BOP karabasanından Tunus örneklemesine – Özkan Yıkıcı

0
15

Ortadoğu resmen ordan oraya savrulmaktadır. Brakın tek tek sorunların çözülme ışığına, ortak karşı ikilemlerin net olmasına dahi raslamak mümkün değildir. Her karabasanın yeniden başka karabasanlar üreterek, felaketleri peşpeşe taşıyarak, etrafa yaymaktadır. Sorunların brakın hafiflemesi, belirsizliklerle tırmanıp yeni bataklıklar yaratılmaya devam edilmektedir.krizler bir yerde durmuyor. Kara topraklarında ve Ortadoğu coğrafyasında oluşan karmaşa, gidrek Akdenize yayılıyor. Enerji krizleri ve göçmen ağı ile insani cinayetler artık normal hal aldı. Kriz çözümsüz kaldıkça yayılması da devam ediyor. Üstelik, yayıldıkça, yeni direk katılımcılarla artık yeni ülkeler ve sınırlar boyutu genişliyor.Savaş ve rekabet yanına, öteki kötü uygulamalarla, artık direk kendini AB sınırlarına taşıdı. Savaşın insani boyutu, göçlerle mültecileşme sonucu Avrupada dahi kötü şekilde faşizmin yükselmesine dek katgı yaptı. Artık, savaşlar salt bir yeri değil, denizlerdeki kriz ve mülteci akışı ile daha geniş coğrafyada direk yaşanmaya hız vermektedir. Ortadoğu karabasanı, Akdenizde yeni kriz ve önemli geniş coğrafyada inasani utançlar üreti.

 

Daha ilk duyulduğu andan itibaren, Yeni Emperyalist gerçeklikle, bu BOP olayının tehliklerini hep yazdım.Başlangıç probagandalarıyla “Siyasi İslam” görüşü ile bölgesel dizayin gerçeklerini daha gerçekleşmeden yazdım. Özellikle Türkiyenin AKP projesi ile eş başkanlık rolunu defalarca tehlikeleriyle uyardım. Daha ilk baştan Yeni Çağ gazetesinde sayfalarca dolu tefrika yakın tarih Ortağu makale dizisi yazdım. Türkiye AKP iktidarı ile ilk hamle ırak işkal döneminde de ayni tutumla yorumlar yaptım. Irak işkal bataklığı ile durulur gibi olup Buş sonrası Obamanın bölgesel güç merkezli yeniden projeyi canlandırma döneminde de gerekeni bilgimle yorumladım. Sonuçta, şimdi ki noktaya gelindi.

Merkezi ABD projesi olan BOP batının katılımı ve bölgesel güçlerin roluyla birlikte yola çıkarken, şimdilerde bu projesin sahibi ABD hegemonya alanında gerilediği, yerini dolduracak net güç de olmadığı için de Ortadoğu resmen karabasanlar diyarı oldu. Dahası, yukarda özetlediğim gibi, kriz denize ve değişik şekilde Avrupayı da kucaklamaya başladı.Başlangıçta ortak olan güçler dahi, şimdi brakın net ayrımı, her yerde banbaşka itifaklarla, her karar sonrası bozulan ilişki ağı yumağını kör düuüme çevirdi.

Bunu Suriyede net olarak görüyoruz. Oysa, Suriye girişimi ile Şaamda namaz kılma hesabı dahi net olarak vurgulanıyuordu. Oysa idlipte başka, Doğu Fırat ta banbaşka, hat ta,idlipte ateşkeste başka, güvenlik alanında tersi ve bölge kontrolu konusunda başka itifak veya karşıt ilişkiler görmekteğiz. Hat ta, Türkiye ekseninde bunu idlipte görünür Astana işbirliği öne çıkarılıp Rusya ile işbirliği denilirken, idlipteki Cihatcıların kalıcılığı için de ABD ile tanpon bölge birliktelik arayışı olmaktadır. Bu basit olay dahi nedenli karışıklaşan Ortadoğunun basit örneğidir.

Aslında, başarısızlık ve yeni aktörlerin devreye girmesi, konunun ilk dönemi ile şimdikinin de başkalaştığına tanık oluyoruz. Projenin başlangıcında ortak olan eksen, özellikle de ABD hegemonya gerilemesi ile istenilenin gerçekleşeme sonucu, bu eksenin de kırıldığına hat ta karşıtlaştığına şayit oluyoruz. Ortak olan Suni İslam ekseni, şimdilerde bir yanda Türkiye Katar, öteki yanda Sudilerden başlayıp Mısıra uzayan ikilemde görüyoruz. Bunu en iyi olarak da Lipyadaaki savaşlarda görüyoruz.Siyasi İslam başlangıç dinamiğini kaybederk, Mısırda yenilip, Tunusta zemin kayışına uğrayıp, SUriyede de başarısız olunca, Türkiye giderek İslam dünyasında yalnızlaştı.Bunu Akdeniz krizinde de görüyoruz.

Şimdiye dek işler yolunda olsaydı yıkılma çenberinede olacak olan iran sa, bu krİzden çıkan ülke oldu. ABD şer eksen.inde olan iran, bölgesel güç olarak şindilik en kazançlı taraf oldu. Lipya parçalanıp birçok gücün müdahale alanı olurken, Suriye dünya güçlerinin satrancı tahtasına geldi.*****

Genelinde Bop oyuncuları kağosla önlerini görmeğe çalışırken, aslında önemli bir ülke örneği unutuldu. Tunus! Bölgesel ülke öncelikli dönem başlarken hesapta olmayan Tunus ilk önemli uyarıydı. Niitekim Tahrirde bunun dersi alındı.Oysa Tunusta ılımlı İslamcı Ganubi de dersini alıp uzlaştı.Böylelikle başlangıç olarak Tunus. Olumlu demokratikleşme deneğimine girdği.Bir çok tehlike atlatı. Yanlışlar yapıldı. Provakasyonlar gerçekleşti. Fakat, Tunus dinamikleri öteki Arap devletlerine benzemedi.

Geçenlerde inngilterenin indipendıt gazetesinde Tunusla alakalı Patrit Cormunun yazısı ilginçti! Tunustaki demokratik gelişmeler ve ısrarla bu yolda durma çabasının unutulduğunu uyarıyordu. Dahası ilginçti: Tunusta demokratikleşme ve krizle birlikte seçimlerle atlatma çabasına rağmen, ABD yardımları kesmeği, İMF ise ısrarla reçetesiyle baskıları gündemde tutuyordu. Bu da dünyanın bolca kulandığı XDemokratik lagfının tutarsızlığının kanıtıydı.

Tunus gerçekten, Ortadoğu projesinde kendi iç güçler yapısıyla önemli dönüşüm geçiriyor. Biir yanında Lipya savaşları yaşanırken, Tunus tüm provakasyon ve yetersizliklere rağmen yolunu bulmaya çalışıyor. Önceki yazılarımda da belirtiğim gibi “Tunus solunun bazı eksikleri ile güçlü demokratik örgüt gerçeği” ülkenin dikenli yolda .ilerlemeye devam etmesini sağlıyor.

Ortaddoğu kaynıyor. Yangın denizlere dek uzadı. Göçmen dalgası yeni fırtınalara aday.Ama. bu bataklıkta. Tunus gibi bir örnek var. Hep siyasi İslam demokrasisi konuşacağımıza, Tunusu da arada unutmasak iyi olur. Yine, Adamızın da bu ateş çenberinde olduğunu da akıldan çıkarmayalım. Unutursak, yanarken farkına varmak da geç kalmaktır! Unutmayalım.

Yorumunuzu ekleyin

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.