“DAÜ’DE BASKILARA SON VERİLSİN!”

0
156

DAÜ – SEN 12 Ocak, Perşembe günü Sendikal Platform ve siyasi partilerin desteğiyle Lefkoşa’da KTOEÖS Toplantı Salonu’nda basın toplantısı düzenleyerek, DAÜ’de yaşanan sıkıntılar ve son gelişmeleri değerlendirdi.

DAÜ – SEN Başkanı Hüseyin Özkaramanlı basın toplantısında yaptığı konuşmada, DAÜ’de yaz aylarında üniversite eğitim kurumlarının Doğa Koleji’ne devredilmesi sırasında yaşanan bir takım olaylar ile bugün sendika genel sekreteri Ulaş Gökçe’ye yönelik açılan disiplin soruşturmasının üniversitedeki sendika ve yöneticilerini “susturma girişimi” olduğunu belirtti.

Özkaramanlı, bu girişimin sendikalar için yeni olmadığını, tüm sendikaların susturulmaya çalışıldığını ileri sürerek, buna karşı sendikalar olarak mücadele vereceklerini söyledi.

DAÜ’de sorunların uzun süredir sürdüğünü, keyfi uygulamalara karşı ortaya mücadele ve eleştiri koyanların tehdit edildiğini ve disiplin soruşturmasına maruz kaldığını belirten Özkaramanlı, “Gökçe’nin de son zamanlarda bu yönde açıklamalar yapmasının UBP’yi ve DAÜ yönetimini rahatsız ettiğini, bu yüzden disiplin kuruluna verildi” dedi.

Bu yönde yaşanan olayları anlatan Özkaramanlı, bu konuda sessiz kalmayacaklarını, Gökçe’nin adil yargılanmaması durumunda çıkan kararı tanımayacaklarını söyledi.

 

GENEL KURUL’DAN YETKİ

Özkaramanlı, bugün (12 Ocak) toplanan sendika genel kurulunun kendilerine uyarı grevi ve süresiz grev kullanma yetkisi verdiğini de belirterek, kendilerinin diyalogdan yana olduğunu ancak grev “silahını” kullanmaktan da çekinmeyeceklerini kaydetti.

Cumhurbaşkanı, Başbakan, Eğitim Bakanı ve hükümete DAÜ’de yaşanan sıkıntılara bir an önce müdahale etme çağrısında bulunan Özkaramanlı, sıkıntıların aşılmasını ve DAÜ’de gerçek anlamda bilim ve eğitime önem verilmesini, sorunlarla üniversitenin zarar görmemesini istedi.

 

YOLDAŞ

DAÜ BİR – SEN Başkanı Tevfik Yoldaş da, sendikaların ve siyasi partilerin ortak basın açıklamasını okuyarak, DAÜ’de bugün ilk hedefin Ulaş Gökçe olduğunu, ancak tek hedef olmayacağını belirterek “herkesin olan DAÜ’ye herkesin sahip çıkmasını” istedi.

CTP, TDP, YKP, BKP, DAÜ-SEN, DAÜ BİR-SEN, KTÖS, KTOEÖS, KTAMS, KAMU-SEN, GÜÇ-SEN, EL-SEN, TÜRK-SEN, TEL-SEN, GIDA-SEN, BANK-SEN, MAĞUSA TÜRK GENEL-İŞ, DEV-İŞ, DEVRİMCİ GENEL-İŞ, PETROL İŞ, EMEK İŞ, ÇAĞ-SEN, KOOP-SEN’in imzası olan ortak açıklama şöyle:

DAÜ’ye ait Kolej, İlkokul ve Kreş’in geçen yıl Haziran ayında Abdullah Öztoprak tarafından Doğa Koleji’ne devredilmesi döneminde yaşanan olayların üzerinden 7 ay geçtikten sonra DAÜ Rektörü sendikacılara ceza yağdırmaya başladı. Son bir ayda aynı konuda, uyduruk gerekçelerle, iki ayrı disiplin cezası verilen Sn. Ulaş Gökçe, Rektörlük tarafından üçüncü kez ve bu defa “görevden durdurma” talebiyle yeniden Disiplin Kurulu’na sevk edildi. DAÜ-SEN’in son üç bildirisi iyice okunduğunda Sn. Gökçe’nin neden ihraç istemiyle disiplin kuruluna sevk edildiği çok daha iyi anlaşılabilir.

