Anglo Amerikan tıkanışına doğru – Özkan Yıkıcı

Must read

Kapitalizim veya üst aşaması Emperyalizim denilince; daha da günceleşen şekliyle Neoliebral yapılanış isimlendirmeleri, hepsi merkezi iki ülke odağına yoğunlaşır. Günümüz Emperyalizim merkezi ABD ve epey inanca göre de gizli idari tetikcisi Birleşik Kralık olan eksenden söz etmekteğiz. Sistem doğrusu şunu sağladı: insanlar artık yaşadıkları sistemin brakın özünü, adını dahi kulanmama moduna geldielr. Uygulanan politikaları siyasal gerçek gözle görmeği de unutular. Devlet faşizim yönetim şekli ise akıldan ısrarla sildirtilerek, tüm bu kavramlar ya kulanılmaz veya banbaşka özü boşaltılarak kulanımda tutuluyor. Öyle ki emperyalizmi kapitalizimden ayrı anlayışla veya faşizmin Emperyalist üretilen devlet biçimi halini de birlikte kulanmayı çoktan unutular. Böylelikle, yaşam ve pratiklerle dünyada sistemleşen Kapitalizmi göz ardı ederek algılama idolojik boşluğu oluştu. Öyle ki, son dönemde yaşanmakta olan ekonomik finansman kriz ve yönetilememesi, yükselen yeni faşizim dalgası gibi net durumlar, isimleriyle konuşulmuyor. Artık tıkanan Neoliebral yapılanıştaki aşmaz da tartıştırılmaya sokulmamaya uğraş veriliyor. Öylesi genel tutumlar olunca da ne ABD hegemonya konumu, ne Trumtan öteki otoriter liderler ile Kaapitalist aşmazlar, özleriyle anlaşılamayarak gündem olamıyorlar. Konular gündeme gelmeyince de çözümlerin de beraberinde olmaması, kendi yapılarını koruma olanağı da sağlanmış olunuyor.

Bu yazıma sistemin en güçlü merkezlerinden basit sonuçlarla konuyu aşmaya çalışacam. Daha geçenlerde sistemin “G 7” ülkesi toplantı yaptı. Amaçları, her zaman olduğu gibi, Kapitalist yapıdaki sorunları ve gelecek hedefleri konuşmak. Tabi, adete uyup, içi boş olsa da ortak metin de yayınlama ile noktalanma. Fakat, dünyanın kapitalist devleri toplantısı hem de bolca sorun varken, gündem dahi olmadı. Ortak bir açıklama yapılmaması da silikleşmenin resmen ayuka çıkmasını da sağladı. Kimse bu toplantının konuşmalarını da gündeme taşınmadı. Hele de ortak metin olmamasının önemli ülkesi ABD oluşu, iklim bozulma olayına ters bakması ile iç laf atışmalarının olması, G .7  zirvesinin resmen zırva olmasının da belgesi haline geldi.

Konu salt bu toplantı değildir. Dünyada birçok konu yaşanıyor, Kapitalist kriz hala çözümlenmesi bir yana, duranlığın devam edeceği mesajları geliyor. Yeni faşist yönetimler artık normaleşti. Bozdurtulan iklimler ise doğa felaketleri ile kendini ısbatlıyor. Nitekim, ben yazıyı yazarken, Amerikayı vuracak büyük kasırgadan söz ediliyor. Bu kasırga sonrası oluşacak yıkım ise bazılarının bozdurtulan iklim gerçeklik bilgileri de ötelendirilip, iş doğa veya tanrıya emanet edilecektir. Amerikan yurtaşları kendi yönetim politik seçkisiyle bu yıkımları yaşadıklarını hala sorgulamaktan uzak kalacaklardır. Bazı kesimler de hep abartıyla ilahi söyleme getirilen özelleştirme ile krizi idare etme şekli de acıyla vurgulanacaktır. Tüm bunlar her Amerikan kasırga sonrası ortaya çıkan tekrar tekrar ki sonuçlardır. Kimse, bu iklim bozulmasında bizat kendi sermaye kesimi ile yönetiminin ateşleme yönüyle karşılaşmak istemeyecek. Bunlar hep daha önce yaşandı ve unutuldu!

