Güneydeki bir panel ve istatistikler üzerinde bazı çalışmalar – Ulus Irkad

0
379

ulusOldum olasıya gerek Kuzey’de olsun, gerekse Güney’de bir konferans, bir panel veya seminer olduğunda, ulaşım da bulduğum takdirde hemen katılmak ve izlemek, yeni bilgiler almak isterim. Bu paneller sırasında tartışmalara da katılmakta ve Kıbrıslırum vatandaşlarla da çeşitli konularda tartışmaktayım. Tabi ki bu gibi tartışmalar ve paneller benim için bayağı aydınlatıcı da olmaktadır.Öncelikle elde ettiğim yeni bilgilerde mesela son zamanlarda Türkiye’nin Güney’le ilgili ticaretinin bayağı arttığı ve bunun 45 milyon Avroya kadar vardığını öğrenmiş bulunuyorum. Bunun yanında Güney Kıbrıs veya Kıbrıs Cumhuriyeti ise Türkiye’ye 12 milyon Avroluk mal satmış son zamanlarda. Çok enteresandır, Türkiye ilgilileri son zamanlara kadar Güney’i tanımadıklarını iddia etseler bile, ticaret hacmi bayağı günden güne artmaktadır. Tabi sadece ekonomik alanda değil Türkiye’yle, birçok alanlarda temaslar sürmekte. Tuhafı şu ki Kuzey Kıbrıs’ta yapılan propagandalarda Güney Kıbrıs Türkiye tarafından tanınmamaktadır denmesine rağmen bunun böyle olmadığını da çok iyi bilmekteyiz. Bilahassa bizim yetkililerimizin 2003 öncesinde veya sonrasında inandıkları şuydu: Ekonomik ilişkiler başladığında bizimkiler Türkiye’den mal getirip Güney’e satacaklardı ama bu öyle değil. Türkiye’nin kendisi çoktan Güney’le ekonomik ilişkilere başlamış. Bilhassa İzmir Ticaret Odası oldukça büyük adımlar atmış. Bizimkiler de milliyetçilik ve hamaset söylentilerine bel bağlasınlar. Şu anda Güney’e gidip de alışveriş yapanlar, ayakkabıdan arabaya kadar her türlü malın ki bunlar çoktan çarşı piyasasının %50’sini de aşmıştır, her tarafta Türkiye malllarının dolduğunu görmektedirler. İsterseniz geçen gün bilhassa emek piyasasında kadın ve erkek ücret farklarında neler vardır bir onlara bakalım:

PEO sendikasının 23 Haziran günü Güney Kıbrıs’ta düzenlediği panellerde Güney’deki ve AB’deki ücret eşitsizlikleri işlendi ve AB’de yapılan istatistikler açıklandı. Aslında ücret eşitsizlikleri boşluğu şu anda AB tarafından finanse edilmektedir. Toplu sözleşmelerde kadınların aleyhine fırsat eşitsizliği bulunmaktadır. Kadınlar çifte istismara maruz kalmaktadırlar.Aslında gene son zamanlarda kadın ve erkek ücretleri konusunda çok az bir fark kalmıştır. Nisan 2016’ya göre iş bulma açığı %71’di. 2015’te açık %33.1 di.

İspanya’da kamu sektöründe ciddi bir eşitsizlik vardır.Kıbrıs’ta kadınlara karşı ücret artışında önemli farklar vardır. Kıbrıs’ta otelcilik sektörü istihdamı %15’lerdedir ve 94 bin maaşlı insan vardır. Bunların %46’sı kadındır.

Yukarıdaki veriler Güney Kıbrıs’a aittir. Bir de bizim taraftaki istatistiklere bakarsak, Kıbrıs Gazetesi’nin 20 Haziran tarihli Ekonomi gazetesinde şunları okuyoruz:

“KKTC Başbakan Yardımcılığı ve Maliye Bakanlığı ile KKTC Ekonomi ve Enerji Bakanlığı, 14 Haziran 2016 tarihinde,KKTC Merkez Bankası aracılığıyla yeniden iç borçlanmaya gitti. Merkez Bankası tarafından iki bakanlık adına yüzde 9,90 faizle, 13 Haziran’da açılan 40 milyon TL’lik Devlet İç Borçlanma Senedi (DİBS) ihalesi ertesi gün sonuçlandırıldı. Böylece hükümet, 25 Nisan-14 Haziran tarihleri arasındaki 50 günde ikinci kez iç borçlanmaya yönelirken, toplam borç miktarı 100 milyon TL’yi buldu. Maliye çevreleri tarafından açılan iç borçlanma ihalesi konusunda herhangi bir açıklama yapılmadı. Bankacılık çevreleri, borçlanmanın 25 Nisan tarihinde sonuçlandırılan 60 milyon TL’lik DİBS ihalesi gibi bu ihalenin de “maaş ödemelerini sağlamaya” yönelik olduğuna işaret etti”. Buradan da borçlanmanın iyi bir politika olmadığını sonuçta borçlanmakla aradaki bütçe açığının kapanması için halkın gelirlerine başvurulacağı ve bundan da halkın zararlı çıkacağını söylemekte yarar var. Güney’deki birkaç sene önceki krizin ortaya çıkmasıyla bizdeki ekonominin Güney’den daha da iyi olduğunu iddia edenler, şimdi bu duruma ne diyecek gerçekten merak konusu. Bu arada gene bu ay hayat pahalılığından dolayı eşel mobile çok az bir zam verileceği de bilinmekte. Halkın sadece yiyeceğe ne kadar ödeyeceği ve giderlerini karşılamayacağı da açık.

Yine aynı gazetede 3. Sayfada Yeşil Hat Tüzüğü kapsamında Güney Kıbrıs’a yönelik ticaretin 2016’da hızlandığını görmekteyiz. Yılın ilk çeyreğinde tüzük kapsamında 1 milyon 274 bin 823 Avroluk mal satılırken, bu miktarın geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 50.25 oranında (426 bin 375 Avro) daha yüksek olduğu hesaplandı. Bu durumda Güney’in Kuzey Kıbrıs’tan birşey almadığı Kıbrıslırumların buradan yani Kuzey’den ticaret yapmadıkları iddiası da ortadan kaldırılmış oldu.

Başta da dediğim gibi istatistiki verilere dikkat edersek Kuzey’le Güney arasındaki ekonomik ilişkiler ve faaliyetler konusunda hafta boyu gazetelerdeki asılsız iddiaların da boş olduğu ortaya çıkıyor. Sadece Yeşil Hat yasasıyla demek ki bizim tarafa oldukça fazla para giriyor. Türkiye’nin ise bunca hamasete rağmen Güney Kıbrıs’la ticaretinin son hızla ilerlediğini görmekteyiz. Burada gece kulüblerine, gazinolara, kumarhanelere ve betting offislere Güney’den ne kadar para girişi olduğu da pek bilinmemektedir ama Lokmacı Barikatı’ndaki ekonomik ilişkilerin bayağı iyi olduğu da açık ve gerçek. Bir Mağusalı saygın esnafın da bana geçen gün dediği şuydu:

“Derinya Kapısı açılsın. Çünkü bize para bırakan Güney’den gelen turistler ve Kıbrıslırumlar. Bazıları yalan söylüyor. Eğer iflas etmemişsek bu da Derinya Kapısı kapalı olmasına rağmen Güney’den gelen müşterilerden dolayıdır”. İşte size propaganda batağına batmamış gerçek bir konuşma. Varsın gerçeklerin ne olduğunu siz düşünün artık…

Yorumunuzu ekleyin

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.