Kalecik’teki ekoloji felaketine tepki yağıyor

0
205
fotoğraf Hüseyin Kaleci'nin facebook sayfasından alınmıştır ve Kalecik'teki çevre felaketini yansıtmaktadır
fotoğraf Hüseyin Kaleci’nin facebook sayfasından alınmıştır ve Kalecik’teki çevre felaketini yansıtmaktadır

Lefkoşa Mahalli Barosu

Lefkoşa Mahalli Barosu Başkan Av.Gökan Asafoğulları

İskele – Kalecik’de yaşanan çevre felaketi baromuz tarafından üzüntü ve de endişe ile takip edilmektedir.

Takriben 100 ton üzerinde akaryakıt ve/veya petrol ürünü madde denize karışmıştır, kirliliğin kamuoyundan takip ettiğimiz kadarı ile   7-10 km’lik bir alana yayıldığı belirtilmektedir.

Yaşanan bu olay,  ada ülkesi olan devletimizin bu konuda gerekli alt yapı ve müdahale ekibine sahip olmadığını, gerekli teçhizatın olmadığını  bir kez daha göz önüne sermektedir,bu denli bir çevre kirliliğinin veya felaketinin yarattığı hasarın giderilmesi sanılandan çok daha fazla zaman alacaktır maalesef.Tam bu noktada bu denli bir zarara ki bu zararın en büyük paydaşı çevre olmasının yanında bu çevreden geçim sağlayan balıkçılar,plajları işleten işletme ve tatil yeri işletmecileri ve keza bölge halkının zararının kim veya kimler tarafından tazmin edileceği sorusunun cevabı da kamuoyunun bir parçası olan bizler tarafından merakla beklenmektedir. Bu ihmal ve/veya hata ve/veya ahar surette bu olayın yaşanmasında katkısı ve de kusuru olan kişi ve/veya kurum ve/veya kuruluşlar aleyhine yasal mevzuat çevresinde caydırıcı yaptırımların ivedilikle uygulanması gerekmektedir.

Önemli olan bu olaydan ders çıkarıp tekrardan yaşanmasını engellemek ve de devletin ve tüm vatandaşların hem hakkı hem de anayasal ödevi olan çevreyi dolayısıyla denizleri koruma hak ve ödevini bir tamam yerine getirmesini sağlamaktır.

 

KTOEÖS

KTOEÖS Başkanı Tahir Gökçebel

Kalecik’te AKSA’ya ait elektrik santralinde yaşanan tedbirsizlik ve bundan doğan felaket ülkemizi parsel, parsel yağmalayan ve sadece karını düşünen zihniyeti bir kez daha deşifre etmiştir.

Yandaş siyasetle birlikte hareket eden, bazen rüşvet vererek ihaleleri bağlayan, çevreyi yağmalayan üç-beş şirketin bitmez tükenmez hırsının ülkemizi nasıl bir felakete sürüklediğinin küçük bir örneğini bugün yaşıyoruz. Sadece kar amacında olan anlayışın ülkemize yarar yerine felaket getirdiği somut bir şekilde gözler önüne serilmiştir. Petrol dolum tesisi gibi büyük, hacimli yatırımlarının risk ve felaket büyüklüğünün ne olacağı ile ilgili net bir bilgi vermiştir. Özelleştirme peşkeşi ile kamusal alandan çıkarılan kamu zenginliklerinin halkımızı, çevremizi, geleceğimizi nasıl yok edebilecek bir silaha dönüşebileceğini ortaya çıkarmıştır. Bu bir felaket değil, kar hırsı ile geleceğimizin yok edilmesidir.

Vatan, Millet, Sakarya üstünden politika yapanlara sesleniyoruz, bu mudur yurt sevgisi, bu mudur halkına, yurduna, taşına toprağına değer verme, koruma.

Soruyoruz!

–           Bu petrolün kalitesinin, akışkanlığının düşük olmasından dolayı mı çevre daha da kirletilmekte, felaketler bundan dolayı mı sürekli yaşanmaktadır?

–           Kar amacıyla kurulmuş bir şirketin rutin denetimleri yapılıyor mu? Yapılıyorsa neden 4 ay içerisinde ikinci benzer bir olay yaşanmıştır ve bu seferde felaket önlenememiştir. Kaza neden geliyorum demiştir?

–           Özel şirkette çalıştırılanların niteliği ve sayısı yüzünden mi petrol sızıntısı geç fark edilmiştir?

–           Bu gibi şirketlerle yapılan anlaşmalarda, böylesi önemli ve bir o kadar tehlikeli bir tesisi çalıştıracak şirketin kapasitesi ve altyapısı sorgulanmıyor mu? Acil önlemler ve alarm planlamaları hiç göz önünde bulundurulmuyor, yapılmıyor mu?

–           Turizm bölgesi bir alana bu kadar yakın bir tesisin varlığının bile ülke turizminin ve ekonomisinin, insan sağlığının ve bu alanda yaşayan canlıların varlığının ne kadar tehdit edildiğin farkına varılması için bilim adamı olmak mı gerekiyor?

Yaratılan yağma rejimden beslenen ve tek amacı kar olan bu sistemin ülkemizi ne hale getirdiği,

insanına, çevresine ne kadar değer verdiğini göstermekte, bu anlayışla hareket eden politikanın mutlaka değişmesi gerektiğini ortaya koymaktadır.

