Bakkalda ekmek kalmadı anne! – Halil Karapaşaoğlu

Must read

Hesaba katınılmayan İngiltere – Özkan Yıkıcı

Birçok siyasal krizi duyuyoruz. Amerikadan tutun Rusya, Türkiye, iran ve nice ülke adını direk duyuyoruz. Onların hegemonya mücadelesine yyönelik de yorumlar yapılıyor. Herkes kartını...

Hep Huzursuz Bir Ülke – Ulus Irkad

İki sene önce Baf’a davet edilmiş ve oradaki kitap fuarına katılmıştım. Beni Lefkoşa’daki Yeşil Hat’tan İbrahim Aziz abi almış ve yaklaşık bir buçuk iki...

Parmaklarımın ucuna fırsat gelince – Özkan Yıkıcı

Karanlıklarla örülen ada gerçeklerimiz çoktur. Zaman zaman aralanan ufak bir ışık ise bize karanlık günlerin yeniden gündeme taşıma fırsatı da verir. Bu sadece karanlıkta...

Gelgitlerle ekonomi – Özkan Yıkıcı

Her bilim kuramında olduğu gibi, ekonominin de kendi içeriği vardır. Genel kavramlara başlayıp kalmamak da önemli. Ekonomi öylesine yaşamla karşılık buluyor ki her kesime...

halil (2)Halil Karapaşaoğlu’nun Afrika Gazetesinde “Apartman boşluğu” başlıklı köşesinde yayınlanan yazısı

Polat’a…

 

Umursamazca…

Boş vermişçesine…

Adını bilmediğim sokakta…

Telaffuz dahi edemeyeceğim küfürlerle…

Şarkı söyler gibi…

Dibini görmediğim kuyulara…

Gitmek…

Arkama bile dönüp bakmadan…

Düşlere, düşüşlere gitmek!

*                                 *                                 *

İnsanın elini kolunu bağlayan…

Çaresizlik içinde…

Onu yapayalnız bir duvara mahkûm eden…

Bu düzen değil midir?

Düşüncelerini…

İfadelerini…

Yaşama biçimini…

Denetleyen…

Kontrol eden…

Yasaklar koyan…

Bu düzen değil midir?

Ve bizleri en çok yaralayan…

İnandıklarımız…

Özgür olduğunu düşündüğümüz insanlar değil midir?

Her şeye rağmen…

Bir kez daha derin ve ağır nefes alarak…

Son kez ve hep ilk kezmiş gibi…

Baştan başlayarak…

*                                 *                                 *

Bir okulumuz var…

İktidar ilişkilerinden sıyırmaya ve sıyrılmaya çalıştığımız…

Kimsenin tekeline giremeyecek bir düzen kuralım dedik…

Gönüllülerden oluşan…

Bir kuruş dahi çocuklardan para alınmadan…

Bir şeyler yapalım istedik…

Şeherin kalbinde…

Gettoda…

Surlar içinde…

Göçmen ve işçi çocuklarıyla…

Özgür bir dünya için…

Özgür bir okul kuralım dedik…

*                                 *                                 *

Birçok şey öğreniyorum…

Her ders…

Her defasında…

Geçenlerde kitap okuyorduk…

Büyüklere anlatmakta zorlandığınız neler var dedim…

En küçüğü birinci sınıfa gidiyordu…

En büyüğü de dördüncü…

“Sorularımı anlatmakta güçlük çekiyorum” dedi bazıları…

Bazıları da “bakkalda ekmeğin kalmadığına inandıramıyorum annemi” dedi…

Sorularımı büyüklere anlatamamak…

Benimde çocukluğumun sıkıntılarından bir tanesiydi…

Ama ekmek…

Ekmeğin kalmadığını anlatamamak…

Ve inandıramamak karşımdakini…

Böyle bir sıkıntım olmamıştı hiç…

Kimse benden ekmek almamı da istememişti zaten…

İfade edemedikleri…

Probleme dönüşmüştü ekmek onlar için…

*                                 *                                 *

Polat’ta o çocuklardan biriydi…

Üçüncü sınıfa gidecekti…

Gidemiyor şimdi…

Okulun tahta kapısını açmadan…

Kapının önünde durur hep…

İçinde bilgi açlığı…

Öğrenme isteği…

Devlet okuluna yazılamıyor…

Yazmıyorlar…

Babasının işvereniyle bir meselesi olmuş…

Pasaportuna el koyulmuş…

Mahkemesi var…

Elinde hiçbir belgesi yok…

Annesi de alamıyormuş bir türlü oturma izni…

Alamadığı için…

Polat gidemiyor okula…

Polat’ın babasının mahkemesi ne zaman bitecek?

