ÖĞRETMEN SENDİKALARINDAN “İNSAN HAKLARINA VE YAŞAMA SAYGI” YÜRÜYÜŞÜ

0
98

Öğretmen sendikaları, ülkede son günlerde ön plana çıkan cinayet, soygun, uyuşturucu ticareti, darp ve cinsel istismar olaylarının ekonomik ve sosyal bozulmanın göstergesi olduğunu belirterek, yarın Lefkoşa’da “İnsan haklarına ve yaşama saygı” yürüyüşü gerçekleştiriyor.

Kıbrıs Türk Öğretmenler Sendikası (KTÖS) ile Kıbrıs Türk Orta Eğitim Öğretmenler Sendikası (KTOEÖS), protesto yürüyüşü için yarın saat 14.30’da Kuğulu Park’ta toplanacak.

Konuyla ilgili ortak açıklama yapan KTÖS Genel Sekreteri Şener Elcil ile KTOEÖS Başkanı Tahir Gökçebel, ülkenin “çöplük haline” getirildiğini belirterek, vahşete kurban giden Mustafa Diker isimli çocuğun katilinin sadece babası değil, “dayatmalar ve uygulanan politikalar” olduğunu söylediler.

Medyanın “sosyal ve ekonomik bozulmanın sonuçlarını halka yansıtırken, sebepler üzerinde durmamakla” eleştirildiği ortak açıklamada, son günlerde tırmanan adli olayların nedenleri de sıralandı. Ortak açıklama şöyle:

 

ORTAK BASIN AÇIKLAMA

Ülkemizde son günlerde ön plana çıkan cinayet, soygun, uyuşturucu kullanımı ve ticareti, darp, cinsel istismar olayları ekonomik ve sosyal bozulmanın boyutlarını ortaya koymaktadır.

Medyamızın büyük bölümü sosyal ve ekonomik bozulmanın sonuçlarını halka yansıtırken, sebepler üzerinde durmaktan kaçınmaktadır.

–          Kıbrıs sorununa bağlı gelişen adanın kuzeyine nüfus taşınması ve acımasız emek sömürüsünü ele almayan,

–          Adamızın kuzeyinin kaldıramayacağı kadar nüfusun sosyal, ekonomik durumuna eğilmeyip onları, işgücü ve potansiyel oy deposu olarak gören

–          Ekonomiye, üretim gözlüğü ile yaklaşmayıp, Kıbrıslı Türkler’in onuruna yakışmayan kumar, fuhuş, kara para aklama gibi faaliyetleri ekonomi olarak gören TC-KKTC yönetim anlayışı.

–          Manevi sömürüyü anlamı taşıyan din istismarına dayalı AKP dayatması din tüccarlığına maddi kaynakların büyük bölümü ayrılıp, eğitimi ihmal eden anlayış

–          Sosyal olaylara sadece ceza verme süreçlerini ön plana çıkarıp, eğitim yoluyla kazandırmayı ihmal eden bir yaklaşım,

–          Okullarda yarışmacı sınavları dayatan fakat bireyi toplumla uyumlu, sosyal bir varlık olarak yetiştirmeyi hedeflemeyen ilkel bir eğitim sistemi,

–          Devlet okulları ile toplum arasında iletişim kuran aileyi okulun bir parçası yapan eğitim sistemine yönelik rehberlik ve psikolojik danışmanlık kadrolarının olmayışı

–          Çalışma yaşamının denetimsiz olması ve elini kolunu sallayan herkesin ülkeye girdiği bir muhaceret sistemi.

–          Ülkede bulunan TC’li nüfusu sayı olarak bilen ve onları politik bir potansiyel olarak görüp sömürülmesine çanak tutan TC Elçiliği,

–          Ülkede suç işleyenlere yönelik etkin, etkili ve hızlı işleyen bir yargı süreci,

–          TC’nin ekonomik ve siyasi dayatmaları ile fakirleştirilen ülkede yaşamak geçim sıkıntısı,

–          Ülkeyi yönettiğini iddia edenlerin organize suç örgütlerinin faaliyetlerinden haberdar olmalarına rağmen onlarla kol kola hareket etmesi,

–          Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın kontrolünde bulunan çocuk yurtlarında bile çocukları koruyup kollayamaması,

Kısacası çöplük haline getirilen ülkemizde vahşete kurban giden Mustafa Diker isimli çocuğumuzun katili sadece babası değil, tüm bu dayatmalar ve uygulanan politikalardır.  Sonuçları konuşma yerine sebeplerinin üzerine gitmek kaçınılmazdır. Bu nedenle 27 Nisan Cuma günü saat 14:30’da Kuğulu Park’ta toplanıp “İnsan Haklarına ve yaşama saygı” için protesto yürüyüşü gerçekleştireceğiz.