Cezayir’den Sudana halk ayaklanmaları – Özkan Yıkıcı

0
12

Son günlerde tüm ikincil brakılmalara karşın, Afrikadaki olaylar kaçınılmaz şekilde gündeme düşüyorlar. Sudan ve Cezayirdeki ayaklanmalar veya Lipyadaki yeniden kzışan savaşın şideti, artık batı medya ekseninde yer bulmaya başladı. Oysa, medyacılar genellikle Afrika kıtası gibi geri braktırılmış kesimleri veya ezilen emek cepesi konusunda gündemleştirme haberciliğine hep dikat edilir. Bu dikat ise o  yerlerde mutlaka önemli bir şeyin yaşandığı ile sistemi de ilgilendiren boyutların olduğunun da kanıtı olarak algılanmaktadır… Bundandır ki son halk ayaklanmaları yaşanan, önemli mesafeler kaydedilen Cezayir ve Sudan konusunda birkaç söz edecem.****

Cezayirdeki ayaklanma, geçen yıl sonuna doğru başladı. Konu, Başkanlık seçimi etrafında oluyordu. 1999 Yılından  beri başkan olan Buteflikanın istifa edip yeniden başkan adayı olmaması talep ediliyordu. Buteflikanın adaylığını ise asker yaptı. Bu ayaklanmaları tetikledi. Gelen baskılar, bu protestoları sonlandırma yerine ivmesini artırdı….

Önce, Buteflika aday olmayacağını açıkladı. Muhalefet artık Cini şişeden çıkardı. Kabulenme yerine daha sert talepler sundular: Buteflikanın derhal istifa etmesi de istenen kuralardan birisiydi. Sonuçta, Buteflika istifasını verdi. Ordu ararda kaldı. Hem sistemi koruma hem de muhalefete karşı şidet kulanıldı. Ayaklanmalar devam etmekle kalmayıp talepler de yükseliyordu. Sonunda, ordu araya girdi, seçimi erteledi, Buteflikayı resmen istifa etirdiler. Fakat, tüm Cezayirlililer bilir ki ordu devletin, sistemin koruma yapısıydı.Bundandır ki muhalefet kendi içinde de karışık konumlar  yakalatılıyorlardı.

Şimdi Cezayir bir bulanık havuza döndü! Buteflika istifa yaparak denklem dışı kalmış gibi görülüyor. Fakat, Cezayir ordusunun devleti koruyan ve hükümetle ortaklaşan sistemsel gerçeği vardır.Aslında Buteflikanın yanından ayrılmak demek,kendi yapısal özünde tutunmanın nedenidir. Muhalefet ise karışık! Solculardan İslamcılara birçok görüş vardır. Herkes kartını masa-ya koyacaklardır. Liberaller veya solcuların amaçları başka. Üstelik, Buteflika hala gitmedi! Ordu gerçeği ise başka bir handikap. Yalnız, Cezayir halkı birçok olumsuz gidişe hayır da dedi. Ülkedeki halkta geleneksel direniş ruhu da bulunuyor. Bunlar, aslında Cezayirde geleceği okumada oldukça güçlüklerin olduğunun kanıtlarıdır.***

Afrika Kıtasında sıra Sudanda; Afrikada biraz daha doğuya kayınca ve iç Afrikaya yönelince, karşınızda Sudanı bulursunuz. Başlar Sarılan Tarih geriye dönülmüş gibi sarılmaya….

Sudanda 1989 Yılında askeri darbe yapılır. Daha laik olan kesim devrilir. sSudan, aslında ABD projelerinden birisiydi. Fakat Soğuksavaş sonlandıydı. Biten bu süreç nedeniyle Sudanda rejim istendiği gibi Şeryatcı olmasına rağmen, koşullar Sudanı hep ikili oynatı.Şeryatla yönetilmeye başlanan Sudan, önce batının da teşviği ile G. Sudan Kuzeyden ayrıldı. Dafur katliyamları ile kurulan uluslar arası mahkemede Elbeşir ceza aldı. Şimdilerde Aranan liderdir.

Bu arada Sudan Müslüman kardeşler eksenine oturdu. Müslüman Kardeşler gerçeğinde de ilişkilerini belirleştirdi. G. Sudanı kaybetmekle kalmadı! Dafur katliyamı da ona oldukça olumsuzluklar da birikti…

Aralık ayındaki zamlar ise Sudandaki ayaklanma patlaması oldu. Halen sürüyor. Elbeşir, önce olağanüstü durum ilan ederek, baskı-yı  artırdı. Hükümeti görevden aldı. Orduyu devreye koydu. Sudan halkı sokaktan korkmadın mı diye çok sordular.Sudan ayaklanmalarla sarsılırken, Elbeşir durmadan baskıları artırırken, bitmeyen Sudan çalkantıları da yaşam tarafcılık haline gelinildi. Sonuçta halk Elbeeşirin gitmesi talebine dek geldiler. Şimdi, Elbeşirin gitmesi talebi yükseliyor.

Elbeşiri kalkan gibi koruyan orduda, bazı kesimler halk katliyamara karşı direnç gösterdiler.Giderek orduda da çözülmeler görüldü. Sudan muhalefeti birleşti. Fakat hem Cezayir hem de Sudanda, gidrek bu yerlerde nelerin olabilecekleri konuşuluyor. Handikap, muhalefetin tek eksenli olamamasıdır.Başta batı Emperyalistler ise net görüş söylemiyorlar. Zaten onlar kendi krizlerini dahi yönetemiyorlar. Bunların karmaşasında ise geçmiş eksikliği ile güncel siyasal örgütsüzleşme çizgisi, net yanıt bulmakta kuşkuları tetetiklemektedir. Bakalım, halkın ayaklanmları, nasıl bş-ir politik zafer getirecek. Enn önemli kuşku şu: “Tunus ve Mısıraa” bensetilmesin.Ders ise halk gücüne karşın, diktatörler sokakta fazla dayanamaz. Cezayir ve Sudaan, Afrikadan tekrarlatılan sayfa olarak yazıldı. Tabi susup da yanlışı alkışlayarak başarılmadı.

Yorumunuzu ekleyin

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.