Mücadelede hedef doğru belirlenmeli – Rasıh Keskiner

0
140

Ülkenin kuzeyinin gidişatı belli,

Herşey ortada, herşey açık oynanıyor,

Buna rağmen hala daha bu gidişin farkında olamayan mı var,

Ben bu gidişi göremeyenlerin, farkında olamayanların olduğuna inanmıyorum,

Her Kıbrıslı bunu görmektedir,

Çünkü yolda arada bir rastladığım, ister sağcısı, ister solcusu aynı dertten yakınıyor bana,

“ Ne olacak halimiz!”

Bunun cevabı basit tabii, ben de o basit cevabı veriyorum: Olan oldu!

Evet olan oldu.

Kıbrısın kuzeyinde yeni bir yapı oluşturuldu.

Yıllarca süren planlı operasyonlar sonucu, Kıbrısın kuzeyinde, Kıbrıslıların azınlığa düşürüldüğü bir yeni yapı oluşturuldu,

Nedir bu yeni yapı diye soracak olursanız, adının içinde Kıbrıs geçen yeni bir Orta Anadolu kasabası,

Çıkın dolaşın etrafı,

Yollara, sokaklara, çarşılara çıkın dolaşın bunu net olarak göreceksiniz,

Yolda karşılaşan iki kişiden birinin diğerine “napang be gardaş” dediğini duymazsınız artık,

Çarşıdaki dükkanların tabeladaki isimleri hep Anadoludaki kasabaların, şehirlerin isimleri,

Kıbrıslıyı o uysal, sevecen, hoşgörülü tavırlarıyla bulamazsınız ortalıklarda,

Türkiye Yönetimlerinin yıllar önce planlayıp adım adım uyguladıkları dönüşüm projesi geçekleşti,

Taşıyla, toprağıyla, insanıyla ve farklı bir kültürü ile yeni bir yapı oluşturuldu,

Durum bu kadar açık ve net iken bunu bazılarının görmediğini varsaymak mümkün değildir,

Acı olan ne biliyor musunuz, bu durumun farkında olup hala daha bu durumu gizleyerek çıkar elde etmeye çalışanların varlığı,

Belli bir gurubun dışında hala daha bu vitrinin süsü olmaya can atan siyasi partilerin varlığı,

Belli bir kaç sivil toplum örgütü ve sendikanın dışında, bu ülkedeki sıkıntıların sorumlusunun mevcut hükümetler olduğunu söyleyen kuruluşların varlığı,

Hala daha, TC Yönetimlerinin müdahalerini gizlemeye çalışan, yığılan bunca sorunun çözümünü hükümet değişikliklerinde gören zihniyetlerin varlığı,

Ve bugün bu ülkedeki tüm sorunların kaynağında TC’nin fetih zihniyetinin yattığının farkında olmayanların varlığı,

Bütün bunlar elbette ki mücadelenin sağlıklı bir temele oturtulmasıiçin engel teşkil etmektedir,

Nasıl engel teşkil etmesinler ki,

Daha dün hükümet edip, TC ile her türlü protokollere imza atanların, dönemlerinde grev boylarında grevcileri coplatanların, bugün grev boylarında nutuk atmalarına kim inanmaktadır,

Grev boylarında atılan nutuklara, yayınlanan bildirilere bakıyoruz da, sorunların nedeni UBP imiş, ve UBP’yi hükümetten götürene dek eylemler sürecekmiş!

UBP’nin orada sadece bir temsilci olduğunu bildikleri halde bunu dile getirmiyorlar,

Çünkü UBP’nin yerine geçip, sorun çözme değil, mammadan onlar ve onların gommasının faydalanmasını istiyorlar,

Geçmişte olduğu gibi,

UBP’nin bir acenta olduğunu biliyorlar, ama TC Yönetimlerini dillerine dolamaktan kaçınıyorlar,

Çünkü yarın onlar acenta görevini üstlenmek istemektedirler,

AKP zihniyetinin ülkenin kuzeyinde yaptığı tahribatların görüldüğü halde bunları dile getirmeyip, meseleyi sadece hükümete bağlamak, ve hükümetin değişmesi ile sorunların biteceğini söylemek halk ile alay etmekten başka birşey değildir,

Bu gerçekleri gördüğü halde kıvırmaya devam edenlere TC elçisi gerçekleri hatırlatıyor,

Ne diyor elçi, “ böyle geçici tedbirlerle çözüm olmaz. Elektrik özelleşecek”.

Başka ne diyor elçi: Bulut’un vatandaşlığı ile ilgimiz yok bizim.

O zaman sorarız: Bir TC vatandaşı ikinci bir vatandaşlık almak için TC yetkili makamlarından izin alır mı, almaz mı? Alması gerekiyorsa bu izni hangi makam verir?

Durum açık ve net diyoruz.

Bu durumu görenlerin artık bu durumu saklamaktan vazgeçmesi kaçınılmazdır,

Bu durumu görüp de UBP gitsin de ben geleyim anlayışını terk etmesi kaçınılmazdır, Kıbrıslıların varlığına kast eden fetihçi zihniyete karşı güçler birleştirilmeli,

“Ne olacak halimiz” sormaktan, dert yanmaktan vazgeçilmeli,

Kıbrıs Türk toplumunun varlığının korunması, yaşatılması gündemde ise mücadele hedef belirlenerek mücadele edilmeli,

Mücadelenin temel hedefinde de TC Yönetimleri vardır,

UBP veya onun yerine geçmek için takla atan diğer siyasi partiler sadece acentadırlar ve acenta olmaktan öteye geçemediler, geçemeyecekler,

Bu gerçeklere göre mücadele ve mücadele müttefikleri belirlenirse başarı şansımız olabilir,

Yoksa her dönemeçte kılık değiştirenlerle bu yolun yürünmesi engeller yaratır.

Yorumunuzu ekleyin

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.