Yeni sarsıntılarla Ortadoğu karmaşası – Özkan Yıkcı

0
114

Artık Ortadoğu ile ilgili olanlar, yeni bir sıçrama dönemine tanık olmaktadırlar. Elbet birçok öngörü yapma olgusu vardır. Bunlar güçlerin durumu, fırsatların kulanımı ile yeni itifaksal Hamellerle şekilenme veya daha kağosların üretileceği bir Ortadoğu karşımıza gelecektir. Musul işkeli ile resmen yeniden ırak Suriye coğrafyasında sınırların alüst olma durumu kadar; çizilen strateijlerin ve itifakların yeniden tozlabuz olduğuna da tanık oluyoruz. Konulan eksenlerin adeta bozularak yeniden girdap içinde ışık arama ile ortak bulma süreci başladı. Sınırlardan itifaklara varan korkunç bir bozulamaya tanık olduk. Olayı hiç okuyamayan ve hala “ırkçı, Osmanlı” kafasında olanlar ise “Musulun fetetme” rüyalarına yeniden döndükelrine de tanık oluyoruz. Tabi Kıbrısın şanından olacak ki; hala onca “Ortadoğu” ezberine rağmen konu pek de konuşulmama modunda sığınmaya devam ediliyor. Beli olan netdir: Ortadoğu yeni bir satranca oturdu. Herkes oluşan karmaşa ile hamleelrini yapmaya koyuluyor! Bunu hala anlayamayan bizim “donayimnlere” biraz dokunarak anımsatırız. Ayrıca şu lafazanlığı da düşünerek braksınlar: “Ortadoğuda oluşan gelişmeler, Kıbrısı da etkiliyor”!…

Ortadoğunun yeniden karışacağı ve Obama ile oluşturulan yeni stratejinin tıkandığını bazen Suriye kalesinde, bazen ırak çölerinde, bazen Kürt ekseninde ve yeri geldiğinde Mısırdan Türkiyeye tek tek ülkelerde veya genel bölgesel konumla yazıp duruyordum. Hatta birçok ezberin bozulduğu veya artık tıkanışın yeni hegemonya hamleleri ile sıçrama sancıalrı yaptığını da yeri geldikçe yazdım. Elbet siaysal karar alma merkezinde olmamam, güçler dengisinin gelişmelerdeki önemi ve hesabı fırsatla yapan tarafların içinde olmama nedeni ile atılacak adımalrın kendisi veya etkisini de net oalrak bilme şansım yoktu. Zaten Amerika bile çizdiği Ortadoğu stratejilerinde ikinci önemli başarısızlık sonucuna geldi. Buşun açık işkaller dönemi ile Obamanın bölgesel güçelrle oynama dizayinleri artık hükmünü doldurdu!

Unutuğumuz veya unuturulan bir gerçek vardır: “Emperyalizim demokrasi ile çelişiyor”! Bu basit ama aslında sistemi tanıyarak ulaşılacak kuramı; nedense sistemin sözcüsü veya ezbercilsi olmanın sonucunda belekten sildirtildi. Irak işkalinde veya son Suriye felaketinde birielri tekrarladı diye “demokratikleşmenin” olacağına inanan çok oldu. Unutmayın şu ıraklı şaheser sözleri: “ıraka yapılan müdahale ile özgürlük feneri ve nurlu ufuklar” simgelerini Mehmedali bey çok güzel söyleyip yazdı! Probagandanın tarafcıl esiri olduk. Yine Suriye cihatcılarla doldurulurken de “ülkenin demokratikleşeceği” yalanı çok tatlı geliyordu. Hele Şamda Emevi camisinde namaz kılma, derin Stratiji analizleri çok güzel makyajlandıydı!

Ortadoğuda bazı işlerin artık yerinde gitmediği beliydi! İsterseniz sadece kısa zamanlı bir toplu durumun yansıtıkalrını yeniden anımsatalım. Mayıs ayında birden “yeni Suriye politikası” adı ile piaysaya birtakım durumlar çıkıyordu. Amerikan Türkiye ilişkilerinin Suriye üzerinden yeniden şekileneceği bilgileri uçuşmaya başladı. Herkes “Tamam* Amerika Türkiyeyi gözden çıakrdı” derken; Erdoğana tavır aldığını vurgularken; yapılan bazı ilişki konumu ile olay başkaydı! Amerikan tıkanış Ortadoğu dansı yeniden belirtiler sıkışmasında oluyordu. Suriye “Muhalefeti” yeniden dizayin edielcekti. “Muhalifler” Suriyeye girecek, orda özelikle “ılımlılarla” ortaklaşma sürecine girecekti! Elnusra veya IŞSD gibi örgütler dıştalanacaktı. Böylelikle yeni bir Suriye muhalefeti oluşturulacak. Dahası; silah sefkiyatı artırılırken, bunun “radikalerin” eline geçmesi de önlenecekti! Merkez yeri ise İstanbul olacaktı!

