Kıbrıs’ta 15 Temmuz darbesine gelinirken – Özkan Yıkıcı

0
265

Önceki yazımda belirtiğim gibi, daha sık makaleler le yakın tarih 15 28 Temmuz 74 dönemiyle alakalı değerlendirmeler yapacam. İlk yazım ağırlıklı olarak konuya yaklaşımlardaki bazı duruşları yazdım. Bugün 15 Temmuz ama 2016 olmaktadır. Gençliğimde tanıklıklar la, öğrenerek yaşadığım yakın tarihin de yıl dönümü. Kıbrıs Cumhuriyetini devirip Yunanistan’a bağlama askeri darbesinin yıl dönümü. Sonuçta fiylen ada garantörlerin müdahaleleri ile ikiye ayrıldı. Genel Kisincır doktrini damgası da vardır. Konuyla alakalı özelikle bizim medya üzerinden haberleri izledim. Sanki bu darbe yaşanmamış, birçok acısı günümüze taşınmamış ve Kıbrıs sorununu yeni sıçrama yörüngesine sokmamışcasına gayet normal bir gün habercilik sıcaklık bunaltısında yaşadım. Bazıları ise olayın özünü boşaltıp sanki “birkaç kişinin kişisel darbesi gibi” sunma çabası da oldu. “Bir avuç kişinin” yaratığı sorun gibi kısaca anlatıldı. Sanki konuyu Türklere yönelik de sunan oldu. Ama gerçek 15 Temmuz darbesi ve sonrası üzerinden olanları da aktarmak isteyen de olmadı. Alıncak dersler mi! O hiç yok. Böylesi bir yabancılaşma yakın tarih içinde ikinci yazıma başlıyorum.

Bizler gençliğimizde Diyalektik diye bir bilimsel ilkeli öğreti öğreniyorduk. Diyalektiğin kuraları ile yorumalama açılımını da zorluyorduk. Diyalektiğin önemli 2 ilkesi şu: “Nicelik birikim le nitel dönüşüm olur* Her şey birbirine bağlıdır”! işte gençliğimizdeki seminerini de verdiğim Diyalektik yöntemin yukarda aktardığım ilkelerini temel alıp bu konuyu işlemeye başlıyorum.

Her ülkede olduğu gibi Kıbrısda da gelişmeler biranda sonuçla olmadı. Belirli nicel birikimle sonuca ulaştı. Burada öteki gerçeklik de Kıbrıs gelişmelerinde dış dinamiklerin daha etkin rol aldığı da kesin. Örneğin konumuz olan darbe ve müdahale olayında içsel yaşantı temel değil de adanın garantör ülkelerinin müdahalesi ile ada yeniden şeklendi. 74 Dönemini daha iyi kavrarma adına Kıbrısla birlikte bölgesel oluşan 67 tarihini iyi anlayıp, nicel birikim le 74 dönemine gelişi incelemek gerekir.

Peki 1967 Yılında neler oynayıp sıçrama oluşup adamızı da etkiledi? Bu etkenler nasıl oldu da 74 sürecini oluşturdu! Hemen basit cümleler le özetleyelim. 67 Yılı aslında başta Ortadoğu olmak üzere dünyada yeniden üretilen sistemin taşlarının yerleştirilme tarihidir. Ortadoğu Savaşı ile İsrail resmen Arap ulusal hareketlerini yendi! Biranlamda Batı Emperyalizim ile Soviyet bölgesel krizinde de Amerika da galip çıktı. Arap ulusal devletler başta Mısır yenildi. Bu sadece arap ulusalcılık yenilgisi deyil, Soviyetlrin Suslovun “Kapitalist olmayan yol” projesinin de çöküşü oldu. Kazanan iki türlü ABD oldu. Hem Ortadoğuda Soviyetler le ulusal Araplara darbe vururken, ayni zamanda da ikilemlerde olduğu bölgessl hegemonyayı da eline geçirmeye başladı. Daha net Amerikan politikaları Ortadoğuda nifus alanı mücadelesine bizat CİA tarafından Kisincer Doktrini ile yürürlüğe sokuldu….Gerileyen arap ulusal devletler yerine de Filistin hareketinin yükselmeye başladığı da dönemdir. Bu en basitiyle Kıbrısa şöyle yansıyordu: daha önceleri birçok Amerikan planı tartışmalara rağmen uygulanamıyordu! “Açerson planı gibi”! ABD ayrıca arap ulusal devletlrin gücü ile İsrail ikileminde bazen teredütler geçiriyordu. Savaş bu teredütleri giderirken, İsrail daha temelli ve direk müdahaleler le belirleyici konuma sıçradı….

