İngiltere ve Yunanistan parlamento oylamalarından sonuçlar – Özkan Yıkıcı

0
19

Aslında her gün yazı yazma olasılığım olsaydı, hem ingilteredeki hem de Yunanistandaki parlemento oylamalarının gelişmeleri ile birlikte, süreçle bilgilendirerek yorumlayacaktım. Sürekli yazma şansızlığım ve arada hem ülke hem de uluslar arası gelişmelerin de yoğunluğu ile birlikte konu sonuçla ertelendi. Sonuçlar da ortaya çıkınca, enazından şunu da görerek, bazı önemli eksikliklere parmak basmak gerektiğine de inanıyorum. Enazından, her iki ülke KIbrısın garantör ülkeleridir. Üstelik, İngiltere Kıbrıs siyasetinde oldukça belirleyici ve ekonomik kalıcılaşma koşulları da burada bilinmese de hisedilmektedir.Ayrıca, K. İnsanların arada seslendirip hedef de konulan AB içindeki sorunla ingilterenin geleceği krizi yaşanmaktadır. Yunanistanda ise tabusal kalıcılaşan ırkçı milliyetcilikle nasıl kolay kolay kurtulanamayacağının da gözlemleri vardır. Kısaca, hem gelişmelerin önemi hem de direk KIbrısa yönelik istenmese veya bilinmese de etkileri olacak sonuçlara doğru giden parlementer olaylar yaşandı.****

Daha önceki yazılarımı takip edenler, İngiltere ile AB yapısı arasındaki çelişkiler ve ayrışma süreçleri, yerinde ve zamanında yorumlanarak yazıldı. Genel İngiltere AB kırılması da değişik yönlerden sunuldu. Aslında gelinen nokta da önemli olduğu kadar, bunu klasik ezber veya bilgisizlikle de ele almamak gerekir. Şimdiden kolay yanlışlama algıları oluştu. Örbneğin, hala ister önceki ister se şimdiki parlementer oylamaları önemli kesim “AB kalma” oylamaları olarak anlıyor. İngilterenin AB içinde kalıp kalmama gelişmesi olarak kavranıyor. Oysa, çok basitdir; gerek kısa zaman önce, gerek se dün yapılan oylamalar AB içinde olup olmama değil, Ab ile yapılan anlaşmanın kabulu ve ikincisi de hükümete güven oyu oylamalarıdır. Çıkan net sonuç; İngiltere parlementosu yapılan Ab anlaşmasını kabul etmedi. Ancak, hükümete de sonradan güven oyu verip, ona koltukta kalırken AB ile yeniden görüşme yapıp yeniden başka bir anlaşma yapma görevini de verdi. Aslında bunlar İngilterenin AB ayrılması noktasındaki ilk adımla devam eden kırılmanın kendisi yeniden üretilmesidir.

Anımsayın: AB referandumuna da giderken, başta iktidardaki Muhavazakar parti lideri, hayır oyu çıkıp AB içinde kalınacağına inanılıyordu. Bundandır ki Muhavazakar parti ve ötekiler, net görüşleri olmamasına rağmen, hat ta, çıkılması istenmese de bunu halk oyu ile taşlandırıp oluşan muhalefet tepkilerini de dindirmeğe yöneldiler. Dikat ederseniz, hala gelinen noktada, tıpkı ilk ayrılma referandumunda olduğu gibi partiler tam bir birlik veya kitleleri denetmele prokramı sunamadılar. Sonuçta, ahali AB çıkmasına evet derken, başta iktidar partisi lideri kellesini vererek bedel ödedi. Ancak, muhalif işçi partisi de ortak bir tutuma sahip değildir. Nitekim, şimdi de onca çalkantıda AB yönelişi değil de ayrılma sürecindeki anlaşmaya yoğunlaşıyor. Hala, İngiltere partielri direk AB içinde kalınması talebini seslendirmiyor.

Buradaki önemli eksik şu: İngiltere partileri kitlesel siyasal denetimi sağlayamıyorlar. Hat da yönelişi de gerçekleştiremiyorlar. Bu pek de alışılan önemli İngiliz politikasına benzemiyor. Herkesin ezberine giren “önemli kurnaz İngiliz” politikası, bu defa tam aksi eksik ve kitlesini yönlendiremeyecek koşulda yakalandı. Öyle yakalandı ki AB eksenlilik yerine gidrek anlaşma noktasında kaldı. Öyle kaldı ki K. İrlanda konusunda kırılmalar ve devamında İskoçya ayrılma referandum kısgacına dek gelindi. Bu kısgaç şimdilik Muhavazakar partiye yeniden AB ile görüşüp bazı kuralları kabulendirerek ayrılma aşamasına takıldı. Suni yapılan duvarın, oluşacak siyasal yağmurda yıkılması da mümkün. İşte ozaman anlaşmasız AB ayrışması veya ingilterede partielr de yeniden AB içinde kalma ikilemine taşınma olasılığına geleceklerdir.

