İstatistik veriler, kalkınamamak ve nüfusunu bilmemek – Ulus Irkad

798

Ülkemiz Kuzey Kıbrıs’ta 1974 yılından beri nüfus sayımları yapılsa bile gerçek nüfus bilinememektedir. Kaç defa politikacılara veya yetkili kişilere sorulduysa bile gerçek bir yanıt alınamamıştır. Hatta bunlardan biri “Kalabalığız” diyerek olaydaki sorumsuzluğunu belli etmiştir. Bu yazıda bu ülkeye hangi ülkeden gelirse gelsin, emek verip sömürülen ve işgücü karşılığını alamayan insanlar katiyetle hedef değildirler. Ama bir ülkede ekonomi yanında sağlık, eğitim gibi tüm sahalardaki fonksiyonları planlamanız esastır. Yapılmayan da budur.Gerçekten, bu ülkenin nüfusu bilinmemektedir. Okullarda ve hapishanelerde elde edilen istatistiki verilere göre dıştan gelenlerin yanında Kıbrıslı yerli halkın yüzdelik oranının çok gerilerde olduğu biliniyor. Belli ki Kıbrıslıtürkler bu konuda ve bilhassa siyasal irade konusunda da geri kalmışlardır. Hapishanelerde de elde edilen veriler benzerdir. Fakat bunlar resmi veriler değildir. Resmi veriler maalesef yoktur. Peki bu ülke nasıl kalkınacak? Siz Beş Yıllık Kalkınma Planlarını nasıl yapacaksınız? Bu sorulara da bir yanıt verilememektedir. Hastahanelerde de bir yığılma mevzu bahistir ve maalesef şu anda hastalar hastahanelerden ilaç alamamaktadırlar. Hükümet, bütçe yetersizliğinden hastahanelerde ilaçlara yer ayıramamakta, hastalar ilaçlarını dıştaki eczahanelerden almaktadırlar. Daha geçenlerde tonlarca ilaç, hastahanelerde kullanılamaz durumda olduğundan dolayı

çöpe atılmıştır. Yeni Düzen Gazetesi Yazarlarından Sühat Dürü’nün istatistik verileri oldukça ilginçtir (29 Ocak 2020,Yeni Düzen). Bu arkadaşımızın koyduğu verilere göre 2018’de dört büyük hastahaneye gelen hasta sayısı 905 bindir.

Gene Sühat Dürü arkadaşın yazdığına, verdiği istatistik verilere göre an itibarıyle sağlık harcamalarının maliyetinin 356.6 milyon TL olduğu ve GSS ile bunun 252 milyon TL olacağı hesaplanıyor.

Gene ilginç bir istatistik veri de 1000 kişiye 1.66 doktor düşüyor. Bunun TC’de 1.7, AB’de 3.4 olduğunu öğreniyoruz. Gene 1000 kişiye düşen hemşire sayısının 2.66 olduğu ortaya çıkmış. Hemşire sayısı oranı Türkiye’de 1.41, AB’de 7.45’tir. 1000 kişiye düşen diş doktoru oranı ülkemizde 0.62 iken bu oran Türkiye’de 0.27, AB’de 0.60’tır. Sağlık yanında eğitimde de bilinmezler vardır ve maalesef bugün artan sınıf sayılarından ötürü Lefkoşa, Mağusa ve Girne’de zorluklar yaşandığı da bilinmektedir. Ülkemizde son 20 senede okul yerine cami yapıldığı ve bilime pek fazla pay ayrılmadığı da biliniyor. Devlet bütçesinden özel okullara para yardımı yapılıyor. Devlet okulları maalesef öksüz duruma düşürülmüştür. Bir zamanlar Kuzey Kıbrıs eğitimi Türkiye’de bile parmakla gösterilirken maalesef son zamanlarda Türkiye’den de gerilere düştüğü açıktır.

Daha 1985 yılında eğitim sistemimiz üstünde oynanmış, İngiliz Döneminden itibaren oldukça başarı gösteren ilkokulların altı sene olması zorunluluğu kaldırılarak, Türkiye’ye benzer bir eğitim sistemi yaratılarak, eğitim de müdahalelerle geriye düşürülmüştür.

Aslında İngiliz Döneminde Kıbrıslı öğretmenlerin uygulamış oldukları eğitimle Kıbrıs Avrupa’da bile saygınlığı olan bir sisteme sahipti. Ne yazık ki daha sonraları Kolleje bağlı, hep testlere dayanan ve dershanelerde geçen eğitim sisteminin bir faydası olmadığı görülmüştür.

Kuzey Avrupa’daki bilhassa Finlandiya’da takip edilen kitapsız ama grup eğitimi ve de araştırmayla, sosyal faaliyetlerin ve oyunların yoğunlukta olduğu, daha fazla yaparak öğrenmek üzerine kurulu olan sistem bizim için de etkili ve faydalı olabilir.

Finladiya sistemini de tarışacağız…