Geliyorum diyen felaket kader değil, bilinçli, planlı, programlı yapılmış bir suçtur ve bu suçun işlenmesine halkımız göz yummamalıdır. 330 bin dolara TOMA ihalesi yerine 440 bin dolara yangın helikopteri alınsa ve bugün Karpaz’da yaşanan yangının önlenmesi için kullanılsaydı fena mı olurdu diye sormak istiyoruz?

 

HTKS

Hava Trafik Kontrolörleri Sendikası (HTKS) Başkanı Cem Kapısız

Kalecik bölgesinde AKSA şirketine petrol boşaltımı yapılırken meydana gelen 100 tonluk petrol sızıntısının sebebi açıkça; “yandaş politik kararlar”, “yanlış uygulamalar” ve “denetimsizliktir”. Bu çevre katliamı, adamızın doğasına yapılan en büyük saldırıdır. Denizlerimizde yıllar boyu telafisi olmayan bir bozulma getirerek bölgedeki ekosistemi mahfedecektir.

Deniz canlılarının bölgede üremesi ve yaşaması imkansız hale getirilmiştir. Bu küçücük adada en çok dikkat edilmesi gereken çevre ve ekolojik dengenin korunması iken, adamızın ekonomik olarak en büyük pastasını yiyenler, denizlerimizin de celladı olmaktadırlar. Diğer yandan ülkemizin doğasının katledilmesinin önünü açan çağ dışı politikacılar ve çevre felaketlerine sebep olanlar bugün, daha fazla çevre felaketine imkan vermek için halkın karşısına geçip halen oy isteyebilmektedir! AKSA gibi birçok probleme neden olmuş bir şirketi bu derece besleyen hamlelerle, KKTC elektrik ihtiyarcının yarısından fazlasını üretmesine izin verenlerin bu şirketten ne gibi çıkarları olduğu artık ciddi şekilde araştırılmalı ve “gizli ikili ilişkiler” ortaya çıkarılıp sorumlular ağır şekilde cezalandırılmalıdır.

Turizimin birinci gelir olması gereken bir ada ülkesinde sınırlı sayıdaki sahilllerin sürekli tehdit altında olması nasıl kabul edilebilir? AKSA’nın denetim eksikliği ve ihmalkarlığı ile kullanılmaz hale gelen sahillerin, balık üreme alanlarının ve kumsalların bedelini kim, nasıl ödeyecektir?

 

Değirmenlik Çevre ve Tanıtma Derneği

Değirmenlik Çevre ve Tanıtma Derneği, Kalecik’te denize petrol sızması felaketiyle ilgili zaman kaybedilmeden yargıya gidilmesini istedi ve olayı kınadı.

Dernek Başkan Vekili ve Genel Sekreteri Yavuz Güngör, yazılı açıklamasında, AKSA şirketine ait elektrik santrali için boşaltım yapan gemiden sızan petrolün denize akması olayından derin üzüntü yaşadıklarını belirterek, bunun sıradan bir olay olmadığını vurguladı.

Güngör, ülkenin bu tip felaketlere karşı hazır olmadığını belirterek, şunları kaydetti:

“Söz konusu şirketle geçmiş hükümet arasında varılan antlaşma derhal açığa çıkmalı ve yaşanan bu felaket zaman kaybetmeksizin yargıya gidilmelidir. Bu olay sıradan bir olay değildir. Kıbrıs’ın ekolojik ve turizm açısından en gözde yerlerinden birinde neden petrol dolum tesisi izni verilmiştir? Ülkesini ve doğasını seven çevresini korumak isteyen herkesi bu felaket karşısında duyarlı olmaya çağırıyoruz ve yaşanan bu olayı kınıyoruz.”

 

Güç-Sen

Güç-Sen Yönetim Kurulu Başkanı Erol Emin

Aksa Elektrik santraline petrol transferi esnasında boruların patlaması sonucu çok büyük bir çevre felaketi yaşanmıştır.

GÜÇ-SEN olayı yerinde incelemiş ve olayı esefle karşılamıştır. Olay bizim açımızdan sürpriz olmamıştır. Mart ayında buna benzer bir olay daha yaşanmıştır. Yine muhtelif zamanlarda denizde petrol kaçakları olmaktaydı.

GÜÇ-SEN bu olayın başlıca sorumlusunun özel sektör mantığının, sadece kar amacı gütmesi, yasaları ve hükümet edenleri ciddiye almaması, insan hayatına ve doğal yaşama önem vermemesi olduğunu gayet iyi bilmektedir.

Özellikle uzun bir süre gündemi meşgul eden petrol dolum tesisinin ne kadar faydasız, insan hayatına ve doğaya düşman olduğu apaçık meydana çıkmıştır. Ayrıca her şeye rağmen, bu tesisi yapacağız diyen politikacılarının, kimin adına ve hangi çıkar gruplarının menfaati için uğraş verdikleri bir kez daha gün yüzüne çıkmıştır.

GÜÇ-SEN bu çevre felaketinin sorumlularının yargılanıp cezalandırılmalarını ve halka hesap vermelerini talep etmektedir. Bu vesile ile yapılacak her türlü eylemin ve mücadelenin yanında olacağımızı tüm kamuoyuna bildiririz.

Yorumunuzu ekleyin

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.