Ortadoğu genelinde 67 yılında bunlar olurken, Kıbrıs adeta belirsizlikler ve çelişkielrle boğuşuyordu. Adaya sol için izin verilen Grivas solu deyil Türk toplumuna karşı hareketler yaptı! Makariyos ile alakalı Küba paranoyasının etkileri artıyordu. Tam da bu dönemde önce Köfünye paşasının tetiklemesi ve Grivasın saldırısı ile yılın sonunda savaş la kriz derinleşti. İşte Hegemonik gücüyle ABD direk müdahil olup diplomasi ile iki nato mütefiki denklemini de kurup Kıbrıs birden savaş ortamından normaleşmeye doğru dönüştü. Grivas da adadan Yunan askerleri ile birlikte ayrıldı. Bu 67 Sonu ile Kıbrıs da direk ilk önemli Amerikan başarılı politik manevrası oldu. Tabi konuyu böyle deyil de sadece kendi penceresinden koyup üstüne başarı da ekleyen resmi görüşler olayı yine ötekileştirerek tarihe yazdılar.

Daha ileri gidilip iki toplum liderli görüşmeler le adada da siyasal döngüyü de tamamladılar. Bu gelişme ile birlikte gidrek normaleşip güçlenmeye başlayan Kıbrıs gerçeği ile ayni anda özelikle güvenilmez görülen Yunan yönetimleri yine CİA destekli darbe de yapıldı. Ardından Türkiye ile daha sıkı ilişki adına da bildik 12 Mart darbesi ile Yeşil Kuşak deneğimi ile devrimci filizlenen hareketleri boğma hamlesi bizat Amerikan destekli gerçekleşti!

Yeniden oturmaya başlayan denklem beraberinde kendi çelişki ve uzlaşmaları da getirdi. Özelikle garantör Yunanistan cuntasının dünyada soyutlanırken, Makariyosun bloksuz duruşu, Soviyetler le yakınlaşması epey kuşkular da oluşturdu. Giderek Kıbrısın Yunanistana ihdiyacı yerine onun önüne geçen ülke haline geliyordu. Bunun üzerine yine imdada Grivas yetişti. Eyokayı yeniden canlandırıp Yunanistan la bağları kurma çabasında başarısız oldu. Hat da sadece Grivas deyil, İngiliz Amerikan işbirlikcisi olduğu bilinen Yorgacis de öldürtüldü! Makariyos ise birkaç suikasten kurtuldu. Çelişki iki toplum arasında deyil Kıbrıs Yunanistan yörüngesine oturuyordu. Yapılan parlemento seçimlerinde gösterdiği tüm adayları Akelin kazanması ile batı için pek de iyi işaretler deyildi. Oysa Türk toplumunda tam aksi gelişmeelr oluyordu! En önemlisi Denktaş tüm türk liderlerini tavsiyeye başladı. Özelikle özel harp dayresiyle işleyen Bayraktarlık yardımıyla enson Doktor Fazıl Küçüğü de seçime katırmayarak bu Denktaş hegemonyasını oluşturdular!

Krizin önemli kırlma anı ise 1973 Yılında oldu. Makariyssun Yunan askerlerinin resmi sıfatını artık kaldıracağını söylemesi* Soviyetlere yaptığı ziyaret te enerji olayının olduğu iancının yaygın olmasıyla hem Yunanistan hem de Amerikayı endişeye soktu. İşte 74 Darbesine böylesi nicel gelişmeler le gelindi. İlk makalemde yazdığım gibi de herkes Makariyosun duruşu ve Yunanistan la olan çelişkiler sonucu darbe tipi ile Türkiye müdahalesi ikilemi inancı yaygınlaştı. Türkiyede yayınlanan ve belirli merkezlerin sesi olduğu inancı olan Günaydın gazetesindeki Kıbrısın Soviyetlerin fahişeşsi karikatürü de Türkiyenin resmi duruşunu sergiliyordu.

Tüm bunlar sonuçta 74 yılının Temmuz sıcağında Kıbrıs da yeni dönemin oluşmasına neden oldu.

Önümüzdeki yazı darbe ile 20 Temmuza gidişin güncel krolonojisi ile devam edecem. Yalnız şunu tekrarlayacam: Siz eyer tarihle yüzleşip gerçeklere ulaşmazsanız, ayni hataların hem de daha ağrı ile gelmesini engeleyemezsiniz.

Yorumunuzu ekleyin

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.