Benim tanıdığım yoksa hizmet de yok – Alpay Durduran

0
15

Dörtlü koalisyon sözde hukuk devleti ve demokrasi vaatlerini yerine getirmeye çalışıyor ama attığı adımlar tam bir geri ülke anlayışına sahiptir.

Mecliste personele eski usul müdahale ile personeli değiştirerek eski alışkanlığı tekrarladılar. Neden olarak da meclis başkanının kimlerle çalışma istediğini belirtmiş olmasını gösterdiler. Hukukun üstünlüğüne inanan biri temel ilkelerini de kabul eder. Hukukta Anayasa mahkememiz de kararlarında vurguladığına göre temel ilke yönetimin her işleminin kamu yararına olduğunun mahkemenin anlayacağı dilde belirtilmiş olmasının gerekliliğidir. Onun için gerekçesini belirtmeyen kararı mahkeme bu ilkeye aykırı olması nedeniyle iptal etmiştir. Ama hükümet gerekçe göstermeden bazı memurları görevden alma yetkisini kullandığı iddiasındadır. Hâlbuki burada yasanın amacı görevden alınana bir gerekçe göstermenin gerekmediğidir. Ancak temel prensip idarenin kamu yararına işlem yaptığının mahkemenin denetimine olanak vermesidir bu da ancak anlayacağı dilden mahkemenin denetimine hazır bir gerekçenin olmasıdır. Bunu hangi yolla olursa olsun sağlamak zorunludur.

Anayasa’da üçlü kararnamelerle atama yapılır demek ve yasayla düzenlenir demek ve yasada da gerekçe gösterilmeden görevden alınırlar kuralı icat etmek anayasanın tüm kararları yargı denetimine açıktır kuralını işlemez hale getiremez. Hiçbir işte mahkeme denetiminden kurtulamaz dediği halde yüksek kademeyi istediği gibi kullanır demenin yönetimi yozlaştıracağı bellidir ve ne yazık ki yozlaştırmıştır.

“Sokaktan adam çevir ata yasal değişikliği” diye eleştirilen üst kademe değişiklik yasalarıyla gelinen aşamaya sözde karşı olanlar da zahmet edip gerekçelerini açıklamadan “başkanın kimlerle çalışmak istediğini saptadık” gerekçesiyle atama ve görevden atma uygulaması yapması siyasetin derinliğinin işaretidir. Siyasi partilerin geri ülkelerde sürekli didişme halini almasına ve yolsuzlukların gizlenmesinin baş nedenlerinden olan “benim adamım olmayan engellemelerle yolumuzu tıkar” mazeretinin adam kayırma ve seçim rüşveti olarak kullanılmasına yol açmıştır. Onun için “yağma sistemi” adı verilmiş ve terk edilmiştir.

Bizde ise hala ayni anlayış sürdürülmektedir ve yeni gelenler de ayni anlayışı güya müşavir yaratmama sözü olarak anlamış gibi sürdürmektedir.

İtiraz eden bir vekilin de meclis hükümet yeri değildir şeklindeki eleştiri de esasa karşılık değildir, ayni anlayışı “bir az da bir yutalım” hikayesindekine benzer. Esas kamu yararına hizmetin mahkemede de savunulabilecek liyakat ilkelerine uygun olması ve ayrım gözetme yasağına aykırı olmadığının kanıtlanması ve kamu hizmetleri komisyonu gibi yansız komisyonlardan yararlanılmasıdır.

Halkımız gelenle gelen ve gidenle giden emir kulu değil kamu görevlisi ister ve vaat edilen de o idi.

 

Yorumunuzu ekleyin

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.