Hesaba katınılmayan İngiltere – Özkan Yıkıcı

yazarın tüm yazıları -->

Birçok siyasal krizi duyuyoruz. Amerikadan tutun Rusya, Türkiye, iran ve nice ülke adını direk duyuyoruz. Onların hegemonya mücadelesine yyönelik de yorumlar yapılıyor. Herkes kartını açık kulanıyor. Anlaşmalarda direk taraf olunuyor. Fakat, bizim de iyice yaşayarak öğrendiğimiz İngiltere denilen devlet de var. Üstelik epey denetimi, güçlü askeri politikası da var.MI6 gibi etkili ve gerçekten gayet gizli faaliyetlerle de kendini gizleyen istihbarat örgütü de mevcut. Fakat, Karabağ, Libya, Suriye ve nice gelişmelerde ingilterenin adını pek duymuyoruz. Eklemeden olmaz: şu anda sarayda olan Ersin Tatar epey zaman Londraya uçamadığı ve İnterpol tarafından da tutuklanma emri olduğu hep konuşuldu. Bıçak ile keser gibi olay kesildi. Daha ileri gidecek olursak; Kıbrıs son dönemini ingilterenin sömürgesi olarak yaşadı. İngiliz kültürel sömürge kültürü de epey etkili oldu. İşbirlikçi siyasal kültür bunun mirasıdır. Kıbrısta yaşanan önemli siyasal gelişmelerde eski nesil sanki anlaşmışçasına “ingilizin oyunu” demekten geri kalmıyordu. Sonra, Kıbrısta yaşananlarla özellikle K. KIbrısta belirli yaşın üzerindeki kesim, olumsuzluklar ve aşmazlıklar üzerine “ingilizin döneminde böyle deyildir” deneecek özlemler dahi duyuluyor.

Türkiye, Amerikan eksenli etkilenme ve bağımlışlaşma yaşayıp Doların ekonomik kullanımıyla kendini kanıtlarken, Kıbrıs da pek de İngiltere adı söylenmese de sıkışınca “İngiliz oyunu” cümlesini duyarız. Tabi deyişen nifus yapısı ve Amerikanın daha net tavır la açığa çıkan tutumları sonucu, ABD ismi daha sık kulanılır. Hat ta, adadaki çözümn son sözünün orada olduğu da vurgulanır. İngiltere ise pek konuşulmaz. Sterlini ise kulanımda. İngilterede oldukça Kıbrıslı nifusun olması da işin cabasıdır.

Ayni tutum kurumsal gerçeklikte de vardır. Amerikan CİA adını ve bazı müdahalelerini duyduğumuz çok olay var. Bu konuda kitaplar dahi yazıldı. Oysa, MI6 konusunda pek de fazla bilgi yok. Dahası, iki istihbarat örgütleri arasındaki bazı çelişkiler nedeniyle çelişkili müdahalelerin de olduğu gözden kaçar. 74 darbesindeki MI6 Makariyos ekseni pek konuşturulmadı. Son dönemdkei Karabağ, Suriye gibi konularda ingilterenin nerede olduğu pek bilinmez. Halbuki bazı yaşananlar vardır. Özellikle de Türkiye İngiltere ekseninde yakınlıklar çok. İngilterenin Türkiyenin AB girip Almanya karşısında lehine olmasını istediği, Amerikanın da ayni düşüncede olduğu biliniyor. Özal Teçır ilişkileri de malum. Türkiyede CİA ilişkileri konuşulurken, hat ta yazılan mektuplar dahi ortada dolaşırken, MI6 konusunda pek birşeyler bulmak güç. Örneğin, çoğu Libya ile ilgilenip yorum yapanların dahi aslında oradaki katakulli oyunuyla Saraç hükümetini B.M. ulusal mutabakat hükümeti olarak ingilterenin kabullendirdiğini bilmez. Yine, Türkiyenin Libya müdahalesinde İngiltere desteği ve teşviki  de hiç konuşulmadı. Oysa, Libyada özellikle Fransaya karşı İngiliz oyun kuları olduğunu olayı deşenler söyler. Bunalrdan birisi de Libyadaki İngiltere oynunu Ceyda Karan Türkiye basınında yazdı.***

Konuya neden deyindim: hafta sonu Yeni Yaşam gazetesinde, Zafer Yörük, bu konuda önemli bir yazı ele aldı. MI6 Dış operasyon temsilcisinin Türkiyedeki bazı temaslarına deyindi. Önceden Türkiyede elçi olması, Türkiyeye geldiğinde direk saraya gidip Kalınla görüştürü, Erdoğanla görüşüp görüşmediği ise bilinmediği bilgisini yazdı. Sorusu; neden istihbaratçı Mor neden istihbarat örgüt başkanı MİT Hakan fidanla görüşmediği kuşkusunu belirti. BBenzer birçok gelişmeyi yanyana koydu. İngilterenin Türkiye ilişkilerinin konuşulmadığı yönüyle konuyu deşmeye çalıştı.