Dahası da var: Amerikalılar yeni kasırgayla felaketlerle karşılaşırken, daha geçenlerde seçtikleri lider iklim platforumundan çekildi. Anlaşmaları yırtıverdi.Daha saçması, “kasırgayı nükler silahla vurma”  sözlerini de sarfediverdi.Ama ABD sistemin süper gücü ve sorunlar Amerikasız pek de çözülmez algısı yaygındır.Tuhaf gibi görünen ve aslında sistemin nereye geldiğinin de ışığıdır Trump: Öyle parmak arkasına sarılmadan, yapacaklarını söyleyerek seçildi. Yoğun ABD sermaye sınıfı da ona destekleri verdi. Basit liderlik olgusuyla açıklanacak durum değildir. Sınıfsal öz ve yapısal güç krizlerin içinden Trumpu çıkardı. Öyle çıkardı ki sıkılmadan örneğin “Görlandı Danimarkadan satın almak istiyor” olmayınca da Danimarkaya küsüp resmi ziyareti yapmıyor! Bu şaka değil: Dünya süper gücün hem de halk tarafından seçilen lideri yapıyor.

Amrika uzakta falan değil: Suriyede Kıbrısta ve nerde ararsan var. Orada karıştırmak ve kendi sermayesine para kazandırmaya çalışıyor. İş tücarlığa da gelince, Tıpkı buradaki ülkeler gibi silah almak için yarışa giriyor. Şimdilerde Erdoğan da bu rüzgara girip, iyi müşteri ile Rusya ABD kulanım tücarlığı yapıyor.Tüm bunlar yokmuşcasına da sorunu olan her yöre, Amerikanın diyeceği ile “çözüm bulma” peşinde.Sernate, güç ve kar olunca da sömürgeleştirme politikaları ağı da yayılır.*****

Sistemin efendisi ve siyasal dinamiği ABD böylesi sonuçalrla biraz da hegemonya gerilemesi yaşarken; onun en kutsal itifakcısı İngiltere de pek de alışılmamış çalkantılarla hayata devam ediyor. İşin gözden kaçırılanı, iran krizi veya iklim zirvesi konularda İngiltere ABD arasında kırılma gerçekleşti.Bu yetmezmiş gibi ingilterenin yeni Başbakanı alışılmamış kararlara devam ediyor. Son olanı ilginç denecek boyutuyla karşımızda: İngiltere parlementosu kısa dönem olsa dahi açılmayarak askıya  alındı!Bu tutum, eğer biraz düşünülse, İngiltere için oldukça kriz denecek tutumdur. İngiltere parlementer rejimiyle örnekleşirken, kıraliçe onaylı başbakan önerisiyle kolayc gerçekleşiyorsa, genel kapitalist demokrasisinin nereye geldiğinin de sonucudur. Ayni benzer olaylar, şimdielrde ABD meclisleri ile Trump cepesinde de yaşanıyor.

İngiltere başbakanı Conson, AB çıkışını gerçekleştirme adına, klasik İngiltere kurumsal yapısını da sarsan kararlar aldı. Yakın tarihte İngiltere parlementosu kısa zaman dilimi de olsa, salt başbakan önerisiyle askıya alınmadı.Bu yarının ingilteresi için epey sonuca adaydır. Ben boşuna tanıdıklara “Sterlinden uzak durun” demezdim.

Yukardaki örnekler, sistemin temel güçlerinde yaşanıyor. Etkileri dünyayı etkileyecek. Üstelik hem acayip çıkışlarl tehlikeler yaratırken, siyasal belirsizlikler de kağoslanacaktır. Sistemin genel sorunları yönetme kabiliyeti de kırılaacaaktır. Kiriz ve yönetememe beraberinde eşitsiz gelişim ilkesi de boşlukla başkalarına açılacaktır. Siyasal olarak değişim veya faşizmin yükselmesine yol açmaktadır. Şimdilerde hem de en gelişmiş kapitalist ülkelerde faşist partiler kitle desteği ile devletlere biçimsel olarak yerleşiyor. Aşmazlıklar ve Trump liderliği ise önceden yapılan genel anlaşmaları da yırtıp yeniden devletler arası ikili anlaşma yöntemine döndü. Bunlar hep genel kapitalist sistemdeki krizin aynası olarak yansımaktadır. Sermaye içi yönetememe ile kar hırsı ekseninde de çözüm gelmeyecektir. Zaten, tartışılan vey direk yaşanan sorunlar, bu yapılanışın siyasal sonucudur. Eşitsizlik yoğunlaşırken, bunu ayni yöntemle ayni güçler çözemez. Bunlar defalarca yaşandı. Bir farkla, yeni politik üretimle nefes alma becerisini gösterdiler. Şimdi buda görünmüyor. Üstelik, siyasi gericilik de üretilmektedir.

- Advertisement -

More articles

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

- Advertisement -

Latest article