İlker Kılıç’ın örnek alınması gereken anıları ve fikirleri – Ulus ırkad

0
17

Geçen hafta hayata gözlerini kapayan 1968 yılından beri Kıbrıs siyasetini etkileyenlerden biri olan İlker Kılıç çok yakından yeğenimdi.

İlker Kılıç’ı küçük yaşımdan beri tanıyordum. Büyük dayım Ahmet Hamdi Kılıç’ın oğluydu. Ama ben onu daha objektif bir şekilde anlatmak istiyorum. İlker Kılıç, İkinci Dünya Savaşı Gazisi,yüksek eğitim almamasına rağmen çok okuyup dünyadan haberi olan, üstelik İkinci Dünya Savaşı’na katılıp, savaş sırasında gezdiği ülkeler hakkında da bilgi ve kültür edinen, 1940 yılından 1945 yılına kadar en az beş yıl, Alman Nazi Kamplarında esirlik yapan bir babanın en büyük çocuğuydu. İki oğlan ve iki kız babasıydı. Büyük Dayım, tüm evlatlarını okutmuş ve onların önemli yerlere gelmelerine yardımcı olmuştu. Kendisi sadece İkinci Dünya Savaşı sonrasında kafeteryacılık yaparak hayatını kazanıyordu.  Bu kıt kazancına rağmen hayat mücadelesini bırakmamış ve bunu çocuklarına da aşılamıştı.

İlker Kılıç, daha ilkokuldan başlayarak çalışkanlığı ve zekasıyla parlak başarılar almaya, kendini başarıları, üstün zekası ile daha küçük yaşlarından itibaren isbat eden bir insandı. Nitekim 1963 yılına kadar başarılı bir şekilde lise eğitimini tamamlamaya çalışırken, ansızın Kıbrıs’ta toplumlararası çarpışmalar kapıyı çalmış,küçük yaşında kendini mevzide bulmuştu.  Ne yazık ki okulu bu çarpışmalar sırasında istila edildi ve zarar gördü. Zaten Baf da ikiye bölünmüştü. Baf Türk Bölgesi göçlerle üç mahalleye gelip sıkışmıştı. Okuluna gidemeyeceği anlaşılınca okul müdürünün (Halasının oğlu Zeynel Arıkan) de tavsiyesiyle yakındaki Limasol’a, 19 Mayıs Lisesi’nde eğitimine devam etmek için gitti. Orasını da bitirince, 60’lı yılların ortalarında Orta Doğu Üniversitesi’nde eğitimine devam etti. Okurken bu defa da kendini Türkiye Devrimci Gençlik mücadelesi içinde buldu, Deniz Gezmiş ve arkadaşlarıyla tanıştı. Söylentiye göre onların önemli  eylemlerine de katıldı. 12 Mart 1971 Darbesi sonrasında okulunu bitirip Kıbrıs’a dönen İlker Kılıç, Türkiye’deki Cunta Yönetimi sırasında Kıbrıs’a geldi ama bu defa da CTP’nin kuruluş aşaması ve de 1973 yılıdan Cumhurbaşkan Muavinliği seçimlerinde önemli bir rol oynadı. Bayağı taciz edilmeye başlandı. Kılıç, 1973 yılında Kıbrıs’ı terkedip Londra’ya yerleşmek mecburiyetinde kaldı.

Londra’da Kıbrıs’la bağını hiç eksiltmeyen Kılıç, 1974 sonrası Kıbrıslı Türk halkının devamlı adadan göçetmesi ve Kuzey Kıbrıs’ın giderek Türkiye’ye bağlanması sorununu dile getirmeye, CTP’ye de eleştiriler getirmeye başladı. Ona göre CTP kurulduğu aşamadaki Kıbrıs Cumhuriyeti ilkeleri çerçevesinde kalmalıydı çünkü Kıbrıslıtürklerin varolması da uluslararası hukuk çerçevesinde olan bu ilkelerle bağlantılıydı. Bu ilke ve çerçeveden ayrılmak Kıbrıslıtürkleri tükenişe götürmekteydi. KKTC olgusu yerine CTP’nin Kıbrıs Cumhuriyeti olgusunu öne çıkarmasını istedi ama pek dinlenmedi ve tepki topladı.

Geçenlerde ölen İlker Kılıç hayatında daha ilk gençlik döneminde benimsediği sosyalist ideolojiyi terketmedi, o ideolojide mücadele etti. İlker Kılıç’ın son verdiği mesajlar, gerek muhalefet ve gerekse  birçok Kıbrıslıtürk tarafından örnek alınmalıdır.

İlker Kılıç’ın hayat hikayesi aynen Nazım’ın bu deyişinde gizlidir:

“Ne büyük bir mutluluk, 18 yaş ideolojisini mezara kadar götürmek”…Yeğenim abimin anısına saygıyla…

Yorumunuzu ekleyin

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.