KGP: “Ülke yöneticileri de KC pasaportlarını iade etsin”

0
145

Kıbrıslı Gençlik Platformu, yaptığı basın açıklamasıyla öğrencilerin Kıbrıs Cumhuriyeti pasaportu kullanmasına yasak getiren genelgeyi eleştirdi ve siyasilere ‘Siz de kendi KC pasaportlarınızı iade edin’ çağrısı yaptı. KGP’nin açıklaması şöyle:

Bizler Kıbrıslı Gençlik Platformu olarak, ülkemizde yaşanan gelişmeleri yakından takip etmekte ve yönetimdekilerin “muhteşem icraatlarını”, hayranlık(!) içerisinde izlemekteyiz. Ülkenin içinde bulunduğu durum mizah dergilerine rakip olacak niteliktedir. Ülkeyi yöneten zihniyet haddini çoktan aşmıştır! Yayınladıkları son genelge ile Kıbrıs Cumhuriyeti pasaportuyla yurtdışında öğrenim görmek isteyen öğrencileri engellemekte ve bu öğrencileri yararlandıkları devlet burslarından mağdur etmektedirler. Buradan kendilerine çağrımız şudur: Siz de kendi Kıbrıs Cumhuriyeti pasaportlarınızı, Kıbrıs Cumhuriyeti makamlarına iade edin! Pasaportlarınızı iade etmediğiniz takdirde samimiyetsizliğiniz, iki yüzlülüğünüz tekrardan ıspatlanacaktır.

Ey bu düzeni devam ettirmek isteyen zihniyetler, bizleri korkutamazsınız! Gençlik haksızlıklar karşısında susmayacaktır! Bunlar nasıl olsa hemen susarlar dediğinizi de biliyoruz ama bu umudunuz gerçekleşmeyecektir. Gençlik politikaları üretilmediği bir yerde, gençlikle dalga geçerek vakit kazanmayı düşünen zihniyetler, artık farkına varın: Bir isyan yaklaşıyor üzerinize dalga dalga! Sürdürmeye çalıştığınız korku düzeni işe yaramıyor, kimse korkmuyor. Korkma sırası sizde. Halkın her bir kesimi ayrı bir dalga gibi gelecek üzerinize; ülkenin geleceği olan gençler, yani bizler, başta olmak üzere!

Bu kararı verenleri; en erken zamanda Kıbrıs Cumhuriyeti pasaportlarını Kıbrıs Cumhuriyeti makamlarına geri vermeye davet ediyoruz. Sizler, Kıbrıs Cumhuriyeti pasaportlarınızı istemiyorsanız geri verebilirsiniz. Dünyanın her yerinde birden çok vatandaşlık durumunda, kişinin bu vatandaşlıkların getirisinden en yüksek seviyede yararlanması için uygulamalar varken, siz kim oluyorsunuz ki, insanları vatandaşı oldukları bir ülkenin, Kıbrıs Cumhuriyeti’nin, seyahat özgürlüklerinden mahrum etmeye çalışıyorsunuz? Siz kim oluyorsunuz ki gençlerin eğitim özgürlüğüne karışıyorsunuz? İçinde bulunduğumuz çarpık düzenin mimarları ve bunu sahiplenen zihniyetler artık bu traji-komik düzenin sonu gelmiştir. Konu petrol olunca 1960’tan kalan haklarımızı ve Kıbrıs Cumhuriyeti’nin eşit ortağı olduğumuzu hatırlayanlar, Kıbrıs Cumhuriyeti pasaportlarından bu kadar rahatsızsanız, petrolden hak iddia etmeyide bırakın!

Haydi bakalım, hodri meydan! Eğer kendinize güveniyorsanız, eğer oturduğunuz yerde bir kukla, bir vitrin süsü değilseniz cevap verin gençleri koyun zannedip gütmeye çalışan zihniyetler! Tüm bakanlar, cevap verin! Ülkenin geleceği olan gençlerle dalga geçebileceğinizi, gençliğin isteyince oynayıp, isteyince bir kenara atıp üzerine basacağınız oyuncağınız olduğunu zannediyorsanız yanılıyorsunuz. Dün “çalıştay düzenledik” diyerek, Türkiye Cumhuriyeti’nin entagrasyon projesinin bir parçası olarak bizi kullanmaya çalışıp üstüne bir de bize samimiyetsiz diyenler , biz buradayız siz neredesiniz? Dün KKTC uyruklu öğrenciler için Türkiye Cumhuriyeti ile sağlık sigortası protokolü imzalandığı yalanını ortaya atanlar nerdesiniz? Tüm halka gerizekalı diyen zihniyet nerdesiniz?

Cevap vermemek, eğer yazılanların aksi yönünde bir dayanağınız varsa, yazılanlara karşı çıkmamak elbette ki herşeyi doğrulamak anlamına gelmektedir. Çıkıp bir cevap verin ki tüm halk samimiyetsizliğinizi, ikiyüzlülüğünüzü bir kez daha görsün! Cevap verin ki herkese ispatlayın kararlarınızın bir gerekçesi olmadığnı, sadece size öyle yapmanız söylendiği için bunları yaptığınızı! Cevap verirken de iyice düşünün çünkü vereceğiniz dayanağı olmayan cevaplar hiçbir anlam ifade etmeyecektir. Düşünme yeteneğiniz hala yerindeyse tabi! Ya da en iyisi siz hiç cevap vermeyin, saklanın siz, korkun, kaçın çünkü yapabileceğiniz başka bir şey yok.

Aslında en iyisi siz “büyüklerinize” bir sorun. Ne de olsa ne yapmanız gerektiğini siz bilmezsiniz, onlar bilir. Zaten emir gelmeden, kendi başınıza bir karar verebildiğiniz nerde görülmüş ki, bizimki de laf!