Bir yıl sonra mı üç yıl sonra mı?

Peki ne olacak Polat’a?

Polat hiç okula gidemeyecek mi?

Geçenlerde yanıma geldi…

Bir kursa başladığını söyledi…

“Ne yapıyorsunuz orada?” dedim.

“Kitap okuyorum hem yeni bir dil öğreniyorum” dedi…

“Ne kitabı okuyorsun ?” dedim.

“Kuran-ı kerim” dedi…

O söylemeden anladım…

Yeni bir dilin Arapça olduğunu…

Ne olacak şimdi?

Polat okula yazılamadığı için…

Devlet babasının yaşadığı sorunlardan dolayı…

Yasaklayacak mı Polat’ın okula gitmesini…

Devlet izin mi verecek Camilerde…

Bu çocukların imam tarafından kendilerine eğitim verilmesine?

“Verecek mi?” diye niye soruyorum ki!

Yıllardır veriyor zaten…

Kuran kurslarına karşıyız…

Cami de imamın çocukların kafasını yıkamasına da karşıyız…

Ama bu çocuklar saatlerce her gün Camilerden çıkmıyor…

Alternatifini koyamadık çünkü…

Gitmeyin dedik…

Kapatılsın da dedik demesine de…

Boşluğu dolduramadık bir türlü…

Yaz tatillerinde cebinde paran yoksa…

Ya işe gidiyorsun…

Ya Camii’ ye…

*                                 *                                 *

Polat ne yapacak şimdi?

Okula hiç gidemeyecek mi?

Büyüklerin kendi aralarındaki sıkıntılarından dolayı…

Hep kendi de mi sıkıntı çekecek?

Camilere mi hapsedilecek bu çocuklar?

Yeni bir dil Arapça…

Ellerindeki kitaplar; Kuran-ı kerim mi olacak?

Bunun hesabını devlet mi verecek?

Demokratik Kitle Örgütleri mi?

Kim verecek?

Hesabı kim soracak?

- Advertisement -

More articles

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

- Advertisement -

Latest article

Hesaba katınılmayan İngiltere – Özkan Yıkıcı

Birçok siyasal krizi duyuyoruz. Amerikadan tutun Rusya, Türkiye, iran ve nice ülke adını direk duyuyoruz. Onların hegemonya mücadelesine yyönelik de yorumlar yapılıyor. Herkes kartını...

Hep Huzursuz Bir Ülke – Ulus Irkad

İki sene önce Baf’a davet edilmiş ve oradaki kitap fuarına katılmıştım. Beni Lefkoşa’daki Yeşil Hat’tan İbrahim Aziz abi almış ve yaklaşık bir buçuk iki...

Parmaklarımın ucuna fırsat gelince – Özkan Yıkıcı

Karanlıklarla örülen ada gerçeklerimiz çoktur. Zaman zaman aralanan ufak bir ışık ise bize karanlık günlerin yeniden gündeme taşıma fırsatı da verir. Bu sadece karanlıkta...

Gelgitlerle ekonomi – Özkan Yıkıcı

Her bilim kuramında olduğu gibi, ekonominin de kendi içeriği vardır. Genel kavramlara başlayıp kalmamak da önemli. Ekonomi öylesine yaşamla karşılık buluyor ki her kesime...

Avrupa Parlamenteri Niyazi Kızılyürek YKP’yi ziyaret etti

Avrupa Parlamenteri Niyazi Kızılyürek YKP’yi ziyaret etti… YKP Genel Merkezi’nde gerçekleştirilen görüşmede, YKP Sekreterya üyesi Alpay Durduran, Murat Kanatlı, Kemal Güçveren ve Hamit Aygün hazır...