Haberlerle “Kıbrıs, Rusya ve Fransa” gezintisi – Özkan Yıkıcı

0
52

Cumartesi sabahı gazete ilk sayfalarını dinledim. Bolca cinayet ve tecavüz, yolsuzlukla rüşvet, trafik rezaleti ile siyasal demeçelrle dolu 20 gazete haberini peşpeşe dinledim. Onca sorunla dolu olan haberler, arada “mutluluk endeksinde” Güney Kıbrısın 3 derece önünde oluş “müjdeli” bilgisi de verildi. Sorunların bol olduğu ve günceleştiği bilgilerle, halkının mutlu oluş sonuçları yan yana gayet münasip şekilde dizildi. Yalnız; nedense sıralanan ve tekrarlarla devam eden sorunların ne temel nedenleri sorgulanıyor nede birikme şekli değerlendirme bilgielrine ulaşabilirsiniz. Sadece, nameleşen ironik incileri duyarsınız: “Biz eskiden böyle değildik”! Buda olayın kaçışn bahanesi olarak sığınılıyor. Zaten, nifusun büyük kısmının geçmişi de bu adada yaşanmadığı için de dileyen dilediği sözleri kolayca yuturma şansına da sahipti. Oysa, denilenle hareket edilse, hemen akabinde olayın nedeniyle, günümüz “mutlu ve olmazsa olmaz” tavbusunun da sorumluluğunu yakalayacaktır. Demek ki kendine has yasak ile sansür engelinde yine de yanlışların kıpırtısı dahi günlük mahşetleri kaplamaya yetiyor…

“Eskiden böyle değildi? Biz böyle değildik” sığıntıları ile güncel gerçekleri örtmeğe veya kaçmaya devam ederken, sorgulamamanın sonucu da yine resmi eksende demeç vermeğe devam edilir. Şikayetler bol: döviz artışından tutun tacizlere ve mafyalaşan ekonomik sosyal yapılar adeta şehirlerde nefes aldırtamayacak dereceğe geldi. Ama, bunların nedeni ile önlemi yerine, yasal kitabın dağıtımına engel olma görevi, bunların önüne geçmekle de sistem işlemekle meşkuldu. Bunlar konuşulup sorgulanmadığı için de hala “nifus artırmak” direk talepler veya öğrenci sayısı, çalışacak insan denilerek ülke nifusunu daha da artırarak bu konuda yaşanamayacak yer olarak da oluşturma politikaları da hız alıyor. Nifus sayısı artırılsın, kalkınmak için daha da ünüversite kurulsun, apartmanlar, kumarhaneler yapılsın taleplerle ekonomi büyümesi planları peşpeşe söyleniyor. Nitekim, Erdoğan daha önce direk bunu kendini ziyaret eden gazeteciden politikacısına açık dil ile “Doğurun ve bol vatandaş yapın” şeklinde söyledi! Yine de ısrarla bundan kaçmakn isteyenlerle dolu günlerden geçiyoruz. Yeni kabine Ankaraya gidince, görüşmelerle ilgili bilgi verilmezken, sızan tek haber “nifus artırma” oldu. Elbet, bunun nedemek olduğunu sadece Kuzey Kıbrıslılar değil, Bosnalılardan Kuzey Afrikalılara uzanan coğrafyada herkes direk Erdoğanın ağzından duyarak bilir. Bir fazlalıkla, Kuzey Kıbrısa “Vatandaşlıkları daha da artırın” sözleri de eklenir.

Gelin görün ki bu yalın keskin gerçeğe karşın, giden Kabine başkanı Tufan, ince bir kandırmaca cümlesi kulanıp “yurt dışı Kıbrıslı Türklerin geri dönmesi amaçlı söylendi” gibi tuhaf anlaşılmaz savunma cümlesi uçuştu. Bunu hemen yutup ona göre tartışma da şeklendi. Oysa, Türkiye yetkililerinin defalarca nifus artırma sözlerinin anlamı öyle lafla değil, pratiklerle resmen defalarca kanıtlanan davranış halinde gerçekleştirilmekle yol alındı! Burada zaten olanlar değil, çıkar adına istenilenler söylendiği için de aynen Türkiye de bu gerçeğe konuldu. Örneğin, Dünya medyası dahi yazıp sorgularken, Kuzey Kıbrıs medya ekseni Doğan yapısının el değiştirme olayına dokunmadı! Türkiyedeki siyasal gelişim, buraya Cüpeli Ahmetle dahi gelirken, hala yorumlayıp anlamını pek yazan yoktur. Fakat, yapılan anketle Kuzey Kıbrıs halkı mutludur! Hem de Döviz ateşinden yanan, tacizlerden rahatsız olan, mafyalarla içeleşen gerçeklerine rağmen mutludur! Afrikada Şener Leventin kendi akıcı dili ile yazdığı makale de tam da bunun aynasının resimli yazılımı oldu….

