Bavyera seçimleri ile sosyaldemokrat iflasın sancıları – Özkan Yıkıcı

0
19

Geçen hafta sonu, Almanyanın en zengin eyaletinde seçimler yapıldı. Seçim sonucu kuşkuların yoğunlaştığı dünya siyasetine sadece yeni bir başka soru işaretiyle devam yaptırma dışında katgısı olmadı. Son dönemdeki seçimlerle artan ırkçı parti yükselişi kadar, adı sol ama özünde Neoliebral düşünce savunusu olan Sosyal Demokrat partielrin de artık önemli ikinci veya birinci güç olma konumundan da kaymalarının yaşanması, Bavyerada da tekrarlandı. Alman Sosyal Demokrat parti hem hükümet ortağı hem de ikinci parti olma özelliğine karşın, Bavyerada büyük oy kaybıyla beşinci sıraya dek geriledi. Oylarının yarısını da kaybetme sonucuna da geldi. Benzeri, Muhavazakar partide de yaşandı. Böylelikle, sistemin klasik ezberli merkez partielri, Alman Bavyera eyaletinde de oldukça gerileyerek, çöküş mesajlarının sarsıntılarının yaşanmasına da neden oldular….

Kapitalist Finans krizi On yılı aşan etkinlikle yaşanmaktadır. Kriz dönemi olan etkiler ise dalga dalga dönemsel vurmalarla sürmektedir. Bu koşullarda artan yoksulaşmalar özde iki eylime yönelir, sınıfsal temelde değişim seçeneği veya sistemi koruma adına daha otoriter devlet biçimli faşizme doğru yükseliş yaşatma ikilemleri gerçekleşir. Son Neoliebral sistemsel seçimde zaten başlangıçta başlayan Merkezi sağa kayış da Faşist yükselişin ve otoriter liderliğin devlet biçimine dönüşmesine de önemli koşullar oluşturdu. Seçeneksizlik ve kriz ikileminde Muhavazakar partiler faşist düşüncelerle kitlesel tepkileri kendi potasında toplamaya çalışırken, Sosyaldemokratlar da sınıfsal yoksul kırıntıları da öteleyerek, sermaye lehinde Liberal piyasa oyunculuğuna dek kayıyor. Özellikle Yeni sömürge ülkelerdeki, sınıf temli olmayan Sosyaldemokratlar da devletci refleksli ikilemde kendi rollerini alıp “ulusal” parti görünümlü noktada dönüp duruyor. CHP, TDP ve CTP bunun kopyalama uygulanmasında bulunmaktadır.***

Bu genel yöneliş, salt geri kalmış ülkelerde değil, batı demokrasi denilen ülkelerde de yaşanmaktadır. Son olarak Alman Sosyaldemokratlarda da ayni kırılma hızla yaşanmaktadır. Hele de girilen Hüküemtlerdeki rolleri ve kriz karşısında oluşan faşist eylimleri engeleyememe sonucuna bir de Neoliberal tükenen politikalarla devam etme eylimi, kitlesel sağa yönelişi de tetikledi. Almanyada da birçok Kapitalist ülkelerde olduğu gibi sağlaşan ırkçı muhavazakaarlar yenine, özdeki faşist parti veya otoriter liderleri seçmeye başladı. Bundandır ki Alman Alternatif partisi oylarını artırıyor. İkili kualisyon karşısında da ana muhalefet konumuna dek geldi….

Bavyera eyaletinde hem merkezi muhavazakar çöküş, sosyaldemokrat tükeniş olurken, aşırı kelimeli sağın da yükselişi de burada da gerçekleşti. Özellikle kaybeden direk Sosyaldemokratlar olmaktadır. Öyle bbir tepkide ki kısa zaman önce Almanyada Antifaşist protestoda binlerce kişi katılmasına rağmen, faşist partielr oylarını artırıp meclislere giriyorlar. Burada göçmenler sorunu, ırkçılık ve siyasal yetersizliklerin sistemsel tepkilerde sınıfsal eksiklikle direk milliyetci bürünüşe giriyor….

