Bıçak sırtında Kerkük! – Özkan Yıkıcı

0
36

Makalemi yazmadan önce, önemli iki yorumcunun kerkükle alakalı yazılarını da okudum. Birgün gazetesinden iprahim Varlı ile Duvar Gazetesinden Fehim Taştekinin incelemeleri oluyordu. Ardından tuhaf iki haberin de buluşan ironiğine tanık oldum: Kerkük kenti irak kuvetlerinin eline geçip, Kürtler arası çelişkiler konuşulurken, Suriyede Rakka kentinin de Kürtlerin ağırlıklı olduğu yapı tarafından tamamen ele geçirildiğini de öğrendim. Öteki paradoks da şu: her kesim IŞİD baş düşman ilan edip sanki “uluslararası itifak” kurulmuşcasına probagandalaştırılırken, nedense bu yapının merkezi Rakkanın ele geçirilmesi, ayni haber değerini almadı! Salt yerel değil de genel Ortadoğu denilince de böyle bir şey yaşanmış oluyor. Ortadoğu öyle bir şeydir işte!

***

Lakırtısını çok yapıp, cümlelerini kulansak da eğer gerçeği ile düşünsel bütünselik sağlanmadıkça, gerçekler birikerek kavranamaz. Kime sorsanız, özellikle de Ortadoğuda herkes size bölgenin önemini ve çelişkilerini anlatır. Fakat, en kritik zamanlarda, bunu tekrarlayan kesimelrin, nasıl en yandaşlarınca tuşa getirildiğini de yaşayarak hep tekrarlanır. Aslında, Kıbrıslıların en çok bunu bilmeleri gerekir. Hele de Makariyosun yaşadıkları, Kliridis gerçeği ve Denktaş senbolunun nasıl en yakınalrınca sıfıllandırılıp “Yüceliştirdiklerinin” kanıtları boldur. Ortadoğu lafı değil de gerçeklerle yaşayanlar, yakın düşman değil de bölgesel olgularla hareket edenler, hep bilir ki “birinin adına çalışarak güçlendiğiniz zaman, siz ona güvenirseniz, o sizi en kritik anda vurma olasılığı hep vardır”! ortadoğuda dar yöresel değil, bölge güçelrini de katarak değil, genel güçlerin de hesabına iyice dikat etmeniz şart. Barzani işte bunda yeniden tarihi yanaılgısı ile kendi siyasal hesabının kısgacında Kerkük olayını yaşadı ve kaybetme basit sonucuna geldi! Hem de güvenip, kendini güçlendirenlerin resmen izniyle!

***

Günümüz Ortadoğu okunurken, genel nifus mücadelesinden başlanan, bölgesel hegemonyanın fırsata dönüştüğü, etnik, mezhepsel ve hat ta yöresel ayrımların bölgesel genele yayılacak krize açık olduğu kırılganlıkta, her şey tersine de kolayca dönüşeceği koşullar yaratmakla kalmayıp, kıvılcımla dünyasal krizlere aday olan basit bölgeler haline geldi. Bunlardan Kerkük, İdlip, şimdilik öylesi bir pime sahiptir. Bundandır ki salt idlip veya Kerkük ve ilerde gelecek başka basit kasabaların adı salt yöresel veya ülke içi konumları değil, genel sistemin güçelrinin de etken olacağı yeni kırlma krizlerine adaydır. Buna ekonomik değerler ve yeni hegemonyacılık politikalrı da damıtılınca, işer pirenin yorgan yapma alevlerine dönüşme sonuçlarına açıktır…

Bu oyunda yapılan hamleler beraberinde hemen kazananın itibarının artıp siyasal yerinin geliştiği ile kaybedenin kendi içinde çelişkilerin yüzeseleşmesini yaşarız. Kerkük olayında ırak hükümeti resmen otoriter olarak siyasal kazançla gelecek seçime de hanesine yazarken, Barzani referandumla başlayan süreçte, kaybedilen Kerkük ile Kürtler arası çelişkilerle, bölgesel ilişkiler yeniden sorgulanır hale getirildi. Barzani itifakcılarına ve Kerkükteki petrol zenginliğini birlikte düşünüp, salt ırak eksenli düşünüp, ABD, Türkiye ve israile güvenip adımalrla ayrınlarda kendini kurtarma seçenek kartını oynadı. Bazı Kürtler resmen buna karşın uyarılar yaptı. Bölge koşullarını ısrarla uyarıp “zamansız” olduğunu söylediler. Aslında, Barzani, yeniden otoriteleşme ile itifakcılarına güvenip, kendi parlementosunu dahi devredışı brakarak oynadığı bu kartı, en yakınlarının da kısgacında krizle başlatığı Kerkükü resmen kaybetti!

