DAÜ-SEN: Paralar nerde?

Must read

Kuzey Kıbrıs’tan Suriye’nin kuzeyine mesaj – Özkan Yıkıcı

Hepimiz yaşayarak şunu diyorduk: 74 yılında Türkiyeye Kıbrısa çıktığında, yeniden çıkacağına kimse inanmıyordu. Tüm ezberlere ve anlaşmalara karşın, Türkiyenin misafir deyil kkalıcılaşmak için elinden...

Gelişmelerle siyasal döngü – Özkan Yıkıcı

İnsan yaşamının ilk önemli kanıtı, ilgili yerde su olmasıdır. Bu gerçeklik kaçınılmaz ilkedir. Son günlerde ise başta Lefkoşa ve Mağusa olmak üzere K. Kıbrısta...

Sayın Akıncı ve cumhurbaşkanlığı seçimlerine giderken – Ulus Irkad

Cumhurbaşkanlığı seçimlerine giderken 46 yıllık statükonun da pandemi katalizörü ile çağdaş dünyaya, evrensel hukuka ve siyasal andlaşmalara ayak uyduramamanın getirdiği sorunlardan ötürü fireler verdiğini...

Akıl tutulmasıdan fırsatçılığa – Özkan Yıkıcı

Yaklaşık 6  aydır, Kovit salgınıyla kalkıp yatıyorouz. Daha başlangıçtan, başarı hikayeler de uçuşuyor. KOltukcular “yiyi yönetiklerini” muhalefet de “halk dalkavuklukla” ayni masalı taşlandırıp duruyor....

DAÜ-SEN basın açıklaması şöyle:

Uzun bir süredir maddi sorunlar yaşayan, çalışanların sosyal sigorta ve ihtiyat sandığı ödemelerini yapmayan DAÜ Yönetimi bugün çalışanların maaşlarının ancak yarısını ödeyebilmiştir. Rektör Prof. Dr. Abdullah Öztoprak bugün DAÜ çalışanlarına gönderdiği yazıda şu ifadelere yer vermiştir: “Devletin yapması gereken katkı ile diğer devlet alacaklarımızın gecikmesinden dolayı maaşların ancak yarısı bugün (28 Haziran 2013) günü ödenecektir”. Bu ifadelerden anlaşılan DAÜ Yönetimi hükümeti hedef göstermeyi tercih etmiştir.

Geldiği günden beridir şeffaflığı, işbirliğini ve diyaloğu tercih eden Sibel Siber Hükümeti’nin, yine aynı anlayıştaki Maliye Bakanı Zeren Mungan ile Sendikamızın yetkilileri arasında bugün bir telefon görüşmesi gerçekleşmiştir. Sayın Bakan görüşmemizde aylık olarak DAÜ’ye verilen devlet katkısının Hükümet tarafından kuruma verildiğini, buna ek olarak talep edilen 2 milyon TL’lik kredinin alınması için de gereğinin yapıldığını tarafımıza iletmiştir. Anlaşılan DAÜ Rektörlüğü, temsilcisi olduğu İrsen Küçük hükümeti gibi DAÜ’yü talan etmiş ve bırakın sosyal sigorta ve ihtiyat sandığı ödemelerini Üniversitemizi artık maaşları ödeyemez hale düşürmüştür.

İrsen Küçük Hükümeti devlet kasasında para bırakmamasına ve memur maaşları zamanında ödenememesine rağmen mevcut hükümet DAÜ’ye gerekli katkıda bulunmuştur. Ancak hala DAÜ’de maaşlar tam olarak yatırılamamıştır. Başbakan Sibel Siber göreve geldiğinden beri kamu kaynaklarının doğru ve şeffaf kullanılması için gereğini yapacağını açıklamış ve pek çok konuda gereğini de yapmıştır. Bugün ise Başbakan Siber, Eğitim Bakanı Asım İdris ve Maliye Bakanı Mungan ‘parayı veririm gerisi DAÜ’nün bileceği iştir’ demek yerine DAÜ’deki duruma bir an önce el koymalıdır.

Bu bağlamda Başbakan Sibel Siber, Eğitim Bakanı Asım İdris ve Maliye Bakanı Zeren Mungan’dan talebimizdir:

1.     DAÜ’nün bir sır gibi gizlenen bütçesini, son 4 yıldaki tüm harcamalarını, tüm istihdamları, tüm ihaleleri kamuya tek tek açıklayın. DAÜ bir özel şirket değil bir devlet kurumudur. Bu kurumun durumunu tüm şeffaflığıyla halkımızla paylaşın. DAÜ İç Murakıp raporlarını kamuyla paylaşın. Denetçilerinizi DAÜ’ye gönderin.

2.     Kamu vicdanını rahatsız edecek DAÜ’deki tüm uygulamaları durdurun

3.     Kamunun verdiği ve vereceği paraların nelere harcanacağını iyi bilin ya da sorgulayın.

Tüm bunlar yapılmadığı sürece adı şaibelere karışmış DAÜ yönetimine para verirken iyi düşünün. Kamu kaynaklarına ve kamu kuruluşu DAÜ’ye sahip çıkın. DAÜ’nün dört bir tarafında tamirat, süslemeler, güzelleştirmeler sürerken, Rektör son model arabada gezerken tamtakır bütçeden DAÜ’ye harcayacağınız her bir liranın hesabını sorun.

Son olarak DAÜ Rektörlüğüne şu soruyu sormak istiyoruz: Paralar nerde?

- Advertisement -

More articles

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

- Advertisement -

Latest article

Kuzey Kıbrıs’tan Suriye’nin kuzeyine mesaj – Özkan Yıkıcı

Hepimiz yaşayarak şunu diyorduk: 74 yılında Türkiyeye Kıbrısa çıktığında, yeniden çıkacağına kimse inanmıyordu. Tüm ezberlere ve anlaşmalara karşın, Türkiyenin misafir deyil kkalıcılaşmak için elinden...

Gelişmelerle siyasal döngü – Özkan Yıkıcı

İnsan yaşamının ilk önemli kanıtı, ilgili yerde su olmasıdır. Bu gerçeklik kaçınılmaz ilkedir. Son günlerde ise başta Lefkoşa ve Mağusa olmak üzere K. Kıbrısta...

Sayın Akıncı ve cumhurbaşkanlığı seçimlerine giderken – Ulus Irkad

Cumhurbaşkanlığı seçimlerine giderken 46 yıllık statükonun da pandemi katalizörü ile çağdaş dünyaya, evrensel hukuka ve siyasal andlaşmalara ayak uyduramamanın getirdiği sorunlardan ötürü fireler verdiğini...

Akıl tutulmasıdan fırsatçılığa – Özkan Yıkıcı

Yaklaşık 6  aydır, Kovit salgınıyla kalkıp yatıyorouz. Daha başlangıçtan, başarı hikayeler de uçuşuyor. KOltukcular “yiyi yönetiklerini” muhalefet de “halk dalkavuklukla” ayni masalı taşlandırıp duruyor....

Gerçekleri inkâr etmenin algılanması – Özkan Yıkıcı

Bilimi immkar edersek, gerçeklerden koparsak, haberde bilgi yerine algıyla iletişim yapılırsa, sonuçta banbaşka bir dünya oluşturulur. İmkar, ret ve algı cihaletiyle kurgulanan siyasal idolojikleşme...