AKP’DE İLERİ DEMOKRASİ VE İLERİ DEMOKRAT T.ERDOĞAN – Ali Sarıtepe

Yeni Kıbrıs Partisi

Maraş’ta provokasyona hayır!

YKP, BKP, KTÖS, KTOEÖS, Basın-Sen, DEV-İŞ, Mağusa İnisiyatifi, Sol Hareket,  Hayata Dokun Hareketi açıklama yaparak “tüm demokrasi ve barış güçlerini 15 Şubat Cumartesi saat...

YKP, ortak yurdun yeniden birleşmesi için ortak mücadele çağrısı yaptı

Yeni Kıbrıs Partisi, bugün, 12 Şubat, Çarşamba günü sabah saat 10:00’de YKP Genel Merkezi’nde Kıbrıs’taki ve Doğu Akdeniz’deki gelişmelere bağlı TC’nin tavırları, Kırımlaştırılma, Hataylaştırılma,...

2020 Asgari ücreti ne oldu?

YKP Genel Sekreteri Murat Kanatlı, döviz krizi ile alım gücünün eridiği, iğneden ipliğe her şeye zam yapıldığı koşullarda 2020 için asgari ücretin hâlâ belirlenmemiş...

Savaş hazırlıklarına hayır, barış için mücadele zamanı

YKP Genel Sekreteri Murat Kanatlı, Akdeniz’deki son gelişmeleri değerlendirdi, “barış için mücadele zamanı” dedi. Açıklama şöyle: Doğu Akdeniz’de bir süredir gerginlik sürekli olarak artmaktadır. Savaş...

YKP’nin de katıldığı, Avrupa Sol Partisi 6. Kongresi gerçekleşti

YKP’nin de gözlemci üyesi olduğu Avrupa Sol Partisi’nin 13-15 Aralık tarihleri arasında Malaga yakınındaki İspanya şehri Benalmádena’da 6. Kongresi yapıldı. YKP Genel Sekreteri Murat...

T.Erdoğan’ın topluma muştuladığı, kendi iktidarları döneminde demokrasinin ne kadar gelişip güçlendiğini ve artık Türkiye’nin ileri demokrasi Türkiye’si olduğunu, bunun da kendi pratiklerinin toplam sonucu olduğu anlatımıydı.

Tüm bu anlattıklarının arkasında; kendilerinden önce oluşturulmuş olan özerk kurumlar, çürümüş olan kuruluş ilkeleri (anti-bölücülük, anti-komünizm, anti-şeriat)nin yaratmış olduğu bataklık ve bu bataklığın yaymış olduğu kokunun da topluma nefes aldırmaz oluşu. Ve Türkiye’nin AB sürecinde önünde duran ev ödevlerine yürüyüş yapma mecburiyeti.

Erdoğan ve hükümetinin kullandığı bu dilin, zaman sürecinin ortak zemini vardı. Kendi siyaset yaşamlarını hep muhalefet noktasından ifade etmeleriydi.

12 Haziran Referandumu AKP açısından iki ana başlık oluşturdu.

12 Haziran’a kadar AKP siyaseti AKP’nin devlet organlarıyla olan ilişkisi,

12 Haziran sonrası AKP siyasetinin yol haritası,

Bu aynı zamanda ‘mağdurun dilinden’, ‘egemenin diline’ geçişin ana başlangıcı, dönüm noktasıdır da.

İleri demokrasi; toplum yaşamını katılımcılık ile taçlandırmak ana ilkesidir. İktidar; toplumdan güç alma olgusunu, kendisinin parlamentodaki sayısal ifadesine sıkıştırmadan toplumun örgütlülüğünü süreçlerin içine sokarak yapması ve aynı zamanda toplumda kendisi gibi düşünmeyen siyasal ve toplumsal anlayışların varlıklarının var olmasına helal gelmeyecek düzenlemeler yapmasıdır.

Burada ki katılımcılık; siyasi iradenin hükmetmesine katılmak değil, siyasi iradeye katılmama noktasında da kendini ifade etmek ve bu ifade edebilmenin güvencelerinin kurumsallaştırılmasıdır.

Tayyip Erdoğan’da kristalleşen AKP siyaseti ve hükümetin uygulamaları, güç dağılım yaşam biçimine son verip gücün ve güç kullanımının merkezileştirilmesidir. Demokrasinin en dar hali olan; gücünü, yasa yapma ve pratiklendirme gücünü parlamentoda yasaların tartışılıp çıkarılması iken; Erdoğan hükümeti, parlamentoda Kanun Hükmünde Kararname çıkarma yetkisini alarak, parlamentoyu ve kendi partisinin parlamenterlerinin iradesini hiç noktasına indirmiştir. Türkiye parlamentosunda teamül olarak çok özel durumların sonucu olarak ve çok az konuda/tek konuda kullanılmak üzere başvurulan KHK yetkisi, AKP hükümetinin hükümet etme biçimi haline dönüşmüş durumdadır.

