta direnen, taraftarlarını zindanlara gönderen muhalefetin temsil etme hakı hala yok. Gerek seçilen vekil ve belediye başkanlarını hapiste olan, sokakta direnen sol ve demokratların adı dahi bulunmuyor. Meclisteki HDP ve TİP gibi partielr de yok. Ama daha dün iktidarınb önemli planlayıcı düşünürlü bakanların şimdi muhalefet ekseninde olma paradoksu yaşanıyor. CHP iktidarın çizdiği yörüngede muhalefet yaparak kazanma peşinde. Hep sağ oya oynarken, emekçileri aydınları ve solu hep dışta brakma politikasını sürdürüyor. Bu nedenle bence hafta sonu 6  lider resmi oldukça eksik. Eksik olan başka bir durum da hala hedef net olmamasıdır. Buna acil olarak şu da malum: yapılacak seçimler normal demokratik koşullarda yapılmayacak. Önceden bunu örnekleri yaşandı. CHP ve yandaşları buna tavır koyamadılar. Mühürsüz zarflar belki de tarihi en önemli referandumla yaşandı.

Yukarda iki ülke örnekleri şimdiden gelecek için tartışılmaya adaydır. Sonuçları elbet ülkelerdeki örgütsel boyutla da belirlenecek. Macaristanı önümüzdeki aylarda göreceğiz. Türkiye ise ne zaman sorusuyla hala belirsiz. Ama Türkiyedeki 6  lider  resmine “yetmez ama” ile yanıtla şimdilik yetinelim. Zaten resim ve sonrası bu soruları şimdiden tüm göstermelik başarıya rağmen sırıtmaya başladı.

- Advertisement -spot_img
- Advertisement -spot_img

Diğer yazıları

5,999BeğenenlerBeğen
796TakipçilerTakip Et
1,202TakipçilerTakip Et
76AboneAbone Ol

YKP basın açıklamaları