Ortadoğulaşma da savrulurken – Özkan Yıkıcı

0
280

Son günlerde durmadan Ortadoğu algı veya bilgileri ile uçuşuyoruz. Bölgenin girdiği açmaz la yapılan yeniden hamleler, öte yanda Yüzleşilemiyen geçmiş le yeniden tarihi karşılaşma sızıntıları Ortadoğu yükünü iyice artırıyor. Yeniden üretilemeyen siayset ile geçmişten gelen tortuların altında bölge iyice kaynamaya devam ediyor. Genel sistem güçleri, bölgesel hegemonya kurmak isteyen devletler ve kağostan fırsat yakalayıp kendi lehine çevirmek isteyen kesimler le Ortadoğu resmen sorunlar yumağı haline geldi. Öylesine geldi ki doğalaştı. Normal hale gelen bataklıkta yaşam ise sonuçta bazen önemli gelişmelerin umursanmadığı garip bir kültürleşme de yarat tı! Daha şimdi makale girişiminde olurken, Kimisi Ortadoğu tarihinin altından kalkan tortular la yeniden tartışmalarını yaparken, Rakkadan Musula varan yeni operasyonlar, Türkiyenin bölgesel yeniden arayış ile içseleşme başkanlık otoriteleşme hamleleri arasına sıkışıp kaldım. Bu durumlar Ortadoğulaşmanın Klasik Emperyalist sömürgeleşmenin sonuçlarını işaret ediyor. Öte yandan resmen yeni BOP stratejisinin de bataklığa saplanması ile gelecek kağosunun da kabus la örtüştüğü de görülüyor.

Ortadoğu yeni aşmazlar döngüsüne girdi. Bu yetmezmiş gibi yüzleşilmeyen ve hat da sorgulanmasın diye de resmi tabuyla örtülüp resmileştirilen yaşanmışlar da şimdiler de teker teker bu kağosta yeni gerçekler olarak ışıldıyor! Biryandan güncel gelişmeleri algılardan temizleyip doğruları bilgilendirme çanbası olurken, öteyandan oluşan aşmazda tarihsel rolun da yeniden karşımıza gaşındığı görülüyor. Siyasi tarihciler ve araştırmacı yazarlar yeniden örtülen, sistemin kiriyle yok edildiği zanedilen Asrılık Ortadoğu Klasik sömürgeleşmesini yeniden karşımıza getirip sunuyorlar.

Ortadoğu Emperyalist Klasik sömürgeleşme dönemini Asrın ötesine getirdi. 1 Asrı aşan bir Emperyal sömürgelşme süreci yaşandı. Şimdi ise yeniden sömürgelşme BOP projesi de bataklığa saplandı. Aşmazlık olunca ve hegemonhyacıların kırılganlığı artınca, ister istemez tarih le buluşma da olur. Siyasi tarihciler ve araştırmacılar hemen Başlangıç dönemi ile yapılanın yanlışlarını yeniden keşvetmeye yöneldiler. Tabi konu aşmazda gerçekleşince de resmi idolojinin de dışına çıkılmak istenmiyor ise, yine bazı net doğruları da kaçırma planları gerçekleşir.

Örneğin; Sömürgeleşme ile sınırların yeniden çizilip bölgenin paylaşma projeleri 1 Asrı geçirdi. Herkes artık bu planları vurgular. Fakat; nedense bu deşifrenin Soviyet gerçeğin pek deyinen yok. Deyinen de küçümser! Oysa Emperyalist Ortadoğu sömürgeleştirme planında Rus çarlığı da vardı. Fakat, Rusyada sosyalist devrim olup Sovieytler kurulunca, bu projeden çekilmek le kalınmayıp bunu deşifre de yaptılar. Deşifre ile devrimi araya sıkıştırıp brakırlar. Oysa Sovieyt devrimi deşifreyle kalınmayıp Örneğin Türkiyenin Kurtuluş Savaşını da aktif şekilde destekleyip, bu plana çomak koydu. Türkiye yetkilileri dahi Soviyet gerçeğini pek söylemek istemezler! Böylelikle daha klasik dönem le birlikte Soviyet karşıtlığı bu planları zorladı. Daha sonra Ortadoğu nifus alanı mücadelelrinde Sovieytleri hep göreceğiz.

Bu bilgi dahi önemlidir. Konu sömürgeleşme olunca da birçok katliyamı veya yapılan yanlışı da görmek mümkün olmuyor. Hele de yüzleşme hiç olmuyor. Yüzleşme olmayınca ve bunarlı taşıyacak yaşayan kesimler oldukça, bunlar hep umulmadık zamanda konu edilir. Nitekim, Ermeni konusu nedenli yok sayılsa da şimdi ben yazıyı yazarken Almanya Parlementosunda görüşüleceği aşamasına gelindi. Ermeniler bunu gündemleştirip Türkiye resmi ret eder ikilemi hep sürdü. Yine şimdilerde öğreniyoruz ki bu plan gerçekleşirken “Asuriler, Süryaniler” gibi halk guruplarının da benzer Soykırım idiyalarıyla konuşulmaya başlandı. Tabi ta proje başlarken Ortadoğunun dördüncü halk kesimi Kürtlere devlet kurdurtmama boyutu da günümüzde aktif olarak bölgesel hegemonya dinamiklerine yansıyor. Bunları daha da artırmak mümkün. Net olan; Ortadoğu sömürgeleştirirken, sınırlar çizilip karmakarışık yeni sorunlar yaratılırken, kimse yüzleşip hatalarını kabulenmediği için, günümüz hala bu sorunlar la heran karşılaşmaya adaydır.