Bir siyasi yapıyı düşünün ki: Parlamentoda kahir çoğunluk ekseriyetinde olmasına rağmen, çıkarılacak olan yasalara bırakın parlamentonun iradesini; kendi partisinin parlamento iradesini bile yasama alanından çıkararak tüm gücü ve yetkileri tek elde toplamaktadır.

İleri demokrasinin ilk gereklerinden biri yani abc’si, demokrasi prensiplerini kendi partisinde vücut etmesi ve bunu kurallar manzumesi ile partisel ilkeler haline getirilmesi gerekirken; AKP liderliği bunu ılga ve imha etmekte sakınca görmemektedir.

Erdoğan liderliğindeki hükümet; Türkiye yaşamında demokrasinin olmazsa olmazı olan açıklık ilkesini genişletmesi, sürekli genişletmesi gerekirken, onlar bugün var olduğu kadarıyla bile açıklığa tahammül etmemekte, her şeyi kendi karanlığına almaktadırlar.

Hükümetin kanun uygulamalarının kriteri haline gelen KCK-DENİZ FENERİ soruşturmaları HOPA dosyası, şeffaflık prensibi gereği ele alınıp sonuca götürülmesi gerekirken; haklı gerekçelerle oluşan Ergenekon dosyası haksızlaştırmalarla tutuklama kampanyalarına dönüştürülmekte; dosyalar kendileri ile olan ilişki biçimlerine göre muameleler görmekte ve birtakım dosyalar siyaset silahına döndürülmektedir.

Erdoğan liderliğindeki hükümet: Açıklık karşıtı düzenlemelere güç katarak/vererek anti-şeffaflık politikasını egemen hale getirmektedir.

Kendilerinin bir biçimiyle birebir hükmedemeyeceği kurumlara ve kurum bileşen oluşumlarının varlık hallerine son verilerek Türkiye’de yeni bir yapılanma yapmaktadırlar. Onların başlattıkları bu yeniden yapılandırma, siyasi karar yapısın mutlak egemenliğidir, mutlak tek sesliliktir.

Bugün Türkiye’de ki yapılanma anti-şeffaflaşma, yani açıklık karşıtlığıdır. Bunun üzerinden oluşturulmaya çalışılan ise özerk kurum ve kuruluşların bu yapılanma biçimine son vererek tek elden yönetimi, tek otorite yönetim biçimini tesis etmektir

Dolayısıyla Tayyip Erdoğan’ın “ileri demokrasi” kavramının, söyleminin pratikte ki karşılığı şu olmaktadır.

Kapalılık ve tek odaktan yönetmek.

Gücü tek elde toplamak.

- Advertisement -

More articles

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

- Advertisement -

Yaklaşımlar

Korona virüsün felaketinin ekonomik ve politik etkileri – Halil Paşa

ÇÖZÜM VE BARIŞ KARŞITLARI KAZANDI Koronavirüs felaketinin dünyada ve adamızda hızla yayılarak derinleştiği bu günlerde daha kötü sonuçlara hazırlıklı olmamız gerektiği ortaya çıkıyor. Böyle bir...

Korona virüs kafalarımızı karıştırdı – Alpay Durduran

İnsanlık yeniden derin sorunları tartışmaya açtı. Bazıları konunun temeline girdi. Sol politikalar hızlı zenginleşme yarışında kapitalist politikalara yenilmiş dedi idi ya şimdi o yarışı...

Coronadan önce Coronadan sonra ve kktc – Rasıh Keskiner

Coronadan önce bazıları için ne güzeldi dünya.. Ne güzeldi yaşamak. Neoliberalizmin kendilerine sağladığı imkanlarla bir eli yağda bir eli balda doymadan yaşamak. Emekçilerin emeklerini...

Öğrencilere olanların düşündürdükleri – Alpay Durduran

Küçük ülkemizde önce denize nazır diploma hazır üniversiteleri kuruldu şikâyetleri duyuldu ama daha öncesinde benim meclisteki konuşmalarda DAÜ’nün kurulması için yüksek teknoloji okulunun adının...

Kapitalizmden çevreye – Ulus Irkad

Kapitalist sistemin aşırı tüketime dayalı sanayi sistemine getirdiği değişim elbette iklimsel değişimleri de getirdi. Tüketime dayalı üretimden dolayı atmosfere bırakılan zehirli gazlar atmosferi etkiledi....