Anayasa değil babayasa! – Yılmaz Parlan

0
111

parlan_webToplumda şöyle bir algı var eğer bir kişi Doktorsa onun söyledikleri doğru kabul edilir çünkü o hipokrat yemini etmiştir yanlış yapmaz, yalan söylemez! Pekala gerçekten öylemidir? Doktorlar hiç hata yapmaz hiç yalan söylemez mi? Bu arada bu Meclisın kurulduğundan beri doktor ağırlıklı olduğunu bilmeyen yok sanırım hatta KKTC ‘nin devlet başkanı da doktor kökenli olduğunu hatırlatmakta fayda var. Veya bir yasa yapılır eğer yasayı yapan hukukçu ise onun doğru olduğu o yasanın üzerinde tartışma bile yapılmasını abest görür bazıları. Maa ne hukukçular gördük ki evrensel değerlerden fersah fersah uzak örneğin bir Prof ordusu tarafından hazırlanan 12 Eylülün ürünü olan TC Anayasası da bunlardan biridir mesela ama adamlar hukukçu!

Peygamber kanunu mübarek!

Dahası hukuk dünyasındaki bazı insanların Maraşın komple Türk malı olduğunu iddia edenler bile var yanılmıyorsam Gazi Mağusa Mahkemesinin bu konuda bir de kararı var. Zurnanın son deliği bile değil ama karar vermiş işte! Hani derler ya ‘Kim takar Yalova Kaymakamını’ Şimdilerde sözde bizim Anayasayı yeniden şekillendiren yazan da bir hukukçu diye ona biat etmemizi isteyip tartışılmamasını istiyorlar Peygamber kanunu mübarek! Sözkonusu hukukçuya Maraşı sorsanız size Talatvari bir açıklama yapar, hukuğun değil siyasetin o konuya karar vermesini isterler. Ne de olsa Talat’ın eski danışmanlarından. Bir defa bu Anayasaya Hayır demek için bir tek 90’ıncı maddeye bakmak yeterli sözkonusu madde TC ile yapılan hiçbir antlaşmayı yargıya götürmenizi engelliyor.

Bir defa gerçek demokrasilerde ‘Oybirliği’ olmaz ‘Oy çokluğu’ olur

Pekala nerede inasan hakları? Yaa Vicdani Ret, ya 10’ncu madde, yaa evrensel değerler. Mesela Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nden hiç söz edilmiyor Bir de Mecliste oybirliği konusu var diyorlar ki ‘bu konuda konsensus olması demokrasi adına güzel bir şey’. Acaba gerçekten öylemi? Her güzel görünen güzelmidir ve de toplum menfaatinemidir? Bir defa gerçek demokrasilerde ‘Oybirliği’ olmaz ‘Oy çokluğu’ olur bu sağlıklı bir tartışma yapıldığının ifadesidir koca Mecliste böylesi bir konuda Oybirliği demek tartışma olmadığının ve bir merkezden gelen talimatın yerine getirildiğni gösterir. Yani bir emrin ifadesidir bu. Biz biliyoruz ki bu Mecliste oybirliğiyle geçen her yasada toplum kaybetmıştir. Şimdi de farklı olmayayacaktır.

Ne demek Oybirliği koca Mecliste farklı görüş belirten bir vekil yokmudur? Meclis dışı partilerin ve Sivil toplum örgütlerinin önerileri niye Anayasa metninin içerisine girmemiş ve çöpe atılmıştır.

“Bu Meclis beni temsil etmiyor”

Ya ‘Evet’ diyecek  olan bazı sivil toplum örgütlerine ne demeli! Toparlanıyoruz Hareketinin Başkanı Kudret Özarsay çok yakın bir zaman öncesinde ‘Bu Meclis beni temsil etmiyor’ diyen kendisi değilmizdi? Bugün ne oldu da bu Meclisin peşine takılmıştır? Üstelik önerileri çöpe atıldığı halde ‘Evet’ diyecek olmasında sizce bir tuhaflık yokmudur?

İsmi aydınlık olsada verdiği karar ile karanlığa doğru yol almıştır

Sarayın bir başka yedek motoru olan Aydınlık Yarınlar Hareketine ne demeli insan? Daha bir kaç yıl öncesinde gündeme getirilmek istenen Anayasa değişikliklerine şiddetle itiraz eden onlar değilmizdi? Yoksa ‘dün dündür bugün bugünmüdür’ İsmi aydınlık olsada verdiği karar ile karanlığa doğru yol almıştır. Bu arada ‘Esnaf battı iflas etti’ diyen Hürrem Sultanın KETZO su niye böylesi bir hayati konuda sessiz kalmaktadır? Yoksa selası okunan Esnafın ‘Evet’ kararı ile şaha mı kaldıracaktır?