Başka bir gelişme de şöylesine oluştu: Batıdan Suriyeye giden bazı İslamcıların ölüm haberleri gitmeye başladı. Ayni anda Brüksel de bir müzeye silahlı saldırı oldu! Buna benzer durumlar, özelikle olayın başında konuyu kendinden uzak gören batılı emperyalistler;birden kendi yaratıkları poltikayı, kendi elerinde patlayacak dinamit olma oalsılığı ile yüzleşiyorlardı!Lipya, Mısır gibi ülkelerde besleyip oraya “demokrasi getirecek” denilen kesimelrle sorunlar yaşanmaya başlandı. Nijerya ise Boko Harem ile oldukça dehşetli haberler yayılması gelişiyordu! Tüm aktörleri ise bizat sistem yaratı. Unutanlara Türkiye üzerinden anımsatalım: Cihatcıları bölgeye Türkiye üzerinden sokuldu; tapeler “Nijeryaya giden silah yüklü uçak” idiyası da vardı! Yetmez mi?

Suriye kartı ile Rusya iran karşı ekseni de bölgesel güç olarak artık imkar edilemez durumda güçlendi. Garip batılı tutumlar da oldu; Mısır seçimine çok daha az katılımlı başkanlık seçimini “meşru” kabulenen kesimler; nedense Suriye de yapılan seçimdeki daha fazla katılıma karşın kabulenmediler! Sudi ve Katar gibi mütefiklerde darbelerle veya sesizsedasız tasfiyeler oldu. Tamda bunlar gelişirken de Musulu sistemin “demokrasi ışıkcıları” işkal etti. Nedense Saddam gerçeği ile fazla alakalı olmadılar. Hele Musul olayı ile resmen yaratılan mezhepsel çatışmanın hegemonyasal ürünü olma konumu da konuşulmak istenmedi! Halbuki ayni IŞSD daha kısa zaman önce Rohovada katliyam yapmasını haber dahi yapmayan resmi medya çok oldu! IŞSD Suriye katliyanmları, ırakta giriştiği saldırılar pek birlikte yorumlanmadı. Hele bölgede bolca gezen ajanları veya eğitme uzmanlarına rağmen, bu yeni sıçramayı bilmeme aptalığına beni koymasınlar!

Sonunda Musul IŞSD tarafından çok tartışılacak ve bildikçe daha da sorgulanacak olayı yaşandı. Birden mezhepcilikten Ortadoğu stratejisine varan tüm konular turunsolaştı!Elbet birçok ezber bozuldu. Ama birileri de Türkiyede Tarık Elhaşiminin olduğunu da hatırlamadı! Hani şu Elhaşimi ki ırakta başkan yardımcısı olup, Suni terörist olarak idama mahkum edilen; kendisi Türkiyeye sığınan liderden söz ediyorum! Bu bilgi dahi anımsanınca çok şimdiki duruma ışık tutmaya adaydır! Genel hegemonya mücadelesi, bölgesel dinamikelrin etkisi ve daha dar ülkesel ayrışmalar, “Emperyalizim, etnik dini ayrımlar ve bölgesel güç olma” koşulalr; sonuçta Ortadoğu coğrafyasına yeni satranç oyunu oluşturdu.Elbet itifaklardan fırsatı kulanma hamlelerine dek epey etkisi şimdiden oldu. Kürtler sesizsedasız Kerkükü ele geçirdi

! Merak edilen olay şu: Barzani Rohova tavrını sürdürüp sürdürmeyeceği konumudur! Yeni Musul işkali Kürtlerin rekabetini ikincileştirecek mi? Türkiye ise girdiği cendereden yeni dönemde modelden nereye oturacak? Amerikan Obama ile öteki Amerikan kesimelri yeni Ortadoğu hamlelerini nasıl şekilendirecek? Görünümde biraz dışarıda tutulmuş gibi olup; aslında hep temel güç oalrak varolan İsrail nasıl bir konumda mevzilenecek? İran derinleşen mezhepsel koşulda hala “şer ekseninde” tutulacakmı? Özelikle IŞSD gibi yapıları direk besleyen Basra Körfezi ülkeleri ayni yörüngede kalacakmı? Bu karmaşa içinde itifaklar nasıl şekilencek? Artık resmen kevgiri de aşan Suriye ırak bozulan sınırlarla oluşan yeni güçler dengesi nasıl ayarı hesaba eklenecek?

Çöken “ılımlı İslam siayseti” ile onun son önemli kalesi Türkiyede ki AKP iktidarı ilişkileri nasıl dizayinleştirilecek? Çünkü artık Obama stratejisi çöktü! Tıpkı ırak işkali sonrası çöken Buş stratejisi gibi!Ama her hamlenin korkunç mütefikleri şimdi önemli tehdit olarak karşımıza geldi.Şimdiden Musul gelişmesi, birçok sarsıntıyı yaratı. Sınırlar altüst oldu; yeni itifakların ayak sesleri duyuldu. Batan çöken modleler ve gelecek belrisizlikleri etiklendi! Olduğu zaman infiyal yaratacak hamleler gayet kolay yapılmaya başladı. Bazı güçlerin önlerini okuyamama tuşuna düştüler. İşte bu gelişmeler sonucu; Ortadoğu krizlerle yeniden yönünü bulmaya çalışıyor. Ama ırak ve Suriye artık eski denilen boyutu çoktan aştı. Bölgesel Kürt gerçeği ise Kürtlerin de tutumu ile ilerde çok konuşulacak! Peki Kıbrıs hikayesini nereye ekleyelim?

Yorumunuzu ekleyin

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.