Makaleyi okurken aslında şu sorgu da geliyor insanın aklına: neden ticari anlaşmazlıklarda Londra mahkemeleri sorumlu oluyor? Buna benzer bazı başka sorular da İngiliz şirketlerinin öteki şirketlere rağmen Türkiyeye sınırlama tavrı koymuyor? Tabi şunu da unutmayalım: durup dururken, neden Tatarın kararı kaldırıldı?Üstelik,mahkeme kararı da duymazken. Beleyır gizli ziyaretleri ve nicesi, bize önemli kuşkular getiriyor.

İlgili durumu zaten öğrendik: İngiltere ve özellikle MI6 pek etrafta görünmez. Aynen genel İngiltere politikası da son krizlerde pek etrafta yok. Ama, Kafkaslarda, Kuzey Suriyede, Libyada ingilterenin olmadığını da size kimse söyleyemez. Fakat, masada veya direk medya algı operasyon diplomaside de pek raslamazsınız. Ancak, Türkiye ile ilişkiler, biraz perde ayarlanınca aydınlanmalar da dışarı vurur.

Özellikle yazılım şekliyle Zafer Yörüğün yazısını okuyun. Okurken ki tarihlere bakın. Aklınıza şunu da getirin: İngiltere Kıbrısın garantörüdür ve 74 müdahalesi için Ecevit 18 temuz ingiltereye gidip beraber yapılmasını istedi. İngiltere de Türkiyenin yapmasını önerdi. Nedense, Ecevit kahramanları ve bağımsızlık arayışında olanlar bu önemli günü hep yok sayıyorlar. Maraş olayı veya K. Kıbrısa yerleşen İngilizler gerçeğine de bakarsanız, Tazmin komisyonunu öneren İngilizleri düşünürsek, Zafer  Yörüğün Majeste makalesini okurken ayni günelrdeki Kıbrıstaki Türkiye hamlelerini de birlikte yanyana koyarak ele alın.

İngiltere birçok yerde vardır. Etkisi de tartışılmaz. İngiliz siyasal oyunalrı da oldukça çok. Fakat, çoğu zaman İngiltere konuşulmaz. Ortadoğu veya Kafkasyada ingilteresiz olacağına kim inanır. Hemen bir kuşkulu olguyu daha ekleyelim: Tatarın tam da tutuklama kararı yok olup buharlaşırken, Türkiyede öldürülen MI6 Ortadoğu operasyonlar sorumlusu olayını kaçımız duyduk. Önemli şahsiyet hem de Türkiyede vurulup öldürülüyor da fazla gürültü dahi çıkmıyor. Oysa Sudi gazeteci öldürünce neler oldu neler. Aynen Çeçenlerin vurulması gibi.

Kısaca, hafta sonu okuduğum Zafer Yörüğün makalesi, beni böyle bir yazı yazmaya yönelti. İngilterenin adadaki gerçekliği ile giderek unutulup yok sayılma tutumlarından dolayı da makale bana daha da cazip geldi. Türkiye, Amerika ve Rustya meydanda. Fakat, İngiltere var olmasına rağmen etrafta yok. Galiba politik kısa yorum da bu.

- Advertisement -
- Advertisement -

Diğer yazıları

Güncelleşmeye doğru Batı Sahra – Özkan Yıkıcı

Bir gün gazetesinde iprahim Varlının da konuyla alakalı makalesini okuduktan sonra, olaya bir de K. Kıbrıs penceresinden deyinmeyi görev bilecek derecede kendimi verdim. Bazı...

Kuşatılmış algılarla sansür perdesinde kalma – Özkan Yıkıcı

Gerçeklerden ne kadar koparsanız, yaşananları da o  derece güç anlarsınız. Bu kural ile gelişen kurumsallaşma ise gerçeklerden uzaklaşıp, olanları da toparlamayacak duruma gelir. Ülke...

Parmaklarımın ucuna fırsat gelince – Özkan Yıkıcı

Karanlıklarla örülen ada gerçeklerimiz çoktur. Zaman zaman aralanan ufak bir ışık ise bize karanlık günlerin yeniden gündeme taşıma fırsatı da verir. Bu sadece karanlıkta...
5,973BeğenenlerBeğen
796TakipçilerTakip Et
1,078TakipçilerTakip Et
15AbonelerAbone

YKP basın açıklamaları

Avrupa Parlamenteri Niyazi Kızılyürek YKP’yi ziyaret etti

Avrupa Parlamenteri Niyazi Kızılyürek YKP’yi ziyaret etti… YKP Genel Merkezi’nde gerçekleştirilen görüşmede, YKP Sekreterya üyesi Alpay Durduran, Murat Kanatlı, Kemal Güçveren ve Hamit Aygün hazır...

Doğal gazlar doğal olduğu yerde kalsın

Aralık’ta toplanması gerek COP26 salgın hastalık nedeniyle ertelendi. Tüm dünya Paris Antlaşmasını ve ordaki amaçlara ulaşma yolunu konuşmaktadır. YKP Parti Meclisi COP26’ya yönelik tabandan...

YKP eyleme katılım çağrısı yaptı

Toplantı, gösteri yürüyüşü ve örgütlenme hakkı demokratik ve çoğulcu toplumun temel gereksinimlerindendir ve İnsan Hakları Evrensel Beyannamesinde ifade hürriyeti, toplantı ve gösteri hürriyeti madde...