Emir komuta zinciri devrede

Mevcut Anayasanın 10uncu maddesinden dolayı büyük mağduriyet yaşayan görev yaptığı süre içerisinde Lokmacı Barikatının açılma süresi içerisinde TC Genelkurmayı tarafından feci şekilde aşağılanıp mağdur olan 2inci Cumhurbaşkanı da nedense Hayıra katılmayanlardan.

Sarayın Pamuk saçlı adamı hükümetten gelen yasaları oyalayıp engellemeye çalışırken her nedense Meclisten gelen bu değişiklikleri bekletmeden gözü kapalı  imzalaması bir emir komuta zincirinin devrede oldüğunun en büyük işareti değilmidir?

Değerli okurlar bir kazanda eti kaynamayan insanların, sözde sivil toplum örgütlerinin ve de meclisteki siyasi partilerin dün başka şeyler söylerken aniden birlikte hareket etmesi sizi kimlerle yürüdüğünüz konusunda düşündürmüyor mu?

Meclisin utangaç Daltoncukları

Geri kalmış ve Demokrasisi kıt olan ülkelerin yansıma biçimi şuan yaşananlar üstelik tartışmayı  önlemek için yerel seçimlerin arasına sıkıştırılmış nasılsa millet kim kazanacak modunda! Dikkatinizi çekerim ‘Oybirliğine’ imza atan yüce meclisin kahramanları yani Daltoncukları ve de Muppet Şovu aratmayan particikleri utangaç bir tavır izleyip kampanyada yapmıyorlar anlayacağınız ateşin dillenmesini istemiyorlar.

Kendi hazırladıkları bir metni bile savunamayan vekilciklerimiz bunlar benzine zam yapıldığında eşşekle meclise gelip şov yapanlar hayati bir konuda sessiz kalması size hiç garip gelmiyor mu?

Demokrasi bir tartışma kültürü olduğuna göre kuzuların sessizliğini aratmayan bu sessizlik niye?

Ne yazık ki ve ne acıdır ki Meclisteki partiler bu kararla baba Denktaşın bile gerisine düştüler

Halbuki bu anayasaya Hayır demek için yukarıda belirtiğim gibi tek bir neden bile yeterli. 90’ ıncı madde Türkiye ile yapılan anlaşmaların yargıya götürülmesini engelliyor. Halbuki hepimiz biliyoruz ki demokrasi olan ülkelerde bu yol ardına kadar açık. Demokrasi olmayan ülkelerde ise kapalı. Ne yazık ki ve ne acıdır ki Meclisteki partiler bu kararla baba Denktaşın bile gerisine düştüler. Kendi ayaklarına kurşun sıktılar tarihe bir kara leke olarak geçtiler.

Tabii ki her zaman olduğu gibi bu değişikliklerin içerisinde elma şekeri de yok değil. 90’ ıncı maddeyi saklamak için idam kararının yürürlüktem kaldırılacağına vurgu yapılıyor. Uygulanmayan bir maddeyi kaldıracağım deyip böbürlenmek ne kadar doğru? Bugüne kadar kaç kişi idam edildi ki? Duyan var mı? Bildiğim kadarı ile yok.

1985 Anayasasına ‘Hayır’ diyen bir parti niye bugün hararetle ‘Evet’ dememizi istemektedir.

Belki bugüne kadar uygulanmayan idam kararı şeklen kalkacak ama 90’ıncı maddeyle tüm toplumun boynuna ekonomik ilmik geçirilecektir. Acaba dünyada kendi toplumunun çıkarları değil de bir başka ülkenin çıkarları için bu kadar yırtınan başka bir meclis varmıdır? 1985 Anayasasına ‘Hayır’ diyen bir parti niye bugün hararetle ‘Evet’ dememizi istemektedir.

Gelinen noktada ister sağcı olsun ister solcu kendini yurtsever olarak tanımlayan herkesin en azından kendi çocuklarının geleceğini ipotek altına alacak bu Anayasa değişikliğine Hayır demesi bir zorunluluktur bir elzemdir. Yoksa tarih önünde yargılanmak kaçınılmaz olacaktır. Bilinmelidir ki böylesi bir değişikliğe Anayasa değil Babayasa denir!

Yorumunuzu ekleyin

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.