Şurada yanılmayalım: Kerkük olayı ile bölgesel Kürt itifakını aynılaştırmayalım. Ayni şekilde, Kürtlerle olan işbirliği ile kendi aralarındaki çelişkeleri iyi okuyalım. Bu farklılıklar resmen en ufak kayıplarda veya yeni hamlelerde hep sırıtacaktır. Tıpkı şimdiki Suriyede Kürt ABD ortaklığı ile ikilemli Türkiye zemininin kalıcı olmadığını anlamamız gibi. Barzani şurada yeniden yanıldı: Hala sistem ırakın parçalanmasına karşı. Irak üzerinde salt Kürtler değil, birçok yapının hegemonya mücadelesi vardır. Hat ta, Elabadi iktidarının kalıp kalmamsı ve ırakta güçlenmesi konusu kırılgan şekilde çaresizce kağosla yuvarlanıyor. Düşmanların, bölgesel hegemonyacıların, nedense Kerkük ve genel Irak Kürdistan referandumu konusunda hala hazır olmadığı da net oluyordu. ABD dahi “ki Barzaninin en önemli destekcisidir” ısrarla konunun ertelenrek, “uygun koşulalrda yapılmasını” önerdi! Barzani İsrail ve kendine güvenerek ve en önemlisi yarınını kurtarma adına hareket etti. Böylelikle yeni Kerkük konusu da yeniden ırakın güçlenerek kaybedilmesi ile sonlandı. Üstelik, onca sert mesaja karşın da tıpkı Sincarda eskiden olduğu gibi “direnmeden” teslim edildi.

Kerkük olayı dahi Kürtler içi çelişkilerle başlayan, ırakın gelecek konumu ile devletleşen, bölgesel kürt bakışından, hegemonya hamleleri içeren önemli karışımla adeta kendinin çok üstünde yüklerle donatıldı. Kaybeden ve olayı başlatırken öteki krütleri dinlemeyen Barzani ile öteki Kürtler arasında da çelişkielr yeniden su yüzüne çıktı. Tabi hep eksik braktım: Kerkük, önemli bir petrol kenti. Öyle birkaç kesime yedirtmezler. Dahası, Kerkük öylesine tarihi gerici birikimle idolojikleştirildi ki Türkiye fet etmek istediği, ırakın önemli petrol kenti, Kürtlerin kurmak istedikelri devletin ekonomik değeri ve bölgesel ülkelerin hegemonya açılımlı etnik mezhepli destek tabanlı tuhaf kağos yumağında savruluyor. Zaten yapılan anlaşmaların karmaşalığı ile en başta ABD Rusya gibi ülkelerin “temkinli” tutumları ile “ülkelerin toprak bütünlüğüne” hitap etmeleri de karmaşa ile yapılacak hamlelerin belrisizliğinden çekindikelrinin de işaretidir.

Burası Ortadoğu! Yaşananlar adeta bölgenin aynasıdır. Oynayan her lider bilir ki burada şans veya salt kendisine yönelirse kaybetmeye adaydır. Kıbrıs eğer kendiyle sorgulansaydı, bunun önemli birikimli dersleriyle donanacaktı! Barzani sistemle oynadı. Gün geldi, Erbil Talabaniden alınıp Saddam tarafından, ABD tarafından onaylanarak kendine verildi. Hep sistemin kendini koruyacağına inanarak, ülkesinde siyasal krizlerle rakiplerini de tasfiye yaptı. Ama, Tıpkı Makariyos gibi sistemi hesaplamadan yaptığı hamleler, kendine kaybetmekle sonuçlandırdı. Şimdi, Kürtler Kerkükü kaybetmekle kalmadılar, kaybetmenin gerçeği ve siaysal örgütsel eksiklikler sonucu, kendi aralarında sorunlar yaşamaya başladı. Üstelik, Barzani kendine o denli güvendi ki seçim dahi ilan yaptı….

Bu konuda daha referandum başlarken, Fehimden Celale Kuzey ırak Kürdistanında yaptıkları incelemelere de dayanarak, konula alakalı Kürtlerin aşmazlarını bu köşede yazdık. Uyarılar ve bağımsızlığa karşı olmayıp, zamansız olduğu uyarılar ta olay başında yapıldı. Hele, önemli kesimin, Kerküklü bağımsızlığın olamayacağı koşullar sık sık haberleştirildi. Ama, Barzani Ortadoğu politikacısı ve sistemle işbirlikci olmasına karşın, göstere göstere bu yanlışa düştü. İktidar garantisi yerine, sorgulanan konuma geldi. Siyaset işte böyle bir şey!

Yorumunuzu ekleyin

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.