Gizlilik yaratmak – Ali Sarıtepe

Must read

Nijerya’yı incelerken – Özkan Yıkıcı

Ülkemizde oldukça Nijeryalı yurtaş vardır. Sayıları onbinin çok üstünde. Klasik K. Kıbrıs gerçeği ile tıpkı nifusu bilinmeyen coğrafyamızda, Nijeryalıların da sayısı net olmayacaktır. Üstelik,...

Yitirilen şans ve müdahaleler – Yılmaz Parlan

Rejim bir seçimde daha istediği sonucu aldı. 1958 yılından beri filmde değişen bir şey olmadı; kimi istedilerse o oraya oturdu... Kıbrıslılar hayattan ve geçmiş tarihten...

Yorumlama yapılırken, eksik bilgilenme olunca ne mi olur? – Özkan Yıkıcı

İlgili makaleyi yazmamı Cumartesi gecesi TELE 1  prokramındaki önemli anlatılar neden oldu. Rusya ile yazılarını sevrek okudğum Hakan Aksayın yönetiği ve yine dış politika...

Seçimlerden sonra ne yapılmalı? – Ulus Irkad

Açıkça söyleyeyim mi ben aslında pek fazla bir şey de beklemiyorum. Seçimler bitmiş ama birkaç sendika dışında bir hareketlenme yok. Evet, ben de yazdım,...

Gizlilik, her şeyden önce bir şeyin bilinmemesi gerektiği koşullardaki saklandırma halidir. Onun bu hali tekil ve kolektif yaşamlar içerisinde var olduğu da bir vakıadır.

Bireylerin gizlilik/saklama, saklandırma hallerini bir yana koyarak; bizi esas ilgilendiren yanına yani kolektif yaşamdaki gizliliğe, kollektif yaşamın en organizesi olan devlette gizlilik, devlette saklandırma halleri ne hallerdedir kısmıdır.

Devlet, yasalar ve yönetmeliklerle belirlenmiş bir organizma hali ise; devletin yaratmış olduğu gizlilik ve saklandırma hallerinin de çerçevesi çizilmiş bütünlükler kuralı içerisinde olması onun en olması gereken halidir. Ve bu anlamıyla devlette gizlilik kuralı, o devletin kendine dıştan gelebilecek eylemliliğe karşı önlemler almasıdır.

Bunun yanında, bir devletin sınırları içerisinde demokrasi ve özgürlükler kavramı devlette bir kaide olarak egemen edilmemişse; bu konumdaki devlette gizlilik ve saklandırma hallerinin daha yaygın olduğu ve daha sık kullanıldığını gözlemliyebilmekteyiz. Bu, devletteki toplumun ya da toplumların demokrasi ve özgürlükler talepleri ve mücadeleleri içerisine girmesi durumlarında devlette gizlilik ve saklandırma kalkanlarının yaşam içerisine sıklıkla sokulduğu durumunu ortaya çıkarmaktadır.

TC, son on üç yıllık dönemine kadar gizlilikler yaratmak ve saklandırmalar yapma konusunda haddinden fazla pratikler yapmışken; önüne AB hedefini koymuş olduğunu söyleyen T.Erdoğan hükümeti yapmış olduğu icraatlarla, gizlilik ve saklandırma hallerini devletin günlük yaşamında rutin bir icraat haline getirerek; neredeyse geçmişe rahmet okutacak hale gelmiş bulunmaktadır.

Parlamentoda yasaların çıkması prosedürlerinde, çıkacak olan ve genel kabul görmüş yasa tekliflerinin yanına; paket yasa teklifi haline getirilmiş, muhalif olunacak yasa tekliflerini de bu paketin olmazsa olmazı konumu halinde meclise karar çıkarması olarak sunulması eylemi; hükümetin en bariz saklandırma hareketliliğidir.

İktidara gelmiş hallerinin özgünlüğü içerisinde devlet odaklı direnç odaklarını ortadan kaldırmak ya da etkisiz hale getirmek süreçlerinde ise gizlilik kararları uygulamalarıydı. O, bu gizlilik kararlarını alırken hukuk formunun savunma ayağını kırmakta ve süreci mahkeme haline getirdiğinde ise; ne olduğu belli olmayan gizli tanıklar türetmektedir. Kullandığı bu yöntemi o kadar çok uygulamıştır ki, tanığın gizli kalması hali dosya kapsamında ki kişilerin mahkum edilmesi esası üzerine oturtulduğu onun esası olmasıdır. Ve bu konudaki gizlilik kavramı dosyayı sonuca götüren bir yöntem olarak kullanılmış olmaktadır.

Projelerini ve eylemliliklerini aritmetik üstünlüğüne dayanarak parlamentodan geçirmeye çalışırken, kendisi dışındaki meclis kalanlarını bu sürecin aktifi haline getirmeyi bir yana koyalım, kendi aritmetiğinin bile haberli olmadığı tarzda çok dar bir kadronun bilgisi ve denetimi dahilinde parlamentoya taşınılmakta ve kendi aritmetik gücünü sadece el kaldırma görevi verilmektedir. Yapılan bu saklandırma parlamentoyu fiilen kayda değer olarak görmemekten başka hiçbir şey olmamaktadır.

Bir ülkedeki gizliliğin ve saklandırmaların en anlatım hali, o ülkede demokrasi ve özgürlüklerin devlet gücüne egemen edilmemiş olduğunu anlatmaktadır bize.

TC’de bugün en büyük tehlike olarak karşımıza çıkan şey şudur.

Gizlilik ve saklandırma halinin devlete egemen edilmiş olmasıdır.

Onun bu hali, devletle toplum arasındaki ilişki makasının hızla açılmasını beraberinde getirmektedir.

Demokrasi ve özgürlüğü, manzumeler toplamı olarak devlete karakter yapılması sorundan çıkışın tek yolu olarak orta yerde durmaktadır.

- Advertisement -

More articles

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

- Advertisement -

Latest article

Nijerya’yı incelerken – Özkan Yıkıcı

Ülkemizde oldukça Nijeryalı yurtaş vardır. Sayıları onbinin çok üstünde. Klasik K. Kıbrıs gerçeği ile tıpkı nifusu bilinmeyen coğrafyamızda, Nijeryalıların da sayısı net olmayacaktır. Üstelik,...

Yitirilen şans ve müdahaleler – Yılmaz Parlan

Rejim bir seçimde daha istediği sonucu aldı. 1958 yılından beri filmde değişen bir şey olmadı; kimi istedilerse o oraya oturdu... Kıbrıslılar hayattan ve geçmiş tarihten...

Yorumlama yapılırken, eksik bilgilenme olunca ne mi olur? – Özkan Yıkıcı

İlgili makaleyi yazmamı Cumartesi gecesi TELE 1  prokramındaki önemli anlatılar neden oldu. Rusya ile yazılarını sevrek okudğum Hakan Aksayın yönetiği ve yine dış politika...

Seçimlerden sonra ne yapılmalı? – Ulus Irkad

Açıkça söyleyeyim mi ben aslında pek fazla bir şey de beklemiyorum. Seçimler bitmiş ama birkaç sendika dışında bir hareketlenme yok. Evet, ben de yazdım,...

Demir tavında dövülür – Ulus Irkad

1957 yılında emeği ve sol mücadeleyi savunan Kıbrıslıtürk ilerici ve sol aydınlar Kıbrıs’ta iki toplum arasındaki bölünmenin çok yanlış olacağını, savaşmak ve kan dökmek...