AFRİKA GAZETESİ – Salih Batak

Must read

Yayınlanmaya başladığı ilk günden beri, insanın gazete demeye dili varmadığı diğer reklam broşürlerinden farklı çizgisini ve gayesini koymuştu ortaya Afrika Gazetesi… İlk sayısı bile diyemeyeceğimiz, deneme amaçlı basılan sıfırıncı sayısı bile kendime ait küçük arşivimde saklı… İlk sayıları Türkiye gazeteleri gibi büyük boydu ve gazetenin logosu da kırmızıydı… Öyle tahmin ediyorum ki, bu hali çok uzun sürmedi. Zaten bende bütün sayıları yok ama Afrika’yı Afrika olarak bilinçli bir şekilde okumaya başladığım zamanlardan itibaren önemli haber ve yorum içeriği ile ilgili sayılarını hep saklıyorum… Ve bu yüzden çok iyi biliyorum; ilk yayına başladığı Avrupa ismi ve sonra çeşitli komplolarla susturulmaya çalışıldıktan sonra mücadeleden vazgeçmemek için hayatına Afrika ismi ile devam eden bu günlük gazetenin yaşadığı ilk ve tek trajedi değildir bu son yaşanan kurşunlama olayı…

Ayrıca yaklaşık iki yıl bende bu gazete içerisinde yer almıştım…Ve yaşanılan tehditlere birkaç kez bende tanık olmuştum…

Haciz geldiğinde görevlilerle yaşadıklarını…

Bombalama olaylarından sonra yaşananlar…

Tehdit telefonları…Ve yine susturulmak için uydurulan komplo teorilerini defalarca dinledim bulunduğum sürede…

***

Birini öldürmek çoğu zaman cesaret ile bağdaşlaştırılabilir. Halbuki bence korkaklığın ta kendisidir. Cesaret ancak yazılmayanı yazmak; söylenmeyeni söylemekle özdeşleştirilebilir. Afrika Gazetesi yayına başladığı günden bu yana; susturulmak için devlet-ordu-mafya ve çetelere karşı – gazeteciliğin onurlu duruşundan taviz vermeden- giriştiği mücadelede; yaşananları kimi zaman Kıbrıs tarihinin önemli dönemlerinde (kendisi de içinde yer alarak) kimi zamanda tarihin görmezlikten geldiği olayları incelerken tetik altındaydı…
Yukarıda altını çizdiğim reklam broşürü ‘gazete’lerin sahipleri; tirajı veya reklam gelirleri ile övünürken, neredeyse hiç reklam ve sponsorluk almadan ayakta kalmayı başarabilen bu gazete çalışanlarının gözü hiçbir zaman; toplumu istedikleri haber ve yazarlara yönlendirmek için dağıtılan ödüllerde olmadı.

Yazılmayanları yazmak cesaretin tarifi olmasından ziyade, ayrıca başkalarına da cesaret verdiğini vurgulamakta yarar var. Bu sayede gizli-bilinmeyen olaylar veya yanlış bilinen konularda daha doğru analizler yapılabilir. İsim vermeye korkan insanların, sessizliğini bozmasına tercümanlık, öncülük yapılabilir. Nitekim Kıbrıs tarihi gibi okullarda bile gizlenmeye veya bilerek yanlış şekilde yönlendirilmeye çalışılan yüzlerce konuyu, yaptıkları araştırmalarla çok gerçekçi bir şekilde kamuoyuna korkmadan paylaşmıştır bu gazete.

Herhangi bir siyasi parti ve/ ya görüşe bağımlı olmayan ve düşüncelerini –çoğu zaman- ironik bir dille halkla paylaşan Afrika Gazetesi, yaşamış olduğu bu trajedileri son düzenledikleri basın toplantısında da açıkça dile getirdi. Hiçbir şekilde mücadeleden kaçmayacaklarını ve bu kalleşlerden çıkan mermilerin bizi azaltmaktan çok, birbirimize daha da kenetlediğini sürekli olarak tekrarlaması umarım bu kıt kafalı beyinleri birazcık olsun düşünmeye zorlamıştır.

Son olarak söylemeden geçemeyeceğim: Afrika Gazetesi’nin, Okullarda yıllarca okutulan Kıbrıs tarihi kitaplarından daha temiz bir geçmişi var. Her ne kadar bazı konularda farklı düşünülse de, güvenli bir referans kaynağıdır.

- Advertisement -

More articles

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

- Advertisement -

Latest article