Olay sömürgeleşme ile başlayınca da devamı gelir. Nitekim yeni Sömürge döneminde İsrail kurdurtulup Filistin sorunu yaratılırken, kurgulanıp egemenlikle perçinlenen mezhep ayrımı da bölgesel Suni Şii ayrımını ateşledi. Tabi uymayan planla Suriye gibi yeniden soruna açık veya Lübnan tipi devletler de kuruldu. Sonuçta Ortadoğu sömürgeleşme dönemini yaşayarak günümüze dek geldi.

Günümüz Ortadoğu ise karmakarışık! Hazırlanan BOP özelikle Suriye bataklığında sağlandı. Herşeyin yolunda olacağı vurgulanırken, Rusya kartı ve kurgulanan mezhepliğin duvarına çarptılar. Yalnız net bazı sonuçar şimdiden alındı! Buş dönemiyle kurgulanan, AKP ile model olarak pratiğe konulan Siyasal veya ılımlı İslam resmen tabuta konuldu. Bu düşüncenin önemli hem teörisyeni, hem de uygulayıcısı Tunuslu Ganubi resmen ret etme noktasına geldi. Ganubi “Siyasal islamın yanlış olduğunu* Din ile siaysetin bir arada olamayacağını” kabulendi. Partisini laik olarak ilan edip dinsel yönünü kaldıracağını söyledi. Benzer görüş Mısırdaki Müslüman Kardeşler tarafından da açıklandı. Türkiye de AKP durumunu anltmaya gerek yok. Zaten başkanlık hedefi, fiylen uygulamalar ve son doğum kontrol hapına uzanan yaşama müdahale ile resmen konulan kuramı çoktan terkidiyar eylediğini açıklıyordu. Öteki Müslüman kardeşler ise tükendi. Suriyedekiler kimisi Elnusra IŞİD gibi yapılara eklendi veya Esata katıldı. Aynisi ırakta gerçekleşti. Lipya ise zaten konuşulmaya deymeyecek kadar selefileşen gerçeklik vardır. Böylelikle İslami hareketler Sudi Katar eksenli selefi ile daha radikal Elnusra, Boko Haram, Elşebap, IŞİD gibi yapılara dönüştüler. Siyasal İslam ise okunacack Fatihayı bekliyor!

Tıkanan Ortadoğu da Rakka hareketi ile Suriye hamlesi ve Musul hedefli girişim le ırak cepeleri yeniden yoğunlaştı. Özelikle Suriye ekseninde Kürtler oldukça önemli içsel dinamiktir. Keza ırak da Kürtlerin güçleri katgı veriyor. Türkiye de ise Kürtlerin kentleri yerlebir ediliyor. Böylesi Kürt aynası da vardır. Belli ki kartlar yine ABD ve Rusyanın eline geçiyor. Hat da; ABD örneğin kendi itifakcılarının sorunları ile de uğraşmak zorunda kalıyor. Türkiye Kürt yelpazesi bunun en net kanıtı! Kürdistan olayına karşıt olsa da Türkiye ve iran karşıyken, garip şekilde İsrail onay veriyor. Bu kartı aklımızda tutalım.

Bu tüm özetlemeler Ortadoğulaşmanın günümüzde nedenli aşmazlar la örüldüğünü gösteriyor. Ne gelecek net, nede hala tarihle yüzleşiliyor. ABD Zaraf davası, Alman parlementosunda tartışılan Ermeni Soykırım tasarısı, Suriyede PYD kimine göre mütefik kimine göre terörist olunan zemin, IŞİD gerçeği, Dün “özgürlük” adına silahlandırılanların bugün Talaban, IŞİD diye düşman oluşu, tüm bunların toplamı ise gelecek Ortadoğunun belirsizlik le savrulma gerçekliği vardır.

Not: Ortadoğu sömürgeleşmesinin fitilini ingilterenin kömürden petrola geçme enerji politikasının temel tetikleyici rolu olduğunu unutmayalım! Yine, ABD Ortadoğu eksenine Sudiler le yaptığı anlaşma ile girdiğini, israilin de ona göre şekilendiğini sakın ola tartışmalar da kaçırmayalım. Bunlar Ortadoğulaşmanın renkleridir. Kültürler çatışması, BOP, Siyasal İslam, gibi birçok kuram burada sömürgeleşme hesabıyla şekilenip operasyon algısına takıldı. Peki geriye ne kaldı?

Yorumunuzu ekleyin

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.