Bir ufak anımsatma daha…. Sosyaldemokrat partiler özde Sınıf mücadele ekseninde önce sistemi direk değiştirme yerine, reforumlarla düzenleme politikasıyla devrimci çizgilerden ayrıştı. Yine, Almanyada savaşları savunacak dreceğe gelip, Hitler rejimine de engel olmadılar. Yükselen Sosyalist devrimci dalga dönemlerinde, Sosyaldemokratlar sistemi savunan yedek güçler olarak da rol aldılar. O dönemlerde, özellikle Atmış Yetmiş yıllarında sosyal refah adıyla daha eşitlikli Kapitalizmi savundular. Devrimci hareketlerin siyasal yenilgileri, sosyal muhalefetlerin gerilmemesi sonucu, Sosyaldemokratlar tekrardan sağa kaydı. Neoliberal süreçte iyice sistemin liberal ayağı olarak da yelpazede yerini aldı.

Bu sonuç, seçimlerdeki değişim ile bir şeylerin değişmeme ikileminde yaşanınca da ayrışma Neoliberal piyasada tutucu muhavazakar ve daha moderin görünümlü Sosyaldemokrat ikilemli merkeze dek gelindi….

Son kapitalist krizde sistem krizi yönetememe sonucunu da yaşatınca, burada Sosyaldemokrat partiler de ayni yelpazede yer alınca, Sosyaldemokratlar siyasal olarak farklı birçok özelliğini kaybetme sonucuna geldiler. Buna karşılık,kriz fırsatıyla, faşist dalga ile sermaye buluşması da yoğunlaşmaya başladı. Buda, seçeneği getirdi….

Almanya Bavyera yerel seçimi bu gelişmelerin taplolarının bileşkesidir. Sol partinin de baraja takılması başka bir sonuç. Ayrıca, yeri gelmişken, başta muhalefek ekolojik hareket olarak başlayan Yeşiler partisi den artık iktidarla buluşma nedeniyle ülke siyasetinin koşullarına göre yelpazede yer almaya başladı. Almanyada sağ terkiye katıldığı görülüyor.

Bu son gelişmeleri, öyle uzakta veya geri braktırılan ülkelerde değil, direk Avrupada karşılaşıyoruz. Bu sıkıntı da ilgili SOsyaldemokrat hareketlerde tartışmaları da yükseltiyor. İngilteredeki işçi partisinin Yeni lideri bir sol arayış olarak düşünülürken, Fransadaki sağa kayış ise Sosyaldemokrasinin iyice cılızlaşma aşamasına getirdi. Belçika gibi ülkelerde ise son yerel seçim tartışmalarda yaşandığı gibi, göçmen seçkisinde sol değerler yerine gericili adayların gösterilmesi de aslında savunulan göçmen sorunundaki aşmazı acı itirafı olmaktadır. AKP savunucusu veya etnik farkları gericilikle bütünleştirilen Türk adayları Belçika Sosyalist partisinden gösterilmektedir….

Tüm bunlar şunun işareti: Sosyaldemokrat partiler soldaki seçeneksizlik, oy eyliminin sağa kayışıyla kendi içlerindeki idolojik bütünlüğü kaybettiler. Sol düşünce yerine, garip bir bileşkesi oluşturdular. Bunlar sol adına sağ yelpazeli yere konumlanmasını getirdi. Böylelikle de oy kayıplarıyla son dönemde Sosyaldemokratlar ikinci olma yerlerini de giderek kaybetmeye başladılar. Almanyadaki Bavvyera yerel seçimleri, her yönüyle sol adına düşündürücüdür. >Faşizmin yükselişi ve gericileşmenin kitleselleşmesi birlikte tehlike çanlarını çalmaya başlatı.

Yorumunuzu ekleyin

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.