Çevremizden habersiz oynama rolü – Özkan Yıkıcı

0
6

Kıbrıs hertaraftan gelen dalgaların açık denizde vurduğu gemi gibidir. Netesadüf ki ayni ada şu günlerde çevresindeki ülkelerdeki krzi ile savaş tırmanma işaretlerinin yoğunlaştığı, denizlerinin de dünya develri tarafından kuşatılıp kar hesapları yapılmasına rağmen, bunları hemen hemen hiç konuşmama seçkisinde uyulmaktadır. Ne Türkiyedeki hem yükselen ekonomik kriz dalgasıyla yerel seçim belirsizlik kağosu dikate alınıyor, Ne Suriyede gelişmelerle Kuzeyde başka savaş karmaşası, güneyde Golan Tepelerini israilin ABD onaylı ilhaklaşma sürecinden yorum yapma zahmetlerine girilmiyor. Tam aksi; Türkiyede Yerel gibi görünüp, ancak, Erdoğanın dahi tüm devlet olanaklarıyla ve baskılarıyla meydana inme gerçeğinin artık son haftasında oluşumuz veya Golan tepeleri krizi ile israilde de yolsuzluk tehlikesindeki Metanyahu gerçekleri de buradan hisetirilmek istenmiyor. Üstelik, K. Kıbrısın aslında fırsat olusa Golan Tepeleştirme beklentisinin oluşu veya bölge Kirizinin adayı da vuracağı birlikteliği hala görmezden getiriliyor. Öyle getiriliyor ki artan çeşitli ekonomik siyasal tırmanış tehlikleri, burada banbaşka gözle düşündürtülmekle meşkul olunmaktadır. Sarayın yeni kibiri, hükümetciliğin koltukta kalma fantezileri her şeye deymektedir. Hele de baharın esintisiyle gelen panayır şov göserileri, politikacılarımızın hava atma alanlarını da genişletirimektedir.

***

Gerçekten gelişmeler çok belirsiz ve heran patlamaya yeni sorunlar üretmeye adaydır. Türkiyedeki ekonomik gelgit krizleri ile girilen Resesyon direk yansıma şekliyle de oluşuna karşın, hala K. Kıbrısta bol medyalı yapıya karşın hala şuan ile gelecek bağdaşlı bilgiler pek de duyulmuyor. Üstelik, anlık yükseliş  para gerçeği ile haftasonu yaşanacak adı yerel ama şimdiden rejim yüklenişle yapılması beklenen Yerel seçimlerin de sonrası yine bulmacalı! Bunların Hepsi K. Kıbrısa da direk yansıyacaktır. Ama, dedik ya; burada hala işin önemi hiç konuşulmuyor. Böylelikle gelip vuracak yeni dalgaların dahi “geliyorumu” farkındalıktan uzaktır.

İşler bukadarla yetinilinmiyor: Doğu alanımızda da yeni siyasal kararlarla banbaşka emsaller gerçekleşme yönündedir! 56 Yılından beri işkal altında olan Suriyenin Golan Tepeleri, artık ABD onaylı israilin de ilhakına katılarak onun toprağı sayılma sürecine giriliyor. Buradaki en önemli ihlal, Güvenlik Konseyi kararlarına rağmen oluşudur. Üstelik her kararda israilin Golandan çekilmesi de varken, yaşanmasıdır. Unutmadan ekleyecem: “gerçi bizim hamasi türküerimizde hem var hem yok gibiki idolojimizdir”! İsrail ve Türkiye alınan ve uluslar arası kural halinde bulunan kararlara ençok uymayan ve birinin Filistin ötekinin Kıbrıs gerçeği olan evrensel gerçeklik de vardır. Bundandır ki yeri geldikçe İsrail Türkiyeyi, veya Türkiye israili suçlayarak ikili yanlışlarınını karşısına veriştirmektedir.  Türkiye israili Filistin konusunda suçlarken, İsrail de Türkiyeyi iç Kürt ve Kıbrıs konusunda karşılık vermektedir. Üstelik ikisinin de alehte olduğu uluslar arası kurallar olmasına rağmen…

Her iki ülkede önemli seçimler de var. Her ne kadar, Türkiyedekine Yerel seçim dense de Erdoğanın hem de Cumhur forsuyla sokağa direk yasalarını da yok saydırtarak parti lideri olarak, devletin tüm olanaklarını kulanarak, medyayı teslim alarak ve yargıya da “buyruk” vererek karşıtlarını alt etmeğe uğraşıyor. Öyle uğraşıyor ki rakiplerini idam ve mapuslukla tehtit ediyor, dilediği küfrü salarken, onların ufak eleştirisi için de yargıyı işaret ediyor. Daha şimdiden, Türkiyedeki sandık sonuçları kadar, seçim sonrası müdahalelerin kuşkuları da dilendiriliyor. Bir yerel seçimin nasıl sistemleştirilip rajimleştirildiğinin örneklemi Türkiyede yaşanıyor. Öyle yaşanıyor ki resmen ikiye ayrışma bizat Erdoğan tarafından başlatılıp devlet ile ötekiler ikilemine sokuldu. Böylesi bir seçim hem de adı yerel olan niteliğine rağmen, başkan budenli müdahil ve baskılanma araçları kulanıldığına tanık olunmadı. Tabi buna ekonomideki toslama da eklenince, seçim bitip her şey düzelecek beklentisi de olmamaya doğru güçlendi…