Kuzey Kıbrısta sorunalrın nedenleri ile konuşulmadıkça, bunların siyasal ve sosyolojik yönleri ile ele alınıp ona yönelik değişim politik çizgisi oluşmadıkça, son Cumartesi mahşetli paradoks ile romantik sığıntı “Biz böyle değildik” sığıntılı ikileminde saplanıp kalınacaktır. Halbuki; madem biz böyle değildik, peki ne oldu da böyle olduk. Üstelik, bunlarla yaşayarak, bunların kalkması için de uğraş vermiyoruz? Alışkın değiliz diyenler veya bu sistem mutluluk verdi savunusu var, peki neden şikayetcilik de oluyor! Nedenlerine dokunmayan ve hat ta kalıcı kalıp güçlendirilmesi istenirken, böylesi yanlışlar nasıl kalkacak? Burada resmen çıkarcılıkla iki yüzlülüğün ta kendisi vardır.******

Rusyada başkanlık seçimi yapıldı. Putin yeniden kazandı. Nedense Merkel de dördüncü kez başbakan olurken gösterilmeyen eleştirisel duruş, Putin için gösterildi. Burada hep sistemin çift sdandartları ile bir Rusya gerşıyaşıyoruz. Batılılar tarihi boyunca Rusyayı Avrupalı olarak pek kabulenmek istemediler. Bundandır ki Ruslar da Avrasya kuramını geliştirdiler. Hem Asya hem de Avrupa arası yeni kuram günümüzde sistemsel kavram olarak da yerleşti.

Rusya batıyla karşıt olduğu için de zayıf, Sömürülen Rusya batının seçkisi oldu. Yelsin bundandır ki batı çevrelerce hep tutuldu ve ülke yağmalandı. Putinle Rusyanın yeniden toparlanması ise batının işine gelmedi. Hele de Gürcistan olayı ile müdahaleler başlayıp Suriye ekseninde BOP olayındaki bozma oyuncusu olması, batı için Rusya karşıt olma döngüsüne yeniden girdi.

Rusyadan kaçan önemli milyarder hırsızlar ise başta İngiltere topraklarında yaşıyor. Bunlar, ikili karşıtlı Kapitalist yelpaze oluşturdu. Elbet Putin demokrat değildir. Ancak, konu o değil. Herlhalde Sudielr veya öteki birçok batı mütefiki ülke lideri de demokrat değilken, en çok kayırma desteklerini alıyorlar. Rus lider batının Rus yağmalanmasını engelediği ve bazı projeleri takozladığı için karşıt olarak konuldu.

Ruslar ise, Yelsinle başlayan aşağlanma sonrası, otoriter olsa da Rusyada toparlama yapıp milliyetci duyguları yükselten Putine kendine has gözle bakıyor. Putin ve Rus halk eylemlerini doğru okuyarak ancak anlarız. Hele de son dönemde yalanlar uydurup Rusyaya karşı inanılmaz saldırı politik yükseltme tutumları da gözden kaçırılmaması gerekir. Son İngiltere gerçeği bunun kanıtıdır. Piyasada olmayan ve bir zamanlar tahmin olarak yazılan bir zehirle, Rusyadan kaçan ve birbirleri ile dahi kavgalı olan nilyarder oligartlar gerçeğini unutarak, İngiltere sicilinin kirliliği de ıraktan beri beri net kanıtlanan koşulda, Rusyaya atılan suça hemen inanmak da olası olmaması gerekir. Ama, batılılar hemen sarıldılar…

Bu koşullarda yapılan seçimi de Putin beklenen yüksek rakamla dördüncü kez başkan olarak kazandı. Kısa zaman önce de Merkel Almanyada ayni dönemli başbakan oldu. Ama, iş Putin olunca ve şimdilerde Rusya uğraşları tırmandığı için de gündemde Putin oturmaya devam ediyor.***

Madem batıdan söz edip listelere koyduk! Gelelim Sarkoziye: o Sarkozi ki zamanında batı hayranlarının ağzını dolduruyordu. Burada da adını okurken Serhatın da kelimeleri bir başka oluyordu! İşte, Bu Fransız Devlet Başkanının hikayesi de yeniden kaldığı yerden devam ediyor. Fransa başkanı, seçilmek için Lipya başkanı kadafiden kimine göre 35 Kimine göre de 50 Milyon Dolar para alıp seçimde kulandı. Kadafi Sarkozinin seçilmesine yaptığı yardımın bedelini kısa zaman sonra katledilerek ödedi! Lipya olayında Fransa daha kimse karar almadan uçaklarla Lipyayı bonlbalayarak, direk müdahale ederek, kendini seçen Kadafinin devrilmesini sağladı. Şimdi, bu Kadafi destekli, Kadafi katlediliş lideri sarkozi, rüşvet almaktan Fransada yargılanma sürecine giriyor. Bakalım, ingilterenin ve Amerikanın önemli liderleri yalanlar söyleyerek Kimyasallar uydurarak ırak işkal mahkemelerine ne zaman çıkacaklar?

 

Yorumunuzu ekleyin

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.