İdlip dönemecinden ABD karışıklığına – Özkan Yıkıcı

0
16

İdlip, Suriyenin Güneyinde bulunan ve direk Türkiye ile sınırı olan yerleşimin adıdır. Tıpkı birçok Suriye yerleşimi gibi, Eğer Suriye BOP olayı olmasa bunları duymaktan mahrum kalacaktık. Rakadan Doğu Gutaya veya Kobaniden idlipe hep Suriye savaşındaki önemli kavşak haline gelmelerinin nedeniyle bunları sık sık duyduk. Buna Deradan tutun Elşebaba varan ve hat ta Türkiyenin işkal yaptığı “Elşebap ve Afrini” de Suriye savaşları nedeniyle bilmesek dahi öğrenip, tarihe önemli sayfalar olarak yazıldılar. Şimdi, Suriyenin önemli savaşlarından ve siyasal oyunlarının merkezileşen biçimi olarak idlipi duyma sıklığına girdik. Öyle Suriye ve muhalifler derecesinde değil, ABD, Rusya, Türkiye ve hat ta Çinin de hesapları olduğu küçük idlip, Suriye ve bölgesel gelecek denklemi merkezine oturdu….

Ortadoğu projesi daha başlarken, işkalerin kolay, fakat sonuçlarının belirsiz kağosla sürdüğü geniş siyasal tarih haline geldi. Fakat, Suriyenin daha da önemi, ABD projeli ve bölgesel merkezli itifakların geniş oyuncu katılımına rağmen, resmen başarısız olup, projenin de geleceğinin sorgulanmasına neden oldu. Esat bitecek ken, şimdi idlip ile yeniden Suriyenin Esatın eline geçme sonucuna doğru gidiyoruz. Çok önemli paradoks var! Genel uluslar arası hukuka veya konulan evrensel ilkeler le hareket ederseniz, “idlip suriyenin toprağıdır”! Uluslar arası anlaşmalara göre de “Toprak bütünlüğü kesindir”! Çizilen ülke toprakları “birkaç istisna dışında” bozulmadı. Konuyu uzatmayalım: idlip nereden bakarsanız bakın, yazılı ve sözlü tüm metinlerde Suriye ülkesinin bir parçasıdır. Oysa, şimdi Suriye kendi toprağına egemen olmak isterken, başta Türkiye ve birçok batı ülkesi şüpecilikle engeller koymakla meşkuldurlar. Sanki, idlip bağımsız bir ülke olup Suriye ile birleşirse, belirli siyasal kural olması gerektiği anlayışını kamuoyuna kabulendirmeğe uğraşıyorlar. Başka açıdan; idlipte bunulan ve adına nederseniz deyin, Cihatcı kesimelr Çeçenistandan Sincandaki Uygurlara varan uluslar arası gerici şeryatcılardan oluşmaktadırlar. Çoğu, başka ülkelerden gelip Türkiye üzerinden bu bölgeye girip işkal etiler. Burada şeryatcı bir emirlikle Elnusra Emirliğini de ilan yaptılar….

İdlip Suriyenin bir yerleşimi. 2011 Yılında Türkiyeden de giren cihatcılar tarafından işkal edildi. Suriye askerlerine inanılmaz işkencelerle kesip yok yaptılar. Elnusra Emirliğini kurdular. Böylelikle, Hatayın uzantısı idlip cihatcı merkez olarak Emirlik ilanıyla teröristlerin merkezi haline geçti. Daha sonra, Suriyede yenilip teslim olan öteki cihatcılarla birlikte önemli cihatcı milis merkezi haline getirildi. Sıkışan nifus ile 3 milyon insan burada cihatcıların baskısı altında yaşamaktadır. Tabi ki Suriyeye karşı da saldırılarını da gerçekleşmektirilmektedir. Suriyede iç savaş galibi devlet çenberi daraltırken, cihatcı vahşiler de idlipte toplanıyordu. Tek açılım kapısı da Türkiye olmaktadır. Birçok örgüt gerilici anlayışları ile idlipte bulunmaktadır.

Bu gerçekler ve evrensel kurallara göre idlipin Suriye toprağı olmasına karşın, başta Türkiye bu bölgenin ülke sahiplerine geçmesinden endişeli. Aslında idlip ile Esatın kazanmaya yönelik gerçeği daha da netleşecektir. Ama, idlipte çokca dıştan gelen teröristlerle doludur. Rusya, oradaki Çeçenlerin, Çin Uygurların yeniden ülkesine gelmesini istemiyor. Onların idlipte imha edilmesi veya Türkiyeye göç edip orada kalmasını yeyliyorlar. Türkiyenin aşmazı ise daha karışık: biryandan Rusya iran itifakıyla idlip konusunda ortaklaşa tavra girerken, öteyandan idlip sonrası kendi işkal yaptığı Afrin gibi yerlerin de Suriyeye verilme süreci gelecektir. Ayrıca, Türkiye girdiği Kürt paranoyası nedeniyle, Esatın Kürtlerle anlaşıp onlara özerklik vermesine de karşı. Hem Rusyaya yakınlaşma hem de idlipin Suriyeye verilmesi sonrasındaki endişeleri nedeniyle karışık bir durumdadır. ABD ise artık Suriye politik kartını kaybettiğini anlıyor! Fakat, pazarlıkla bazı kalıcı kazanımlar istiyor. Ayrıca, Giderken dahi Esata zarar verme, iranın Suriyeye yerleşmesine takoz koyma ve kendi kamuoyuna oynayarak imkan yaratıp yine kimyasal oyunla Suriyeyi tahrip edip zafer ekleme peşinde…