DAÜ-SEN’in 4.01.12 tarihinde yayınladığı bildiride DAÜ de yaşanan birçok olumsuzluk yanında yabancı öğrencilere yönelik uygulanan burs politikası eleştirilmiş bu politikanın keyfi olduğu ve üniversite içinde yabancı öğrenciler arasında rüşvet söylentilerinin artmasına sebep olduğunu vurgulanmıştı. Tüm yabancı öğrencilere yönelik uygulanan bu keyfi burs politikasının Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı öğrencileri arasında adalet duygusunu zedelediği belirtilmişti. Çünkü Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı öğrencilerinin yabancı öğrencilere kıyasla çok daha yüksek ücret ödeyerek öğrenimlerini sürdürmekte oldukları belirtilmişti.

Daha sonra 06 Ocak 2012 tarihinde yayınlanan bildiride DAÜ’de fakültelerin haberi ve onayı olmadan istihdam yapıldığını, fakültelerin görüşü dahi alınmadan fakültelere dekan atandığı belirtilmişti.  Aynı bildiride ayrıca, senatonun görüşü alınmadan tüzüklerin değiştirildiğini ve çalışanların maaşlarında indirime gidildiğini yazılmıştı. Sendikanın 09 Ocak 2012 tarihili bildirisinde ise Turizm Yüksek Okulu Uygulamalı Otelinin şaibeli bir ihale sonucu Sağlık bakanı Sn. Ahmet Kaşif’in oğlunun sahip olduğu Reflex şirketine 15 yıllığına verildiği yazılmıştı.

Sn. Gökçenin neden disipline sevk edildiği açıktır. Bu şartlar altında disiplin kurulunun Sn. Gökçe’ye adil bir savunma hakkı veremeyeceği, bu kurulda adil bir yargılama yapılamayacağı ispatlanmıştır. 11.01.2012 tarihinde toplanan disiplin kurulunda Sn. Gökçe’nin avukatının adil bir savunma yapması disiplin kurulu başkanı tarafından engellenmiş, Rektörlüğün çağırdığı tanıkları dinlemesi onlara soru sorması veya kendisinin tanık çağırmasına izin verilmemiştir. Zaten rektörlük kararını vermiştir. Sn. Rektör Üniversiteyle paylaştığı son yazısında Sn. Gökçe’yi suçlu ilan etmiştir. Bunu ilan eden makam ise disiplin kurulunun başında oturmaktadır. Hem de iki oy hakkı ile. Hem yargıç, hem savcı hem de soruşturma memuru rolüne soyunan rektörlükten adil bir yargılama beklemek hayalcilik olur. Bir kez daha söylüyoruz. Adil bir savunma yapmayacaksanız alacağınız kararları tanımayacağız. Cuma günü toplanacak disiplin kuruluna hem avukatımız hem de Toplu iş sözleşmesi gereği çalışanların temsilcisi de katılacaktır.

Üniversite ortamında baskı tehdit ve entrikaların yerinin olmadığı herkes tarafından çok iyi bilinmelidir. Bunu en başta sayın rektör anlamalıdır. DAÜ-SEN’in yaptığı açıklamalara Sn. rektörün teşekkür etmesini beklemiyoruz. Ancak sendika ve onun yöneticilerine saldıracağına yanlış uygulamalarından vazgeçmesi en doğru hareket tarzı olacaktır.

DAÜ’de yaşananların ülkemizde yaşananlardan bağımsız olmadığını da çok iyi biliyoruz.  Ülkemizi yönetenler, sendikaları etkisizleştirmek, halkımızı susturmak ve ülkemizi peşkeş çekmek için direnen tüm kesimlerin üzerine her türden şiddeti kullanarak gitmekte kararlıdır. Hedef sendikalardır, sivil toplum örgütleridir ve toplumun kendisidir.

Bugün DAÜ’de Ulaş Gökçe ilk hedef olabilir ama tek hedef olmayacaktır. Biliyoruz ki hedef sendikaları susturmaktır ve susarsak sıra herkese gelecektir. DAÜ Rektörü Abdullah Öztoprak şunu çok iyi bilmelidir ki Ulaş Gökçe’ye yönelik saldırıları hepimize yapılmış saldırılar olarak kabul etmekteyiz. Bu konu çözülmeden üniversitede hayatın normale dönmeyeceğini tüm kamuoyunun bilgisine getirmek isteriz.

DAÜ hepimizindir. Bugün burada toplanan siyasi partiler ve sendikalar olarak bu konuda taraf olduğumuzu, DAÜ-SEN Genel Sekreteri Ulaş Gökçe başta olmak üzere DAÜ’deki tüm sendika yöneticilerine yönelik saldırılar karşısında bizi bulacaktır. Konunun yakın takipçisi olacağımızın altını çizer, DAÜ’deki gerilim daha fazla büyümeden hükümeti ve Sayın Cumhurbaşkanı’nı sorunu çözmek üzere göreve davet ederiz.

Yorumunuzu ekleyin

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.