Dikat edin;sadece Muhavazakar partide değil, işçi partisi de ne yapacağına net karar veremedi. AB içinde kalma seslendirilmesi hala partielrde öne çıakrılmadı. Fakat, K. İrlanda ve İskoçya halkaları zayıf olarak esnedi. Tüm bu çelişkilerde Sterlin de nasibini klasik şekilde elbet almadı. Ab yöneliş umudu veya sermaye içi denklemlerle kah yükselip kah düşüyor. Politik belirsizlik ve AB yöneliş beklenti artışı Sterline gaz vermesi ise İngiltere ekonomisinin aslında yaşanmakta olan genel Kapitalist Finanssman krizinin de semtomunu işaret etmektedir.

Unutmayalım: Sterlin bizim K. Kıbrıs piyasasında TL değerlendirmesinden daha fazla yapılıyor. Birçok Kıbrıslı ingilterede yaşıyor. Kıbrıs AB içeliği ile ingilterenin ayrılma koşulunda farkında oluncaya dek sıkıntılar da üretmeğe açıktır. Bundandır ki İngiltere AB cepesini iyi okumak gerekir. Ayrıca, sadece İngiltere cepesiyle değil AB yapısının da İngiliz taleplerine karşın takınacağı tutum da önemlidir.******

Gelelim Yunanistan parlemento oylamasına: Yunanistanda da ayni zaman diliminde tıpkı ingilterede olduğu gibi Hükümet oylaması yapıldı. Konu banbaşka bir noktada gerçekleşti. Aslında Szrizanın kurulurken ki ortaklarıyla çıkan sorunların sonucunda referanduma gidildi. Bağımsızların kualisyondan çekilmeleriyle Sipras güven oylamasına girdi. Çok az bir oy la güven oyu alındı. Sorunalr ise önemli….

Szriza hareketi ekonomik krizle birlikte iflas eden Yunanistan ekonomisi üzerinden hükümet oldu. Ortakları ise tam aksi olan kesimelrle kurmak zorunda kaldı. Ekonomik kriz kırılmasında, yeni yapılanış yerine aB içinde URO biriminde kalarak çözme yoluna girdi. Bu çok eleştirildi. Fakat, Szriza bazı önemli kararlar da aldı. Yunanistan Ortodoks Kilisesinin gücünü gerileterek laik alanı gelişletirdi. Dinsel kesimelrle sorunlar yaşadı. Öteki önemli gelişme ise komşusuyla olan isim tartışmasını da çözmekle başlattı. Makedonya kuramı üzerinden komşusuyla olan krizi usta bir diplomasi yöntemiyle çözdü. Bu Makedonya sorun çözüm sonucunda da ortağı ırkçı sağ kesimi istifaya getirip, hükümeti güven oylamasına taşıdı.

Sipras aslında kronikleşen ve ırkçı eksenli Makedonya konusuna açılımla yumuşatması, önemli siyasal başarıdır. Halkalrın yakınlaşması ve iyi komşuluk konusunda iyi bir hamle oldu. Daha dün Makedonya adı dahi Yunanistanda komşuya saldırganlık nefreti getirirken, Sipras bunu gayet diplomatik kural la ilgili ismin iki tarafın da coğrafi kulanımını sağladı. Tabi, kilise ile oluşan yeni denklemle de dinsel siyasetin de etkisini azatlı. Bunun sonucu da istanbuldaki Fener Patriği Ukrayna kilisesiyle anlaşma yaparken, Erdoğana teşekür ederken, resmen Szprası suçladı.

Bence son Yunanistan parlemento oylama sonucu, Yunanistandaki bildik eski resmi bakışın daha da insani demokratik yöne kayışın da önemli bir sonucudur. Kafamızdaki klasik resmi ezberin de Yunanistan ekseninde kırılmasının önemli mesajıdır.

Kısaca; gerek İngiltere gerek se Yunanistandaki hükümet oylamaları değişik sinyaler verdi. Her iki oylama hükümetleri ayakta tutarken, ingilterede hala belirsizliklerle ertelenen sonuç almayı yansıtırken, Yunanistandaki oylama ile Siprasın enazından ırkçılığa karşı parlementer bir başarı kazandığının da mesajıdır. K. Kıbrıslılar bunları doğru okumalı. Doğru yorumlayıp yeni koşullarıyla değerlendirmelerine koymalıdırlar. Unutmayalım: KIbrısın geleceğinde önemli rol oynayacak iki garantör ülkeden söz ediyoruz.

Yorumunuzu ekleyin

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.