Birçok başka çelişki daha vardır. En önemlilerinden birisi, Suriyede Esat kalırken pastadan yararlanma amaçları da önemli rekabet olmaktadır. Türkiyede hala işi anlayamayan ve paranoyla uğraşan kesimler idlipi anlatırken Akdenize ABD ulaşması gibi tuhaf bir kavrayışla stratejik politika aktarıyor. İdlipten AKdenize açılmak mümkün değildir. Hatay arada bulunmaktadır. Ayrıca, ABD Akdeniz açılımında Türkiye direk rol oynamaktadır. Bu basit bilgi kirletmesi de çekinilmeden yapılmaktadır. İdlip, işte böylesi bir karışıklıkla, nasıl yeniden Suriye toprağı olacağı noktasında salanıyor. Savaş veya uzlaşmakla, Türkiyenin isteği olan oradaki belirli kesimleri Esat muhalefet kabulenip eklenmesi gibi geniş politik taleplerin arasında kriz ile savaş arasında diplomasi oynuna girdi. Bunun bitmesi ile artık Suriyede Türkiye ile ABD varlığının direk gündeme geleceği de kesinnn. Şimdiye kadar işkal etiği yerlerden ki Kıbrıs vardır” çekilmeyen Türkiye, Suriye bataklığındaki sonu hep endişelerle beklenmektedir. İdlipten kaçacak cihatcıların ilk uğrağı ile işkal yaptığı yerlerden çekilme süreci, Türkiyenin Suriye politikasını da sorgulatacaktır. Tabi, günümüz Türkiye gerçeğinde bu neyazık mümkün olmayacak gibidir de.******

İsmail Kemal veya N Köprülü gibi senelerdir Suriye döktürmecelerilerin de neler üretecekleri beklentilerini beklerken, yolum ABD semalarına vardı. Suriyede gelecek kimyasal provakasyonu ve Doğu Fırat sonuçlarını yazarken, aslında ABD girdabında da işler karışık. Örneğin, Trump dünyada ticaret savaşlarını başlatırken, iran anbargolarını tüm Uluslar arası belgelere karşın yeniden başlatırken, kendisi de rahat değildir. Trump birçok ülke liderini devirmekle meşkulken, kendi devletinde, seçimde yanına aldığı nerede ise tüm yakınlarını adaletin pençesinde kaybetti. Kimisi istifa, kimisi de daha ileri gidip itirafcı olup, Trumpun içte tartışılır hale gelmesinde benzin rolu aldı.

Yaptığım Ratyo Mayıs prokramında akademisyen İlksoy Aslıma “Trumpun kazanması ile aBD de değişim bekleyip beklemediğini” sorduğumda! Aslım, yerleşmiş ABD yapısı nedeniyle beklemediğini söyledi. Ben ise Trumpla birlikte ABD genel politikasında kırılmalar olacağı görüşüm nedeniyle de ilksoyla biraz çekiştik! Nitekim, Kaybeden Bayan Klinton taraftarları başta istihbarat merkezleri Trumpa hiç aman vermemeğe kararlı. Savcılık durmadan yeni idiyalarla davalar veya sorgular yapmaktadır. Trump da durmadan yeni cevizler kırmaktadır. Bir anlamda, Trump kendi devlet mekanizması ile de sorunlar yaşamaktadır. Garip olan Klinton döneminde de baş vurulan Cinsel Seks ilişkileri de bu dağarcığa konuldu. Buna yönelik itiraflar da yapıldı. Paralar ödendi. Batıda nedense bazı makamcıları geriletme veya düşürtme konusunda kadın ve cinselik hep kulanılan silahtır.

İstemeden insan düşünür, Aynisi çok yuzağa gitmeden K. Kıbrısta kamuoyu ansızın “Amerikada da bunlar oluyorla” bizim politikacılarımıza bu ilke konulsa ne olur? Dün Özgürgüne parası nedeniyle kamuoyunda oynayanlar, başta eski Meclis başkanı Sibel hanım bunu yetkisini kulanmayarak ileriye getirilmezken, şimdi de hasır altında sıraya giren konu oldu.

Amerikadaki gelişmeleri ve kurumsal arası yetki sınırlarını bilmemek de işin cabası. Nitekim, Trump yetkisini kulanıp kendine yönelik davaları kapatamazken, Erdoğan önce Feytulahı, sonra Zarafı ve şimdi de bankaları için Trumtan müdahale bekliyor. Çünkü, Türkiyede resmen yargının nereye geldiği ortadayken, dünyada da aynisi olduğuna inançla politik algı operasyonları yapılmaktadır.

Yukarda yazdığım örnekleri küçümsemeğin! Trump hala dünyanın en güçlü devletin başındadır. Dünyada krizlerle oynayan, kolayca yalan söyleyip saldırı yapan ve dilediğine kural uygulayan bir genel politik Emperyalizmin simgesidir. Kıbrısta dahi olacaksa barışın oradan geçtiğini herkes söyler. Tabi açıkca resmi olarak da söylemekten kaçma paradoksu da vardır.Dünya, aşılamayan Finans Kapital krizini dalga dalga yaşarken, bunu en başta ABD yönetemzken, BOP olayı Suriyede tıkanırken de Trumpun durumunu doğru okumak gerekir. Sadece Dünyada değil, ülkeler içi de belirsizlikler ayuka çıkıyor. Savaşa baş vurmalar ve halkta yoksulaştırma reçeteleri bunların sonucudur.

İdlip ile Suriye tarihinde ABD yeni bir yere oturacak ken, ABD içine dek ulaşan Trump gerçeği ise sgandallar ve ticaret savaşları ile tırmanan kırılmalarla gerçekleşmektedir. Sistemin geneli ne acıdır bu kurallarla kazanan kaybeden belirlenme yöntemi de gerçekleşmektedir.

Yorumunuzu ekleyin

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.