İsrail de seçime gidiyor. Metanyahu yolsuzluklarla da başı derte. Oda bazı baskı aygıtlarını kulansa da oluşan devlet yapısı nedeniyle ve muhalefetin gerçekliği karşısında aynen Türkiye benzeri bir konuma gelinmedi. Örneğin, medya tek kişiye bağlı probaganda falan yapmadı. Hat ta Türkiyede görülmeyen şekliyle  eleştirileri engeleme yerine onları tartıştırıyor. Ama, Metanyahunun eleştirilip kaybetme tehlikesine en önemli yakınlığı da Trump gösterdi. Trump şovenizim ile faşizim karışımlı politikasıyla önce Kudüsü israilin başkenti olarak kabulenip elçiliğini de taşıdı. Şimdi de Golan Tepelerinin ilhakını kabulendiği bilgileri uçuşuyor. Bu, İsrail gericiliğine verilen önemli bir destek kartıdır. Zaten, her iki seçimde de içsel dinamikler ve ahali oylarının önemi konuşulurken, ilgili önemli etken nedense pek konuşulmaz! Batı Emperyalist kesimler Türkiyede Erdoğandan veya israilde Metenyahudan vazgeçtiler mi? Bunu nedense tüm içsel seçim denklemleri kurgulanırken, bu önemli dış dinamik pek saydırtılmıyor! Hele de Türkiyede….

Buarada,İsrail şovenizim ile güvenlik paranoyasını artırarak oy avcılığına katma adına Gazle şeridine de saldırılar düzenledi. Hala kimin atığı belli olmayan füze nedeniyle de Gazleyi cezalandırma yönelişine girdi. Son haberlerde, gezisini dahi yarım braktığı haberleri geliyor. Oysa, İsrail durmadan Gazle şeridini vuruyor denizini kulanıp Filistinlileri açık hapisane içinde esir kanpında yaşatıyor. Bir Filistin taşıyla tankların, uçakların füzelerini ayni yturma oranını da dünyada kabulendirdi. Tam da seçim öncesi, Golan ilhakı ile Filistina karşı “Güvenlik ihdiyacı” esrumanları, zaten ırkçılığa yönelen kitlelerin de desteğini alma adına önemli koşullar haline getirildi. Böylelikle Metanyahu yolsuzluklardan da sıyrılma şansını kulanma durumundadır.

****

İsterseniz bu halkaya Suriyenin de kuzeyini ekleyin! Gerçekten Suriye toprağı olan bu yörenin de yükü ağır. Resmen IŞİD Suriyede yenilmesine karşın Suriye sıkıştırılıyor. Daha net dış güçlerce. Kuzey Suriyeyi işkal altında tutanların neolacağı beklenirken, hesapta olmayan Güneydeki işkal altındaki Golan Tepelerinin resmen İsrail ilhakına kabulenme süreciyle Suriye yönetimi iyice sıkışıyor. Üstelik, Kuzeyde Elbap ve Afrin Türkiyenin elindeyken, idlip cihatcıların elinde. Doğu Fıratdaki Kürt gerçeği ile ABD varlığı ise başka bir sorun. ABD ve İsrail ısrarla iran üzerinden Suriyeyenin toprak bütünlüğüne oynuyorlar. Bahane iran olurken, İsrail işkalinden ilhaka geçiş veya kuzeydeki öteki konumlara pek söz etmiyor. Belli ki Suriye adeta bölge cenderesinin kaynayan kazanı haline geldi. Bunları da ekleyince, Türkiyedeki Yerel seçimi Erdoğan rejime çevirip “bekalaştırırken” merak edilen başta batılı sistemin ne yapacağıdır! AKP ise Rusya ABD çelişkisi ve bölgesel kırılma fay hatlarında hala fırsatları kulanma adına ikili oynamaları devam etirmektedir.

***

Daha sayılacak çok örnek etrafımızda işaret kuşu veya haberci güvercinler gibi dolaşıyor. Ama sarayin Kibiri, teslimiyet koltukların sesizlik gölgesinde bunları yakalamak mümkün değildir. Gerçeklerden sanala evrildikçe, kendinize has dünyalar da oluşur. Kendinizi dünyanın merkezine korsunuz. Silik duruşunuz veya bilgisizlikler yanına yandaşlama destekler de olunca, dilenen her yalanı kolayca sallarsınız. Şimdi, panayırlar da başladı. Bol şov, Anastasiyadise veriştirmek veya karşıta hava atmalar için koşulalr gayet münasip. Nedeolsa, bu satığınız sözleri alcak medya, savunacak yandaşınız da mevcut. Çaktırmadan da adını tarifeler deyip elektrik oynunu da oynarsınız. Öyle ya Tufan da anımsayıp Karşılamaları oynamaya çıktı. Yalnız orada da yakın tarih anımsatılması var: Biz, Kolejde halk oyunlarına çalarken, yarışmaya katılınacaktı. Oyuncuların geçiş işaretini “Hopayla” Tufan veriyordu. Tam da yarışma günü herkes sahneye çıkmaya hazırlanırken Tufan yanımıza getirilir! Sesi çıkmıyordu* Meyerlim, bir gece önce içtiği işki nedeniyle sesi gidiverdi. Oyuncular ve özelikle Kemancı endişelendi! Tufan resmen yarıyolda braktı. Ama, oyunları Tufandan daha iyi bilen Hasan Abahorlu bu rolu alıp da yarışmada oynarken ki endişeler de giderildi.

Bu anıyı da Tufana anımsatıp yine yeri geldiğinde yarıyolda brakma sonucu oolurmu, olmazmı size braktım.

Anlıyorsunuz ya: etrafımız belirsizliklerle kaynarken, bizler hala nerelerde dolaşıyoruz. Sonrası mı, yine eleştiriyi Türkiyeye dek uzatmadan koltuk hesaplı rant aşkıyla gündemde dolaştırmaya devam.

Yorumunuzu ekleyin

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.